Yükü ağırdır yazının. Yüreği vardır yazının. Kurutulup terkedilen çokça nehirler olsun. Verin ödediğim bedeli, geri alın verdiğin(iz) yeteneği... Birileri, ben de yazabilirim diyebilir; Ancak bu cümleleri, hangi koşullarda, hangi iç acılarla yazıldığını 'kimse bilmez- bilmez kimse'... Ateşten geçmek için 'semender' olmak, efsanede adım yaşasın diye büyük bir 'çölü' geçmek zorunludur. Biliriz. Kağıt üstünde yaşanılan hayatın sonu, ateşte yanmaktır. Ne denli özveride bulunuyoruz, Yazabilmek için. Anlattığımız hikâyelerde yolumuzu kaybettiğimizde olmuştur, bazen. Yazabilmek için 'labirentte' kaybolmamayı öğrenmek elzemdir, Kanaatimce... Yazabilmek; Derin sularda boğulmamaktır. Yazabilmek; körkuyulardan merdivensiz çıkabilmektir. Yazabilmek, kördüğümleri çözebilmektir... Yazı sırdır. Yazıcı ise sır saklamayı "bilmeyen" sır kâtibidir. Yazıdaki dumanın 'ateşi ' yazanın yüreğinde harlanır, tutuşur dizeleri, kül olur; okuyanların yüreğinde 'gül' olur. Yazıyı yazanda gün olur, alır başını gider, yelkovan kuşlarının peşi sıra...
Trend Haberler
İşte Adana’nın Gıda Yüzsüzleri!
Adana’yı AK Belediyecilik Kurtarır
Çukurova’da 54 İşletme Yıkılacak
Adana’da Feci Yangın! Parasını Kurtarmak İsterken Ağır Yaralandı
Adana’da Kadın Sağlığına Dikkat Çeken İlk Seminer: “Belki de PKOS!”
Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Tarihi 8 Mart Etkinliği: Kadın Hakları Mercek Altında
Adana’da Mobilya Atölyesinde Korkutan Yangın!
Çukurova Üniversitesi ile Büyükşehirden Çevre Odaklı Ortaklık
Adana Tabip Odası’ndan Tıp ve Sanatın Buluştuğu Söyleşi: “Hekimlik ve Edebiyat El Ele”
Belediye Otobüsü İle Motosiklet Çarpıştı! 17 Yaşındaki Genç Öldü