Basın açıklamasında, şehir hastanelerinin Türkiye genelinde sağlık sisteminin ana yükünü taşıdığı vurgulanarak, nitelikli tanı ve tedavi hizmetleri ile yoğun bakım hizmetlerinin büyük bölümünün bu hastanelerde sunulduğu ifade edildi. Ancak bu yoğunluğa rağmen hemşire, ebe ve sağlık çalışanı sayısındaki yetersizliğin uzun süredir görmezden gelindiği belirtildi.
Açıklamada, özellikle Adana Şehir Hastanesi’nde yaşanan personel açığına dikkat çekilerek, artan iş yükü, yoğun nöbet sistemi ve yüksek sorumluluk gerektiren hizmetlerin çalışanlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu ifade edildi. Aynı işi yapan sağlık çalışanlarının farklı koşullarda ve yetersiz mali karşılıklarla çalıştırılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Şehir hastaneleri bugün Türkiye genelinde sağlık sisteminin ana yükünü taşımaktadır. Nitelikli tanı ve tedavi hizmetleri, özellikli branşlar ve yoğun bakım hizmetlerinin çok büyük bir bölümü şehir hastanelerinde sunulmaktadır. Ancak bu ağır hizmet yüküne rağmen, uzun süredir hemşire, ebe ve sağlık çalışanı sayısındaki yetersizlik görmezden gelinmektedir.”
Açıklamada, Cumhurbaşkanı tarafından “gözbebeği” olarak nitelendirilen şehir hastanelerinin tüm yükü sırtlandığı ancak bu hastanelere hemşire ve ebe gelmek istemediği ifade edildi. İstanbul Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde 200 hemşire için yapılan iller arası tayin talebine yeterli başvuru olmaması örnek gösterildi.
Yetkililere yönelik eleştirilerin yerel yöneticilere değil, sistemsel sorunlara yönelik olduğu özellikle vurgulandı. Açıklamada şu sözler dikkat çekti:
“Biz Adana’daki sağlık yöneticilerini suçlamıyoruz. Aksine, sahadaki gerçekliği bilen yöneticilerimizin yanındayız. Sorunun yerelde değil, sistemsel olduğunu her platformda dile getirdik.”
Hemşire ve ebelerin sağlık sisteminin temel direği olduğu ifade edilirken, bu meslek gruplarının insanüstü bir tempoyla çalıştırıldığı, Adana’da birçok sağlık kurumunda aylık ortalama 100 saate varan fazla mesailer yapıldığı belirtildi. Bu durumun hem çalışan sağlığını hem de hasta güvenliğini tehdit ettiği vurgulandı.
Basın açıklamasında, mevcut mevzuatın uzun çalışma sürelerini fiilen engellemediği, sağlık hizmetlerinin ağır ve tehlikeli iş kapsamında yer almasına rağmen uzun nöbet sürelerinin tükenmişliğe ve hizmet kalitesinde düşüşe yol açtığı ifade edildi.
Açıklamada, fazla mesaiye insani bir üst sınır getirilmesi gerektiği belirtilerek, özel sektörde olduğu gibi yılda 540 saat ve ayda 48 saat sınırının kamu sağlık kurumlarında da uygulanması talep edildi. Gerçek ihtiyaca uygun personel istihdamının acilen sağlanması gerektiği vurgulandı.
Adana Şehir Hastanesi örneği üzerinden verilen bilgilerde, ağır nöbet yükü nedeniyle çalışanların zaman zaman ücretsiz izin almak zorunda kaldığı ve bunun hizmet sunumunu aksattığı belirtildi. Son yapılan 37 bin kişilik atamada Adana’ya yalnızca 22 hemşire ve 2 ebe kadrosu ayrıldığı ifade edilerek, mevcut PDC verilerinin sahadaki gerçek ihtiyacı yansıtmadığı dile getirildi.
Bilimsel çalışmalara da dikkat çekilen açıklamada, gece nöbetlerinin özellikle kadın çalışanlarda melatonin baskılanmasına yol açtığı ve buna bağlı olarak kanser riskini artırdığı vurgulandı. Bu durumun yalnızca bir çalışma düzeni sorunu değil, aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu olduğu ifade edildi.
Sağlık çalışanlarının ayda 168 saat zorunlu çalışmanın yanında ortalama 80 ila 128 saat arasında zorunlu fazla mesai yaptığı belirtilirken, bu çalışmaların düşük ücretlerle karşılandığı, yıpranma payı ve emeklilik hakkına yansıtılmadığı ifade edildi.
Basın açıklamasında talepler şu şekilde sıralandı:
-
Şehir hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanlarına ek maaş verilmesi
-
Döner sermaye ödemelerinin artırımlı ve adil şekilde düzenlenmesi
-
Nöbet ücretlerinin yükseltilmesi ve şehir hastanelerine özgü ek nöbet ücreti uygulanması
-
Nöbet saatlerine üst sınır getirilmesi
-
Adana özelinde PDC verilerinin güncellenmesi
-
Yeni hemşire ve ebe atamalarının gecikmeden yapılması
-
Aile hekimliğinde çalışan personel eksikliğine kalıcı çözümler üretilmesi
Açıklamada ayrıca, Adana Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde görev yapan sağlık çalışanı sayısının 110’dan 72’ye düştüğü, acil serviste bir hemşireye düşen hasta sayısının 4 ila 6’ya kadar çıktığı ifade edildi. Bu durumun hem çalışan sağlığını hem de hasta güvenliğini ciddi şekilde riske attığı vurgulandı.
Basın açıklamasının sonunda, Adana İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Halil Nacar, Adana Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Osman Çiloğlu ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Nilüfer Başak’a iş birliğine açık yaklaşımları nedeniyle teşekkür edildi.
Açıklama şu sözlerle sona erdi:
“Bu talepler, sağlık çalışanlarının insanca çalışma koşullarına kavuşması ve halkımıza güvenli, nitelikli sağlık hizmeti sunulabilmesi için zorunludur. Taleplerimiz karşılık bulana kadar meşru ve demokratik eylemlerimize kararlılıkla devam edeceğiz.”




