ÇİFTÇİ EZİLİYOR
Uygulanan tarım politikaları, plansız sanayileşme, yüksek maliyetler, çiftçinin yeterince desteklenmemesi ve üretim ekonomisinden uzaklaşılması nedeniyle kentin farklı bir noktaya geldiğini vurgulayan Adana Milletvekili Şevkin, “Çiftçi, artan maliyetler altında eziliyor. Mazot, gübre ve sulama giderleri üreticiyi zor durumda bırakıyor” dedi.

KAYNAKLAR DOĞRU YÖNETİLMİYOR
Gençlerin iş bulamadığı için başka kentlere gitmek zorunda kaldığını ifade eden CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, sanayi yatırımlarının da yeterince desteklenmediğini söyledi. Çukurova Metropol yazarı Murat Yıldız’a konuşan Şevkin, “Adana’nın potansiyeli çok büyük fakat merkezi idare tarafından kaynaklar doğru yönetilmiyor” diye konuştu.
Dr. Şevkin, varlık barışı, kadın cinayetleri, yaratılmak istenen siyasi algılar ve casusluk davalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

VERGİ ADALETİNİ BOZAN ANLAYIŞ
“Varlık Barışı” adı altında TBMM’ye defalarca getirilen düzenlemelerin artık istisna olmaktan çıkarıldığını savunan CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, şu ifadelere yer verdi:
“Artık bunu bir alışkanlık haline getirdiler. 18 yılda 8 kez aynı düzenlemeyi getiriyorsanız burada ciddi bir sistem sorunu var demektir. Biz elbette yurt dışındaki kaynağın ülkeye gelmesine karşı değiliz. Ancak kaynağı sorgulanmayan, denetlenmeyen, vergi incelemesinden muaf tutulan bir sistem; kara para aklama, suç gelirlerinin sisteme dahil edilmesi ve kayıt dışılığın teşvik edilmesi riskini büyütür.
Vergisini maaşından peşin ödeyen işçi, memur, emekli ve esnaf için ayrı; servetini dışarıda tutup sonra hiçbir sorgulama olmadan getirenler için ayrı hukuk oluşturamazsınız. Bu aynı zamanda vergi adaletini de bozan bir anlayıştır. Türkiye’nin ihtiyacı aflarla günü kurtarmak değil; üretimi, hukuku ve güven veren ekonomik sistemi güçlendirmektir.”
İNSANLAR KAVGA DEĞİL ÇÖZÜM İSTİYOR
Şevkin, toplumun artık tartışma ve kutuplaşma yerine çözüm odaklı siyasete ihtiyaç duyduğunu belirterek adalet, liyakat ve üretim vurgusu yaptı.
“Türkiye’nin en büyük ihtiyacı adalet, liyakat ve üretimdir” diyen Şevkin, “İnsanlar artık kavga değil çözüm görmek istiyor. Gençlerin umutla geleceğe baktığı, kadınların korkmadan yaşadığı, çiftçinin toprağını terk etmediği bir Türkiye mümkündür. Biz halkın sorunlarını konuşmaya, çözüm üretmeye ve demokrasi mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü bu ülkenin kaynakları da gücü de potansiyeli de halkımıza insanca yaşam sunmaya fazlasıyla yeterlidir” dedi.
VİCDANLARI RAHATSIZ EDEN SÜREÇ...
Kamuoyunda tartışmalara neden olan casusluk davalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şevkin, “Casusluk gibi çok ağır suçlamaların siyasallaştırılması hukuk devleti açısından son derece tehlikelidir. Eğer delil yerine algıyla hareket edilirse, yargı bağımsızlığı tartışılır hale gelir. Türkiye’de son yıllarda birçok davada kamuoyu vicdanını rahatsız eden süreçler yaşandı” diye konuştu.
SİYASİ GÖRÜŞE GÖRE DEĞİŞEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR
Gerçek bir suç varsa hukukun gereğini yapması gerektiğini vurgulayan Şevkin, “Ancak muhalif olanı susturmak, gazeteciyi, akademisyeni ya da siyasetçiyi baskı altına almak için bu tür suçlamaların araçsallaştırılması kabul edilemez. Hukuk herkes için eşit uygulanmalıdır; kişiye ve siyasi görüşe göre değişen adalet, adalet değildir” ifadesine yer verdi.
ALGI SİYASETİ
Toplumda bir umutsuzluk yaratılmak istendiğini, “Nasıl olsa değişmez” algısının ise özellikle iktidarın en çok beslenmek istediği psikoloji olduğunu söyleyen Şevkin, “Ancak Türkiye’de vatandaş artık yaşadığı ekonomik krizi, adaletsizliği, gençlerin umutsuzluğunu çok net görüyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz sadece Meclis’te değil; sokakta, meydanda, üreticinin yanında, emekçinin yanında mücadele ediyoruz. Değişim bir günde olmaz ama toplumsal kararlılıkla mutlaka gerçekleşir. Yerel seçimlerde halkın verdiği mesaj bunun en açık göstergesidir. Türkiye’nin demokratik, liyakatli ve sosyal hukuk devleti anlayışına yeniden kavuşacağına inanıyorum. Ve bunun da CHP ile gerçekleşeceğini vurgulamak istiyorum” diye konuştu.
ALIŞMAYACAĞIZ
Kadın cinayetleri ve çocuk istismarına yönelik değerlendirmelerde de bulunan TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, şunları kaydetti:
“Kadın cinayetleri ve çocuk istismarı artık münferit olaylar değil, toplumsal bir güvenlik ve hukuk sorunudur. Şiddetin önlenememesinin temel nedeni cezasızlık algısıdır. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması da kadınları koruyan mekanizmaları zayıflatmıştır.
Kadını toplumda ikinci plana iten dil, çocukları koruyamayan sosyal yapı ve yargıya duyulan güvensizlik şiddeti artırıyor. Öncelikle etkin yargılama şarttır. Koruma kararlarının gerçekten uygulanması gerekir. Eğitim politikalarının eşitlikçi olması gerekir. Kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmeden de bu sorunu çözemezsiniz. 6284 sayılı kadını ve aileyi koruyan yasayı etkin olarak uygulamak zorundasınız.
Biz kadınların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bir kişinin daha yaşamdan koparılmasına alışmayacağız, normalleşmesine izin vermeyeceğiz.”




