Kısacık, Adana’nın afet risk azaltma planına ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin 26. yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, depremin Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır afetlerden biri olduğunu belirtti.
Depremde hayatını kaybeden vatandaşları anan Kısacık, afetlere hazırlığın yalnızca yaşanan acıların yıl dönümlerinde hatırlanacak bir konu olmadığını, sürekli ve kararlı bir devlet politikası olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Çeyrek asrı aşan acı”
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin toplumun hafızasında derin izler bıraktığını ifade eden Kısacık, “17 Ağustos gecesi meydana gelen Gölcük Depremi 17 bini aşkın insanımızı aramızdan almış, binlerce aile yok olmuş, onbilerce vatandaşımız yaralanmıştır. Aradan geçen çeyrek asra rağmen acısı hiç hafiflemeyen bu felakette hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor; geride kalan ailelerimize ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum” ifadeleriyle depremde yaşamını yitiren ve yaralanan vatandaşları andı.
“Depremlere hazırlık seçim dönemlerine veya afet sonrasına bırakılamaz”
Türkiye’nin jeolojik konumu nedeniyle aktif bir deprem ülkesi olduğunu belirten Kısacık, hazırlık çalışmalarının sürekli hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kısacık, “1999 Gölcük, 2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ-Malatya ve son olarak ise asrın felaketi olarak tarihe geçen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri! Geride bıraktığımız 26 yılda yaşadığımız bu depremlerde değişmeyen iki husus var. Birincisi yaşadığımız acılar. İkincisi ise önceden hazırlıklı olmamız gerektiğini bilmemize rağmen depremlere karşı hazırlıksız olmamız. Depremlere hazırlık, seçim dönemlerine veya afet sonrasına bırakılamayacak derecede önemli bir konudur. Deprem afeti yaşanmadan önce gerekli tedbirleri almak, afet yaşandıktan sonra yaraları sarmaya çalışmaktan daha çok hayat kurtarır ve daha az acı yaşatır. Bu anlamda özellikle riskli yapı stokunun tespit edilmesi, kentsel dönüşüm süreçlerinin vatandaşlarımızın güvenliğini merkeze alacak şekilde yürütülmesi, yapı denetiminin güçlendirilmesi ve afet toplanma alanlarının korunması hayati önemdedir. Şehirlerimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, yarının afet risklerini de hesaba katarak planlamak zorundayız” dedi.
Kısacık’tan Adana için dikkat çeken uyarı
Türkiye’nin yeni acılar yaşamaması için 17 Ağustos’tan ders çıkarılması gerektiğini belirten Kısacık, 6 Şubat depremlerinin ardından da önemli eksikliklerin sürdüğünü savundu.
Kısacık, “6 Şubat depremleri bize, 17 Ağustos’tan bu yana geçen yıllara rağmen deprem hazırlığı konusunda defalarca sınıfta kaldığımızı ve daha yapacak çok işimiz olduğunu bir kez daha gösterdi. Deprem gerçeğini gündelik siyasetin ve dönemsel tartışmaların ötesinde, devlet politikası olarak ele almak zorunda olduğumuzu sürekli dile getiriyoruz ama acı tablo asla değişmiyor. Hala depremlere ve diğer doğal afetlere hazırlık konusunda ciddi adımları atmıyoruz. Adana için de bu durum böyle. AFAD tarafından hazırlanan ‘Adana İl Afet Risk Azaltma Planı’nın 2021 yılında hazırlandığı haliyle kaldığını, 6 Şubat Depremlerine rağmen eylem planlarında bir yeniliğe gidilmediğine gördük. Durumu TBMM’de gerçekleştirilen 6 Şubat Depremleri Özel Oturumu’nda dile getirdik. Aradan geçen 7 ay içinde risk azaltma planında en ufak bir yenilik ve düzenleme yok. Yani Adana’mızda yaşanacak bir deprem afetinde görev alacak kurum ve kuruluşlar ne görev yapacağını, ne adımlar atacağını bilmiyor. Şehrimiz bu planlara göre öncelikli tedbirlerden çok uzakta” ifadelerini kullandı.
Kısacık, Adana başta olmak üzere tüm kentlerde afetlere yönelik öncelikli tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, bu konuda kurumsal ciddiyet gösterilmesi çağrısında bulundu.





