Konuşmasında Japonya, ABD ve Rusya’da meydana gelen benzer büyüklükteki depremleri hatırlatan Kısacık, bu ülkelerde can kayıplarının yok denecek kadar az olmasının, afet yönetiminde hazırlığın ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

“İlk 72 Saat Depremzede Vatandaşlarımız Yalnızdı”

Konuşmasına 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde hayatını kaybeden ve yaralanan vatandaşları anarak başlayan Sadullah Kısacık, şu ifadeleri kullandı:
“Ülke olarak tarihî bir felaket yaşadık. Resmi kayıtlara göre 53.537 vatandaşımız maalesef bu afette hayatını kaybetti. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve Aziz Milletimize başsağlığı diliyorum.”

Deprem sonrasında arama kurtarma ve yardım çalışmalarında yaşanan aksaklıklara dikkat çeken Kısacık, kritik ilk 48–72 saatlik süreçte sahada organize bir kamu gücünün bulunmadığını belirterek şunları söyledi:
“Maalesef depremde ilk 48 ve 72 saatte depremzedelerimizin yanında organize bir güç yoktu. Enkazın başında sadece kendi çabalarıyla bir şeyler yapmaya çalışan vatandaşlarımız vardı. 6 Şubat’ta yaşanan tablo, iktidarın böyle bir felakete hazır olmadığını açıkça göstermiştir.”

“Deprem Değil, Hazırlıksızlık Öldürüyor”

Depremin bir doğa olayı olduğunu, ancak hazırlıksızlığın bu doğa olayını büyük bir afete dönüştürdüğünü vurgulayan Kısacık, yakın dönemde dünyada yaşanan büyük depremleri örnek gösterdi. Kısacık, şu değerlendirmelerde bulundu:
“2024 yılında Japonya/Noto'da 7,5 şiddetinde deprem oluyor, 247 kişi hayatını kaybetti bu depremde. 2025 yılında Amerika Birleşik Devletleri Alaska'da 7,3 şiddetinde deprem oluyor, can kaybı yok. Yine, 2025 yılında Rusya Kamçatka'da 8,8 ve 7,8 gibi iki büyük deprem oluyor, sadece 1 kişi hayatını kaybediyor. Depremler doğa olayıdır. Her yerde oluyor ama yaşanan can kayıpları sizin bu doğa olayına ne kadar hazır olduğunuzu gösteriyor.”

Dr. Gündoğdu: Allah Bir Daha Yaşatmasın
Dr. Gündoğdu: Allah Bir Daha Yaşatmasın
İçeriği Görüntüle

Hazırlığın iki temel unsurdan oluştuğunu belirten Kısacık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hazır olmada iki önemli durum vardır. Deprem öncesi hazırlık ve deprem sonrası müdahale. Verilerdeki can kayıplarını karşılaştırdığımızda devleti emanet ettiğimiz iktidarın, 6 Şubat Depremleri gibi büyük ölçekli depremlere hiç hazırlıklı olmadığını görüyoruz. Yaşanacak büyük ölçekli bir depremin öncesi ve sonrasına ait bir senaryo hiç çalışılmamış, hiç konuşulmamış, hiçbir hazırlık yapılmamış.”

“Güncellenmeyen AFAD Planları Yeni Felaketlere Davetiye Çıkarıyor”

Depremlere ve afetlere hazırlığın temelini risk planlarının oluşturduğunu vurgulayan Sadullah Kısacık, Adana için hazırlanan rapor üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Kısacık, AFAD tarafından hazırlanan afet risk azaltma planlarının yetersizliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Depremlere ve afetlere hazırlığı risk planları belirler. Bu planlarla herhangi bir afet yaşanması durumunda ilgili kurumlar ve görevliler plan dahilinde nerede görev alacağını, ne yapacağını bilmesi lazım. 120 sayfalık raporda deprem riskine yalnızca 7 sayfa ayrılmış ve bu bölüm de gerçek bir risk analizi içermiyor.”

6 Şubat depremlerinin ardından dahi risk planlarının güncellenmediğini ifade eden Kısacık, Adana gibi risk seviyesi artan iller için mevcut durumun endişe verici olduğunu belirtti. Kısacık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adana için hazırlanan il afet risk azaltma raporu 2020 yılına ait. Çok büyük bir deprem geçirdik, asrın felaketini yaşadık, bu raporların güncellenmesi lazım değil mi? Bu plana göre zaten biz depreme hazırlık konusunda çok geri kalmışız. Bu plana göre, 6 Şubat 2023’te AFAD organize olamadı, İçişleri Bakanlığı organize olamadı. Bu şu demektir! 6 Şubat depremlerinden sonra uzmanların deprem riskinin arttığını söylediği Adana’da, 6 ve üzerinde bir deprem olursa, bu plana göre; biz yine enkazın altında kalırız, yardımımıza yine millet koşar, iktidar 72 saat sonra gelir demektir.”

Kaynak: BÜLTEN