Üç yıldır kademeli emeklilik konusunda aralıksız faaliyet yürüttüklerini belirten dernek yetkilileri, yaşanan mağduriyetlerin artık giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Feci Kazada Mucize Kurtuluş: Tırın Altından Hafif Sıyrıklarla Çıktı
Feci Kazada Mucize Kurtuluş: Tırın Altından Hafif Sıyrıklarla Çıktı
İçeriği Görüntüle

Basın açıklamasında konuşan EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, 8 Eylül 1999 sonrası işe başlayan milyonlarca çalışanın yalnızca bir gün fark nedeniyle 17–20 yıl daha fazla çalışmak zorunda bırakıldığını belirterek bunun açık bir adaletsizlik olduğunu ifade etti. Uğurlu, “Bizler emekli değiliz, EYT’li değiliz. Emekliliğe hak kazandığı hâlde adaletsiz yasalar nedeniyle emekli olamayan, kademeli emeklilik bekleyenleriz” sözleriyle kamuoyunda yapılan yanlış tanımlamalara dikkat çekti.

“Bu Sadece Emeklilik Değil, Bir Kuşak Eşitsizliğidir”

Açıklamada, aynı işyerinde ve aynı şartlarda çalışan vatandaşların yalnızca bir gün farkla 17–20 yıl daha fazla çalışmaya zorlanmasının kuşaklar arası eşitsizliğe yol açtığı vurgulandı. Prim gününü ve hizmet süresini tamamladığı hâlde yaş şartı gerekçesiyle emekliliği ertelenen milyonlarca emekçinin mağduriyetinin her geçen gün derinleştiği ifade edildi.

EYT Düzenlemesine Eleştiri

7438 sayılı EYT düzenlemesinin bir kesimi emekli ederken milyonlarca çalışan için yeni bir mağduriyet yarattığını belirten EMADDER, bu durumun adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını kaydetti. Açıklamada,
“50–55 yaşında, primini doldurmuş kadınlar çalışmaya zorlanırken;
38–43 yaşında emeklilik mümkün oluyorsa, burada ciddi bir adaletsizlik vardır.”
ifadelerine yer verildi.

Uluslararası Hukuk Hatırlatması

Türkiye’nin taraf olduğu ILO, ISSA ve ESCR sözleşmelerine de dikkat çekilen açıklamada, kademeli emeklilikte yaşanan eşitsizliğin yalnızca iç hukuk değil, uluslararası emek hukuku ihlali olduğu belirtildi. EMADDER’in bu konuda teknik raporlar hazırladığı bilgisi de paylaşıldı.

“Külfet Biz Değiliz”

“Nimet–külfet dengesi” söylemine tepki gösterilen açıklamada, 9 bin ile 10 bin gün arasında prim ödemiş emekçilerin külfet olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Milletvekili maaşları ile emekli maaşları arasındaki fark hatırlatılarak, açlık sınırı altında yaşam mücadelesi veren emeklilerin yük gibi gösterilmesine karşı çıkıldı.

Cumhurbaşkanı ve Bakanlığa Çağrı

EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, hükümet yetkililerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanı’na şu sözlerle seslendi:
“8 Eylül bu ülkenin evladıysa,
9 Eylül neden üvey evladı olsun?
Bir gün fark yüzünden bir insandan 17–20 yıl alınabilir mi?”

“Mücadele 2026’da da Sürecek”

Üç yıldır Türkiye genelinde basın açıklamaları ve saha çalışmaları yürüttüklerini belirten Uğurlu, 2026 yılında da mücadeleyi büyüterek sürdüreceklerini ifade etti. Kademeli emeklilik düzenlemesinin daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulunan EMADDER, taleplerinin net olduğunu vurguladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu bir maaş talebi değil,
bu bir helallik arayışıdır.
Adalet gecikirse, adalet olmaktan çıkar.”

Kaynak: BÜLTEN