“Adınız kuyumcu soygununa karıştı” yalanıyla kandırılan yaşlı çift, yaklaşık 2 kilogram ağırlığındaki 33 Adana burması bileziğini dolandırıcılara teslim etti. Olayla ilgili çalışma başlatan jandarma ekipleri 2 şüpheliyi tutukladı.
Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Hacıali Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre dolandırıcılar, geçtiğimiz salı günü 86 yaşındaki Şerif Pamuk’u telefonla arayarak, isimlerinin kuyumcu soygununa karıştığını söyledi. Kısa süre sonra 58 yaşındaki Saadet Pamuk da başka bir kişi tarafından aranırken, çiftin farklı odalarda konuşmaları istendi.
Dolandırıcılar, “Soyguncular sizin kimliğinizi olay yerinde bırakıp kaçmış” diyerek yaşlı çifti korkuttu. Şüpheliler, aile bireylerinin isimlerini tek tek sayıp Şerif ve Saadet Pamuk adına hazırlanmış sahte kimlik fotoğrafları göndererek güven kazandı.
Bir süre sonra evde bulunan yaklaşık 2 kilogram ağırlığındaki 33 bileziği öğrenen dolandırıcılar, altınların sözde kuyumcu soygunuyla bağlantılı olup olmadığının incelenmesi gerektiğini söyleyerek fotoğraflarının çekileceğini belirtti.
“Savcı Bey 4 Vesikalık Fotoğraf İstiyor” Diyerek Evden Uzaklaştırdılar
İlk etapta altınları vermek istemeyen yaşlı çift, bu kez farklı bir yöntemle kandırıldı. Dolandırıcılar, Şerif Pamuk’a “Soyguncuları yakaladık, teşhis için karakolun yakınına gelin. Size onları göstereceğiz ve tanıyoruz demeyin. Savcı bey de gelirken 4 vesikalık fotoğraf istiyor” dedi.
Evde yalnızca 2 vesikalık fotoğrafı olduğunu söyleyen Pamuk’u, “4 vesikalık fotoğraf lazım” diyerek ikna eden dolandırıcılar, yaşlı adamı yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki bir fotoğrafçıya yönlendirdi. Bu sırada hem Şerif Pamuk hem de eşi telefonla meşgul edilmeye devam edildi.
Şerif Pamuk’un evden ayrılmasını fırsata çeviren dolandırıcılar, Saadet Pamuk’a “Anneciğim sizin için uğraşıyoruz. Şimdi Ahmet diye bir sivil polis gelecek, ona altınları teslim etmen lazım. Fotoğrafını çekip sana geri verecek” dedi.
Kendilerini polis olarak tanıtan kişilere inanan yaşlı kadın, eve gelen şapkalı şahsa 33 bileziği teslim etti. Bir süre sonra telefonun kapanması ve aranan numaraya ulaşılamaması üzerine çift dolandırıldıklarını anlayarak jandarmaya başvurdu.
Jandarma Operasyon Düzenledi
Olay sonrası çalışma başlatan Adana İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin saklandığı adresi belirledi. Düzenlenen operasyonda 2 bilezik, 4 çeyrek altın, 46 Cumhuriyet altını, 35 bin TL, 2 bin 140 euro, 720 dinar, 600 dolar ve 8 bin 416 uyuşturucu hap ele geçirildi.
Operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden H.A. ile S.A. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ele geçirilen altınların kendilerine ait olmadığını savunan yaşlı çift, dolandırıcıların altınları değiştirmiş olabileceğini öne sürdü. Altınları teslim alan şüphelinin görüntüsü ise mahalledeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Yaşadıklarını anlatan Şerif Pamuk, “Beni telefonla arayıp, '3 kuyumcu soymuşlar, sizin kimliğinizi oraya bırakmışlar' diyerek bizi kandırdılar. Ayrıca bizim iyi ve tanınan bir aile olduğumuzu söyleyip savcının bizi tanıdığını söylediler. Beni konuşturdu sonra da 'savcı bey 4 fotoğraf istiyor' diyerek evden uzaklaştırdı. O sırada da eşimle görüşüp onu kandırmışlar, ondan da altınları almışlar. 33 bilezik gitti. Arsamızı, tarlamızı sattık. Altınlar oradan gelmişti, çocuğumuza ev alacaktık. Bizi felç ettiler. 2 kişi yakalandı bir miktar altın ele geçirildi ama onlar bizim değil. Bizim altınlarımızla o ele geçirilen altınlar yer değiştirilmiş olarak düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Pamuk ayrıca, “Bize daha bir altın gelmedi. Bugün bize, yarın başkasının başına gelmesin. Devletimiz çok güçlü. Bu şahısların yakalanmasını istiyoruz. Devletimizin gücü yeter, 30 senelik emeğim gitti” diye konuştu.
Saadet Pamuk ise dolandırıcıların kendilerini sürekli telefonda tutarak psikolojik baskı kurduğunu anlatarak, “33 altını aldım, dizdim ve görüntülü kendisine gösterdim. Daha sonra bana 'anneciğim biz sizin için uğraşıyoruz, Ahmet diye birisi gelecek' dedi. Gözlerim kör, kulaklarım sağar olmuş. Eşimi de beni de tehdit ediyorlar telefondan. Komşularım geldi ama onları geri gönderdim. Kapıya gözünde gözlük, şapkalı olan birisi geldi ve ona teslim ettim. O sırada da eşimin yanlarında olduğunu, ona kahvaltı verdiklerini söyledi” dedi.
Yaşlı kadın, “Ben de öyle yaptım sonra telefon kapandı, tekrar aradığımda 'böyle bir numara bulunmamaktadır' uyarısı alınca dizlerimize vurduk ama iş işten geçmişti. Bizler mağdur olduk. Başkasının canı yanmasın. O bizim birikimimizdi. Evladımıza ev almak için tarlamızı, arsamızı sattık” ifadelerini kullandı.
Saadet Pamuk daha sonra, “Bu tür haberleri izleyip 'bunlarda hiç mi akıl yok' diyordum. Biz de böyle dolandırıldık. Bana sürekli 'anneciğim' diyordu. Benim oğlum bile bana bu kadar kibar konuşmadı. Öyle bir konuşuyorlar ki şeytandan bile daha beterler. Beynimizi yıkadılar, kulaklarımız kapandı, gözlerimiz kör oldu” diye konuştu.





