Göle, Karalar, Hasankeyf, Hayrabolu, Aksu, Serik, Aşdağul, Seydişehir, Karkamış, Altınova, Yenipazar, Söke, Sultanhisar ve Şehitkamil Belediye Başkanlarını tanır mısınız?

Ülke genelinde öyle çok da tanınmış olmasalar da önemli görevlere sahip isimlerdi. Bunların tamamı CHP’den seçilmiş Belediye Başkanlarıydı. Hepsi AKP’ye geçti.

Beykoz Belediyesi Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’i de hatırlarsınız değil mi? Hele bir de CHP’den ayrıldıktan sonra ünlü olan, evlere şenlik biri var ki... Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, gidecek parti bulamadı.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve ardından Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır... CHP gibi köklü bir partide davasını bir kalemde silip atan, ilk fırsatta AKP trenine binen bu isimleri çok mu aradınız acaba?

Tarihin en büyük hukuksuzluğu yaşatılırken çürümüşlüğün de tarihi yazılıyor adeta.

Kim ne derse desin, artık iki CHP var. Peki ne olacak? İki CHP olunca geniş halk kitleleri Özgür Özel’in mi yoksa Kemal Kılıçdaroğlu’nun mu peşinden gidecek? CHP tarihinde hiçbir genel başkan için insanlar sokaklarda “Hain” sloganları atmadı. Yolsuzluk, arınma çağrıları yapılsa da o geniş halk kesimleri Kılıçdaroğlu’nun ardından gitmez.

Yandaş gazetelerde dokuz sütuna manşetlere çıksanız da, geçmişte size en ağır küfür ve hakaretlerde bulunulan ekranlardan inmeseniz de olmaz bu. Çünkü insanlar artık iktidarı yenecek bir lider arıyor. O lider Kılıçdaroğlu değil ve artık olmaz. Yolsuzluktu, FETÖ suçlamalarıydı; ne kadar ikna edici olursanız olun, gelmezler ardınızdan.

Arayışa giren, kararsız kalan da olacak ama toplumun büyük kesimi, bölünüp zayıflatılmak istenen muhalefet karşısında Özgür Özel’in arkasında durur.

Muhalefetin zayıflatılması operasyonu tutmayacağı için de özellikle belediyelere daha fazla baskı ve müdahale olasılığı vardır. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun ve ona sürekli belge sızdıranların da amaçları böyledir.

Mazlum milletler arasında ilk kurtuluş mücadelesini veren ve ezilen uluslara örnek olan Atatürk Türkiye’sini kuranların partisine kapıların kırılarak girilmesi de bir milattır aslında.

Sonuç olarak ne butlan, ne seçime girmesini engelleme ya da hangi yöntem olursa olsun bir çıkış noktası bulunacaktır.

Bu yaşananların hiçbirinin de açlığı, sefaleti, eksilmeyen ama hep artan kadın cinayetlerini, akran zorbalığını, eğitimden kopuşu, işsizliği ve sayısız lanet olasılığı, dramları, acıları unutturmadığı ve unutturmayacağı açıktır.

Sonuç olarak sol göğsünün altındaki cevahiri karartmayanlar kalacak yarına.

CHP’ye bunca hukuksuzluğu yaşatanlar da elbette tarihteki yerini alacak. Yani onların yeri tarihin çöplüğü olacak.