Kanun teklifinin torba yasa anlayışıyla hazırlandığını belirten Dr. Şevkin, üniversitelerin, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının ve özellikle yerel yönetimlerin görüşleri alınmadan Meclis’e getirilen düzenlemenin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“YEREL YÖNETİMLER DEVRE DIŞI BIRAKILIYOR”
Teklifin yerel yönetimleri yok saydığını ifade eden Dr. Şevkin,
“Sanki yerel yönetimler başka bir ülkenin vatandaşları tarafından seçilmiş gibi davranılıyor. Yetkileri kısıtlanan, devre dışı bırakılan ve tamamen merkezileştirilen bir sistem dayatılıyor. Bu yaklaşım ne samimidir ne de toplumsal gerçeklerle bağdaşmaktadır” dedi.
AKP iktidarını samimi olmaya çağıran Dr. Şevkin,
“Tüm vatandaşları kapsayan, kucaklayan ve bilime dayalı kanun teklifleri bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“DEPREM RAPORLARI RAFLARDA KALDI”
TBMM’de kurulan iki ayrı deprem komisyonunda binlerce sayfalık rapor hazırlandığını hatırlatan CHP’li Dr. Şevkin, bu raporlarda çok sayıda kurum ve uzmanın görüşlerinin yer aldığını ancak önerilerin hayata geçirilmediğini söyledi.
Dr. Şevkin,
“1959’dan beri yürürlükte olan Afet Yasası hâlâ değiştirilmedi. Oysa bu ülkede her yıl yüzlerce insanı kaybettiğimiz depremler ve onlarca afet yaşanıyor. Köklü bir yasal düzenleme yerine günü kurtaran, palyatif adımlar atılıyor” diye konuştu.
“FAY ZONLARI VE ZEMİN ETÜTLERİ NEDEN YOK SAYILIYOR?”
1953’ten bu yana fay zonları üzerinde yapılaşmayı yasaklayan bir düzenleme bulunduğunu, 1968’den beri ise zemin etütlerinin zorunlu olduğunu anımsatan Dr. Şevkin,
“Bugüne kadar neden bunlara izin verildi? Kaç zemin etüdü gerçekten denetlendi?” sorularını yöneltti.
Deprem sonrası süreçlerin yalnızca geçici çözümlerle yürütülemeyeceğini vurgulayan Dr. Şevkin, Adana ve Hatay örneklerini vererek, rezerv alan gerekçesiyle zeytinliklere ve mülkiyet alanlarına el konulduğunu, kentlerin fay zonları dikkate alınmadan yeniden Asi Nehri kenarına kurulduğunu dile getirdi.
“BİLİMİ KULLANMAZSANIZ BİNALAR DURDUĞU YERDE ÇÖKER”
Kanun teklifindeki 21, 22, 23 ve 24. maddelerin gerekçesinin net olmadığını belirten Şevkin,
“Afete duyarlı kentler oluşturmak” iddiasıyla getirilen bu maddelerde jeoloji bilimi ve jeoloji mühendisliğinin yok sayıldığını söyledi.
“Hiçbir bina durduğu yerde çökmez; bilim ve akıl kullanılmadığı için çöker” diyen Dr. Şevkin, Yapı Denetim Kanunu’nda jeoloji mühendislerinin rolünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Zemin-bina ilişkisi doğru kurulmazsa can kaybını geri getirmeniz mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“BİNLERCE JEOLOJİ MÜHENDİSİ İŞSİZ BIRAKILACAK”
Teklifin serbest mühendisliği fiilen ortadan kaldıracağını savunan Dr. Şevkin, bunun binlerce jeoloji mühendisini işsiz bırakacağını söyledi.
“Adana’da 100 serbest mühendislik bürosu varsa bu sayı 5’e düşürülecek. Denetimin tamamen Bakanlığa bırakılması yeni sorunları beraberinde getirecektir” dedi.
Türkiye’nin üç tarafının deprem kuşağıyla çevrili olduğunu hatırlatan Şevkin,
“Jeoloji mühendislerine, bilimsel verilere ve yer bilimlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” diye konuştu.
“AFET BAKANLIĞI KURULMALI”
Dr. Şevkin, afet bilincinin eğitim müfredatına eklenmesi, jeoloji ve afet biliminin yaygınlaştırılması ve tüm kurumları koordine edecek bağımsız bir Afet Bakanlığı kurulması gerektiğini ifade etti.
“Depremde üç gün boyunca koordinasyon sağlanamadığını acı şekilde yaşadık. Eğer gerçekten sahici bir yasa çıkarılacaksa, bu yasa bilime, akla ve kamu yararına dayanmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.





