Yükü ağırdır yazının. Yüreği vardır yazının. Kurutulup terkedilen çokça nehirler olsun. Verin ödediğim bedeli, geri alın verdiğin(iz) yeteneği... Birileri, ben de yazabilirim diyebilir; Ancak bu cümleleri, hangi koşullarda, hangi iç acılarla yazıldığını 'kimse bilmez- bilmez kimse'... Ateşten geçmek için 'semender' olmak, efsanede adım yaşasın diye büyük bir 'çölü' geçmek zorunludur. Biliriz. Kağıt üstünde yaşanılan hayatın sonu, ateşte yanmaktır. Ne denli özveride bulunuyoruz, Yazabilmek için. Anlattığımız hikâyelerde yolumuzu kaybettiğimizde olmuştur, bazen. Yazabilmek için 'labirentte' kaybolmamayı öğrenmek elzemdir, Kanaatimce... Yazabilmek; Derin sularda boğulmamaktır. Yazabilmek; körkuyulardan merdivensiz çıkabilmektir. Yazabilmek, kördüğümleri çözebilmektir... Yazı sırdır. Yazıcı ise sır saklamayı "bilmeyen" sır kâtibidir. Yazıdaki dumanın 'ateşi ' yazanın yüreğinde harlanır, tutuşur dizeleri, kül olur; okuyanların yüreğinde 'gül' olur. Yazıyı yazanda gün olur, alır başını gider, yelkovan kuşlarının peşi sıra...
Adana
Asayiş
Trend Haberler
Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü Nâzım Hikmet Ran’a İthaf Edildi
Petrol-İş Sendikası’nda Kılıççıoğlu Güven Tazeledi
Güvenlik ve Geçiş Kontrolünde Yeni Dönem: Turnike Geçiş Sistemleri
Avrupa Sosyal Demokrat Hareketi’nden Yurtdışındaki Yurttaşlara Çağrı: YENİ Parti Çatısı Altında Birleşelim
Adana'da Zamana Direnen Usta! 4 Kuşaktır Bakır Kaplara Yeniden Hayat Veriyor
Kamucu Tarım Politikaları Yaşama Geçirilmelidir
Ünlü Börekçi De Tutuklandı!
Adana’da 200 Metrelik Uçurum Dehşeti! 27 Yaşındaki Genç Kadın Hayatını Kaybetti
Tatile Geldi; Kayboldu!
Adana’da 4 İlçeyi Heyecanlandıran Dev Proje Başladı! İlk Kazma Vuruldu