Üretim maliyetleri altında ezilen ve ürünleri para etmeyen çiftçilerin borç batağında olduğunu vurgulayan Barut, söz konusu uygulamanın üreticiyi daha da zor duruma sokacağını ifade etti.
İktidarın çiftçiye destek olmak yerine yeni yükler getirdiğini savunan Barut, “Çiftçinin elini rahatlatıp desteklerle yükünü hafifletmesi gerekenler işi yokuşa sürmekte, çiftçinin ölüm fermanını imzalamaktadır. Bu yanlıştan derhal vazgeçilmeli, sahipsiz bırakılan çiftçimize köstek değil destek olunmalıdır” dedi.
“ÇİFTÇİ BORCU 1 TRİLYON 200 MİLYAR LİRAYI AŞTI”
Ayhan Barut, emektar çiftçinin AKP iktidarı döneminde borç batağına sürüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ektiğinden, diktiğinden, ürettiğinden hiç kazanamayan çiftçimiz, mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca katlanan maliyetlerin altında ezilmiştir. Sonuçta çiftçimiz AKP iktidarı sayesinde 1 trilyon 200 milyar liradan fazla borca batmıştır. Çiftçimizi 2025 yılında zirai don vurmuş, aşırı sıcak vurmuş, kuraklık vurmuş, öldürücü darbeler katlanan maliyetlerle büyümüş ama çare bulan yok. Ürünü para etmeyen, AKP iktidarının destek vermeyerek ölüme terk ettiği çiftçinin anlaşılan daha çok çekeceği var bunların elinden.”
“DAYATMAYA SON VERİN”
İktidarın çiftçiyi yalnız bıraktığını ve yeni kredi şartlarıyla daha da zorladığını dile getiren Barut, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Emektar çiftçimiz, yek ekmeğe muhtaç halde ama bunların üretime ve üreticiye kötülüğü bitmiyor. Borçla harçla üretmeye çalışan çiftçimize, şimdi de sübvansiyonlu tarımsal kredi darbesi vuruldu. Ekip diktiğinden ürettiğinden kazanamayan çiftçi, bir umutla üretmek için finansa erişmeye çalışırken, İktidarın talimatıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifinden kullanılan tarımsal krediler için 'Bağ-Kur ve SGK prim borcu' ile vergi borcu ödemesi dayatılıyor. İktidar, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine talimat vererek buraları adeta tahsilatçı gibi kullanıyor. Ya Allah'tan korkun, kuldan utanın. Çiftçinin can vermeye bile hali kalmamışken, borçla, krediyle üretmeye çalışırken bu vergi ve prim borcu ödenmeden tarımsal kredi verilmemesi kararı tüm yaşananların üstüne tüy dikmektir. Çiftçinin elini rahatlatıp desteklerle yükünü hafifletmesi gerekenler işi yokuşa sürmekte, çiftçinin ölüm fermanını imzalamaktadır. Bu yanlıştan derhal vazgeçilmeli, sahipsiz bırakılan çiftçimize köstek değil destek olunmalıdır.”





