Dr. Şevkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın kadın sığınmaevlerinin yalnızca yüzde 69’unun dolu olduğunu belirterek yeni sığınmaevlerine gerek olmadığı yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.

Bir Ailenin ‘Kalp’ Ağrısı!
Bir Ailenin ‘Kalp’ Ağrısı!
İçeriği Görüntüle

Kadın Sığınmaevlerinde Kritik Eksiklikler

Dr. Şevkin, kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı bir ülkede sığınmaevlerine ihtiyaç olmadığı yönündeki açıklamaların gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022–2026 Stratejik Planı’nda Türkiye’de 149 olan kadın sığınmaevi sayısının 2023’te 159’a, 2024’te ise 164’e çıkarılmasının hedeflendiğini hatırlatan Dr. Şevkin, bu hedeflere ulaşılamadığını ifade etti.

Bugün Türkiye’de 112’si Bakanlığa, 25’i belediyelere, 3’ü Göç İdaresi Başkanlığı’na ve yalnızca 1’i sivil toplum kuruluşuna ait olmak üzere toplam 141 kadın konukevi bulunduğunu belirten Dr. Şevkin, bu sayının kadına yönelik şiddetin boyutu göz önüne alındığında yetersiz olduğunu vurguladı.

Kadınların Erişim Sorunları ve Ayrımcılık İddiaları

Nüfusu 100 binin üzerindeki belediyelerin kadın konukevi açma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Dr. Şevkin, Türkiye’de bu kapsamda 251 belediye olmasına rağmen yalnızca 25 konukevi bulunduğunu ifade etti. Kadınların sığınmaevlerine erişiminde ciddi sorunlar yaşandığını, sığınmaevinden ayrılan birçok kadının sosyal ve ekonomik desteklerin yetersizliği nedeniyle yeniden şiddet ortamına dönmek zorunda kaldığını söyledi.

Dr. Şevkin, uygulamada 12 yaşından büyük erkek çocuğu olan kadınların, 60 yaşından büyük kadınların, mülteci kadınların ve LGBTİ+ bireylerin sığınmaevlerine kabul edilmediğine ilişkin iddiaları da Meclis gündemine taşıdı.

“Kadınların Yaşam Hakkı İstatistiklerle Geçiştirilemez”

Kadına yönelik şiddetin yaygın olduğu bir ülkede devletin görevinin sorumluluktan kaçmak olmadığını belirten Dr. Şevkin, şunları söyledi:
“Kadınların yaşam hakkı istatistiklerle geçiştirilemez. Kadına yönelik şiddetle mücadele için daha fazla sığınmaevi açılmalı, mevcut konukevlerinin kapasitesi artırılmalı ve kadınların bağımsız bir yaşam kurabilmesi için güçlü sosyal destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.”

Kaynak: BÜLTEN