Bu hikayede, iblis Havva ananın merakını kullanarak kutuda saklı olan kötülüklerin, Allah’ın emri olmadan kutu açılınca dünyada yaşanmasına neden olmuştur…

Allah c.c. Havva’yı yaratıp Adem’e eş olarak gönderdiğinde, cennetteki iyi, kötü yasak ağaçtan yedikleri için cennetten kovulup yeryüzüne indirilirler. Daha sonra Allah c.c., Cebrail vasıtasıyla Adem a.s.’ye bir kutu ve üç tane buğday tohumu gönderir.

Cebrail a.s.:
“Ey Âdem! Allah sana bir kutu ve üç tohum gönderdi. Dünyadaki ilk yiyeceğiniz bu buğdaydan yapacağınız ekmek olacaktır. Sen ekip biçeceksin, eşin de sana ekmek yapacak. Allah c.c. dünyada yaşayacağınız her şeyi bu küpe koydu. Allah emretmedikçe sakın bu küpü açmayın!” diye tembih eder.

Adem babamız küpü Havva anamıza teslim eder:
“Ey Havva! Allah’ın buyruğudur, bu küpü sakın açma.” der ve üç buğday tanesini ekmesi için toprağa gider.

Şeytan, Adem’in olmadığı anda Havva anaya yaklaşarak nefsine girer ve kısık bir sesle:
“Havva… Küpü aç bak, içinde ne var. Küpü aç, küpü aç!” diye vesvese verir. Havva nefsine yenik düşer ve kutuyu açar.

Kutu açıldığında; içinden ölüm, hastalıklar, belâlar, musibetler, yalanlar, cinayetler, kötülükler tek tek uçup gider.

O anda Havva, Adem’in ayak seslerini duyar ve hızla kutuyu kapatır.

Havva ana kutuyu kapatmaya çalışsa da içindeki kötü ve iyi şeyler tek tek uçup gitmiştir bir kere ve dünyadaki hayat meşakkatli, zor olacaktır. Hatta ilk cinayet Havva anamızın çocukları arasında gerçekleşir; Kabil, Habil’i öldürür ve dünyadaki ilk cinayet gerçekleşir.

Ama kutunun içinde kalan Umut, her konuda insanların ruhunda teselli olarak kalmıştır.

“Umut gözle görülmez, elle tutulmaz ve dünya durdukça hayalde kalacaktır. Ama insan kutudan çıkıp giden kötülükleri, iyilikleri, güzellikleri, yalanı, cinayetleri, iftiraları vs. her şeyi aynel-yakîn hissederek yaşıyor. Sadece Umut’tur kalpte ve hayalde hissettiğimiz. İnsan her şey için ‘Allah’tan umut kesilmez’ der durur. Umut olmasa insan yaşayamaz; umut insana güç verir, musibetlere dayanma gücü verir arkadaşlar.”

Bu hikâye, insanlığın başına gelen kötülüklerin ve zorlukların, iyiliklerin, güzelliklerin, cinayetlerin nedenini açıklamaya çalışan dinî bir hikâyedir. Aynı zamanda insanın merakının ve şeytanın kışkırtmalarına karşı dikkatli olunması gerektiği mesajını verir. Çünkü rivayete göre o gün, bugün kadınlar her şeyi merak etmiştir. Havva anamızın merakı yüzünden hem cennetten kovulduk hem de dünyada yaşanan her kötülüğü ve iyiliği yaşamış olduk.

“Umut” ise bu hikâyede genellikle insanlık için bir teselli ve güç kaynağı olarak hep saklı kalmıştır.

Ben de oğlum Savaş’ın ülkesine dönmesini Allah’tan bir umutla bekliyorum ve en kısa zamanda oğluma kavuşmayı ümit ediyorum inşallah… Âmin…

Sevgi ve umut ile…