CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Şevkin, depremin kendisinin önlenemeyeceğini ancak doğru tedbirlerle afete, yıkıma ve kitlesel can kayıplarına dönüşmesinin engellenebileceğini ifade etti.
Depreme hazırlığın yalnızca afet sonrasında yürütülecek arama-kurtarma çalışmalarından ibaret olmadığını belirten Şevkin, deprem öncesi, deprem anı ve sonrasında yapılması gerekenlerin bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Daha fazla insanımızı kaybetmeyi bekleyemeyiz” diyen Şevkin, güvenli kentlerin doğru planlama, afet riski taşımayan zemin seçimi ve güvenli yapılaşma anlayışıyla oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.
“FAY ZONLARI ÜZERİNDE YAPILAŞMAYA SON VERİLMELİ”
Yerleşim alanlarının belirlenmesinde zemin özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirten Şevkin, zemin etütleri ile imar planlarına esas jeolojik çalışmaların yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini söyledi.
Fay hatları ve fay zonları üzerindeki yapılaşmanın sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Şevkin, mevcut yapıların da acilen fay zonlarından taşınması gerektiğine dikkat çekti.
Şevkin, “Bir kentin güvenliği yalnızca binaların sağlamlığıyla ölçülemez. O binaların hangi zeminde, hangi fay sistemine yakınlıkta ve hangi planlama anlayışıyla yapıldığı da hayati önem taşır. Bilimin uyarılarını görmezden gelen, fay hatlarını ve zemin koşullarını dikkate almayan, yapı-zemin ilişkisini doğru kurgulamayan bir yapılaşma anlayışı artık terk edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Şevkin, daha önceki açıklamalarında da dile getirdiği üzere fay zonları üzerindeki yapılaşmanın yasaklanması ve zemin etütlerinin etkin biçimde uygulanması gerektiğini yineledi.
“DEPREM RAPORLARI TOZLU RAFLARDAN İNDİRİLEREK KANUNLAŞTIRILMALI”
TBMM’de hazırlanan deprem araştırma raporlarının artık raflarda bekletilmemesi gerektiğini belirten Şevkin, kendisinin de görev aldığı iki ayrı Meclis Deprem Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan binlerce sayfalık raporda yüzlerce önerinin bulunduğunu hatırlattı.
Şevkin, “Yıllardır deprem konusunda konuşuyor, komisyonlar kuruyor, raporlar hazırlıyoruz. Ancak raporların gereği yerine getirilmediğinde, kanunlaşması gereken düzenlemeler hayata geçirilmediğinde bütün bu çalışmalar kâğıt üzerinde kalıyor. Ne acıdır ki alınmayan bu önlemler, depremlerde büyük can ve mal kayıplarına neden oluyor. TBMM’de hazırlanan deprem raporları tozlu raflardan indirilmeli, bilim insanlarının ve uzmanların ortaya koyduğu öneriler doğrultusunda gerekli yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır” dedi.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM RANTSAL DÖNÜŞÜME EVRİLMEMELİ”
Kentsel dönüşümün deprem risklerinin azaltılması açısından önemli araçlardan biri olduğunu belirten Şevkin, dönüşüm çalışmalarının rant odaklı yapılaşmaya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
Ülke genelindeki mevcut yapı stokunun kapsamlı şekilde incelenmesini isteyen Şevkin, riskli yapıların bilimsel yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini söyledi.
“İmar barışı adı altında yapılan imar afları cinayettir, buna asla izin verilmemelidir. Plana ve tekniğe uymayan bir yapı, afetlerde ilk zarar gören yapılardır” diyen Şevkin, afet ve deprem eğitimlerinin ailelerden okullara, yaygın medyadan toplumun tüm kesimlerine kadar yaşam boyu sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Deprem gerçeğinin ve alınması gereken önlemlerin toplum tarafından sürekli hatırlanmasının önemine dikkat çekti.
“AFET VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI ACİLEN KURULMALI”
Türkiye’nin çok sayıda afet ve acı yaşadığını belirten Şevkin, ilgili kurumlar arasındaki eşgüdüm ve koordinasyonun sağlanması amacıyla Afet ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kurulması gerektiğini ifade etti.
Şevkin, deprem hazırlığının kapsamlı ve bütüncül bir devlet politikası haline getirilmesi çağrısında bulundu.
Depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı dileyen Şevkin, kentsel dönüşümün temel amacının güvenli yapılar ve güvenli kentler oluşturmak olduğunu belirterek, “Kentsel dönüşümün amacı insanlarımızı güvenli yapılara ve güvenli kentlere kavuşturmaktır. Dönüşüm adı altında rantı yüksek bölgelerin yeniden yapılandırılması kabul edilemez. Dönüşüm; zemin, yapı güvenliği, ulaşım, altyapı, sosyal donatı alanları ve yeşil alanları birlikte ele alan bütüncül bir anlayışla yürütülmelidir” diye konuştu.
Dr. Şevkin, daha önce TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada da kentsel dönüşüm uygulamalarının rant odaklı hale gelmesini eleştirmiş ve dönüşüm çalışmalarının afet risklerini azaltma amacı taşıması gerektiğini vurgulamıştı.





