Gök, liyakat, adalet ve şeffaflık esaslı yeni bir yönetim anlayışının artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Mersin’de yürüttükleri saha çalışmaları kapsamında vatandaşlarla birebir temas kurduklarını belirten Gök, toplumun farklı kesimlerinden benzer taleplerin yükseldiğini ifade etti. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün insanımız bir hakkı elde etmek veya bir işi çözmek için referans aramak istemiyor. Hak ettiği için ilerlemek, emeğinin karşılığını almak istiyor. Gençlerimiz de üreticilerimiz de iş insanlarımız da aynı talebi dillendiriyor. Liyakat artık siyasi bir söylem değil, toplumsal bir ihtiyaçtır.”
“Kutuplaştırıcı Üslup Yerine Program Üreten Siyaset Gerekli”
Siyasal rekabetin uzun süredir ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı bir dil üzerinden yürütüldüğünü dile getiren Ahmet Gök, bu anlayışın ülkenin temel sorunlarına çözüm üretmediğini belirtti. Gök, siyaset anlayışının değişmesi gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Korkuya ve ayrıştırmaya dayalı siyaset ülkeye zaman kaybettirdi. Vatandaş hizmet, üretim, hukuk ve düzen görmek istiyor. Çözüm üreten, programı olan ve adaletle hareket eden bir
siyaset anlayışı artık kaçınılmazdır.”
Mersin’in Stratejik Konumuna Dikkat Çekti
Mersin’in Türkiye açısından taşıdığı stratejik öneme de değinen Gök, kentin üretim ve lojistik alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Liman, tarım, dış ticaret, lojistik ve genç istihdamı başlıklarının öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirten Gök, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Mersin doğru planlamayla hem ülkenin dış ticaret kapısı hem de üretim üssü olabilir. Emeği koruyan, liyakati esas alan, adaleti tesis eden bir yönetim anlayışıyla hem Mersin hem Türkiye kazanır. Biz bunun için sahadayız ve bu ihtiyacın ertelenemez olduğunu görüyoruz.”




