Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, ülkelerin bu süreçte güvenlik ve ticaret planlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağını ifade etti.
ABD’de Trump yönetimi, Aralık 2025’te Venezuela’nın petrol ticaretine yönelik baskıları artırarak, yaptırımlı petrol tankerlerinin ülkeye giriş ve çıkışına “tam ve eksiksiz abluka” uygulanacağını duyurdu. Bu kapsamda ABD’nin, Venezuela açıklarında uluslararası sularda bir petrol tankerini durdurarak denetlediği ve söz konusu adımın, yaptırımların “gölge filo” üzerinden delinmesini engellemeye yönelik olduğu aktarıldı. Venezuela ise bu müdahaleyi “uluslararası korsanlık” olarak nitelendirdi.
ABD’nin yalnızca Venezuela’ya değil, Karayip Havzası’ndaki birçok ülkeye yönelik yaptırımları da artırdığına dikkat çekilirken, Trump yönetiminin Venezuela petrolü ithal eden ülkelere yüzde 25’e kadar ek tarife uygulanmasını öngören kararnameyi de yürürlüğe koyduğu belirtildi. Bu hamleyle üçüncü ülkeler üzerinden yapılan ticaretin caydırılmasının amaçlandığı kaydedildi.
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
“Bölgesel kriz, küresel krize dönüşüyor”
Doç. Dr. Akıncı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler’e üye bir ülkeye yönelik tehditkâr bir tutum sergilediğini belirterek, “Trump'ın Amerikan dış politikasında Venezuela ile yaşadığı gerginlik, bölgesel gerginlik ortamından çıkarak küresel bir boyut kazandı. Artık Amerika'nın dış politikası, Trump'ın baş aktör olarak bu dış politikayı güç ekseninde değerlendirmesi ve Amerika'nın hegemonik gücünü diğer ülkelere baskılamasıyla bölgesel bir krizi küresel bir krize dönüştürme evresindeyiz” dedi.
“Ülkeler ticaret ve güvenlik planlarını yeniden gözden geçiriyor”
Trump’ın son dönemde kullandığı dil ve uygulamaların bağımsız devletlere doğrudan müdahale anlamı taşıdığını vurgulayan Akıncı, “Küresel olarak düşünüldüğünde ülkelerin kendi güvenlik ve kendi ticaret altyapılarını, ikili ticaret ilişkilerini yeniden baştan dikkate alacağı konuma eviriliyoruz. Bütün ülkeler artık Amerika Birleşik Devletleri'nin istemediği, onların kendi çıkarlarına uygun olmayan durumda biz ikili ticaret ilişkilerimizi nasıl dengeye oturacağız. Bu şu an ciddi anlamda belirsizlik oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
“Venezuela'nın rezervi büyük, payı sınırlı”
Venezuela’nın dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip olduğuna dikkat çeken Akıncı, buna rağmen küresel pazardan sınırlı pay aldığını belirterek, “Her ne kadar Venezuela, küresel anlamda petrol ihracatçısı olmasa da aslında en büyük rezervlere sahip. Ancak bölgenin istikrarsızlaştırılması sonucu Venezuela minimize bir pay alıyor” diye konuştu.
“Ticaret anlayışı ‘haydut devlet’ çizgisine evriliyor”
ABD’nin dış ticaret yaklaşımının uluslararası hukuku zorladığını savunan Doç. Dr. Akıncı, “Uluslararası ticaret hukukunu ve ulus devletlerinin bağımsız ticaret yapabilme özgürlüğünü de sınırlayan bir hale dönüştü. Burada özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nin ticaret anlayışını 'haydut devlet' üzerine kurduğu bir noktaya eviriliyoruz. Bu aslında Birleşmiş Milletlere üye bütün ulus devletlerinin sorunu haline geliyor. Şu anda Latin Amerika'da, Karayip Denizi'nde veya bize uzak gibi gözüken bölgesel krizler, bir bakışa uluslararası ticaret hükümlerini yeniden dizayn eden bir noktaya evriliyor” dedi.
“Kısa vadede petrol fiyatlarında sert etki yok”
Bölgede yaşanan gerginliğin petrol fiyatlarına kısa vadede ciddi bir yansıması olmadığını belirten Akıncı, “Bu bölgeye yönelik yapılan yaptırımların çok etkisini görmedik. Petrol fiyatlarının çok artmadığını görüyoruz. OPEC üyelerinin bu tür şoklara karşı üretimi arttırma kapasitesi var. Venezuela'nın rezervi çok ama bunları işleyip satma noktasında küresel pazardan çok pay alamıyor. Özellikle petrol rezervlerinin talebi karşılamasından dolayı şu anda bölgede oluşan savaş tehdidi fiyatları etkilemiyor. Kısa vadede böyle ama orta ve uzun vadede OPEC üyeleri petrol rezervlerini arttırma kapasitesine sahip. Tedbir alacaklardır” ifadelerini kullandı.
“Küresel sistem belirsizlik dönemine giriyor”
Küresel ölçekte ardı ardına yaşanan krizlerin devletleri zorladığını dile getiren Akıncı, “Orta Doğu'daki gelişmeler, Ukrayna-Rusya savaşı ve son yaşanan bu olaylar ulus devletlerinin istemediği durumlar. Ticaretin önündeki engellerin kaldırılması konuşulması lazımken küresel sistemin oyuncusu olan Amerika Birleşik Devletleri'nin ulus devletlerinin serbestçe yapabileceği ticareti de kendi çıkarları doğrultusunda evrimleştirilebildiği ve küresel ticaret anlamında bir belirsizlik dönemine ilerliyoruz” dedi.




