“Kâinattaki bütün hükümler Allah’ın yarattığı yıldızlarda saklıdır. Yıldızlar, hareketleriyle âleme tesir eder ve kâinat Allah’ın hükmündedir.”
Bugün sizlere, öngörüleriyle ünlü İbn-i Arabî – Şeyh-u Ekber Hazretlerinden bahsetmek istedim.
Mübarek Şeyh, 1165 yılında İspanya’da doğdu. Genç yaşta tasavvufa ilgi duydu. 1200 yılında İspanya’yı terk ederek Mağrip, Mısır, Arabistan ve Şam’ı ziyaret etti. 1221 yılında Şam’a yerleşti. Birçok âlimden matematik, astronomi ve astroloji dersleri aldı. Zamanının en ünlü şeyhlerindendi.
Yıldız ilmi dersleri aldı ve bu konuda kendini çok güzel yetiştirdi. Astrolojiye büyük önem vermiş, bu alanda birçok eser kaleme almıştır. Bunlardan en önemlileri şunlardır:
• Mavâkiu’n-Nücûm
(Yıldızların Mevkileri)
• Fusûsü’l-Hikem
Vahdet-i Vücûd kavramını işlediği bu eserinde, Hz. Peygamber’in İbn-i Arabî’ye rüyasında verdiği kitabı aktarır.
• Ahkâmü’l-Kur’ân
Rivayet ağırlıklı olan bu eserde, 27 peygamberin isminde gizli 27 ayrı hikmetin şerh edilmesi anlatılır.
• Saatlerin Hazinesi
Bu eserinde astroloji ilminin, Allah’ın yaratıcılığını ve kudretini anlamanın tek yolu olduğunu vurgular:
“Hak varlığın ruhudur, âlemde onun zahir sûretidir…”
28 Ay durağına göre, esmâların astrolojide kullanıldığını belirtir.
İbn-i Arabî’ye göre yıldızlar ve gezegenler, Allah’ın kudretinin ve yaratıcılığının birer işaretidir. Allah’ın iradesinin bir tezahürüdür ve insan hayatına etki eder. Ayrıca insan ruhunun sırdan, mânâdan ve nurdan yaratıldığını; her ruhun gökyüzünde bir doğum haritası olduğunu vurgular.
İbn-i Arabî’nin astroloji hakkındaki görüşleri, onun varlık ve bilgi anlayışıyla yakından ilgilidir. O, astrolojiyi Allah’ın yaratıcılığını ve kudretini anlamanın bir yolu olarak görür. Fütûhât-ı Mekkiye adlı eserinde fiziksel mekânın ötesine geçtiğini, birçok âlemi gezdiğini (Tayy-ı Mekân) ve kâinatta yalnız olmadığımızı, başka âlemlerin de var olduğunu yazar.
Matematik ve tasavvuf ilmine büyük önem vermiş ve bu alanlarda birçok öğrenci yetiştirmiştir. Rüya ilmine de son derece vakıf olan mübarek Şeyh’in lakabı Şeyh-u Ekber’dir.
Mavâkiu’n-Nücûm adlı eserinde 2026 yılına ve sonrasına dair bazı öngörülerde bulunmuştur. Okuduğumda çok etkilendim arkadaşlar… 800 yıl önce günümüzde olacakları nasıl hesaplamış? Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yıkılış tarihlerini nasıl bilmiş?
İbn-i Arabî’nin yüzyıllar önce yazdığı eserler hâlâ günümüze ışık tutmaya devam ediyor. Eserlerini hayranlıkla takip ediyorum. 2026 yılı ve sonrasına dair bazı öngörülerini sizlerle paylaşıyorum:
– Jeopolitik ve küresel krizler,
– Sosyal ve ekonomik sıkıntılar,
– Küresel savaşlar,
– Bulaşıcı hastalıklar,
– Doğal afetler, mega depremler ve volkan patlamaları olacağını yazmıştır.
Hatta dünyanın doğusundan, kırmızı başlı bir liderin çılgın tutumları yüzünden dünyayı büyük bir kaosa sürükleyeceğini, dünyayı adeta ateşe vereceğini belirtmiştir. Allah yar ve yardımcımız olsun…
İBN-İ ARABÎ’DEN GÜZEL BİR DUÂ
Vehfaznî yâ Hafîz, yâ Vekîl;
min beyni yedeyye ve min halfî,
ve an yemînî ve an şimâlî,
ve min fevkî ve min tahtî.
Ve ekrimnî yâ Kerîm,
yâ Hafîz, yâ Hayy, yâ Kayyûm…
“Allah’ım; dünyada yaşanan zulümlerden, katliamlardan, haksızlıklardan, kinden ve kandan çok yorulduk. Acılarımızı unutturacak güzellikler nasip eyle. Ülkemizi ve bizleri her türlü semavî ve arzî afetlerden, kaza ve belalardan muhafaza eyle. Dünya ve ahiretimizi mamur eyle. Âmin.”
Allah’ın nuru, rahmeti ve bereketi hak edenlerin üzerine olsun.
Sevgilerimle…