“Afet Zararları Katlanarak Büyüyor”
Dr. Mehmet Tatar, kentsel ve kırsal yaşam alanlarını afetlere karşı dirençli hale getirmesi gereken
makamların duyarsızlığının, afet zararlarının artmasına neden olduğunu belirtti. Afet risk azaltma
yatırımlarının “maliyet artışı” olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Tatar,
afetlerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda derin toplumsal yaralar açtığını söyledi.
“53 Binden Fazla Can Kaybı Unutulamaz”
6 Şubat depremlerinde 53 bin 537 yurttaşın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Dr. Tatar, özellikle çocuklar
ve gençlerin uğradığı mağduriyetin hiçbir maddi karşılığının olamayacağını vurguladı. Dr. Mehmet
Tatar, yaşamını yitiren vatandaşları saygıyla andıklarını belirterek, bu acıların bir daha yaşanmaması
için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“Üç Yılda Kalıcı ve Sistematik Önlemler Hayata Geçirilmedi”
Depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, ülkeyi afetlere hazırlıklı hale getirecek kalıcı ve
sistematik önlemlerin hayata geçirilmediğini belirten Dr. Tatar, bunun yerine sermayeye yeni rant
alanları açan düzenlemelerin gündeme getirildiğini söyledi.
Dr. Tatar, torba yasa teklifleriyle zemin araştırmalarının denetimden uzaklaştırıldığını, binlerce jeoloji
mühendisinin işsiz bırakıldığını ve kamusal denetimin zayıflatıldığını dile getirdi.
Deprem Bölgesinde Altyapı ve Planlama Sorunları Sürüyor
Dr. Mehmet Tatar açıklamasında, depremden etkilenen kentlerde konutların büyük ölçüde
tamamlanmasına rağmen altyapı ve sosyal donatı eksikliklerinin devam ettiği belirtti. Dr. Tatar
özellikle Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da suya erişim, kanalizasyon, yol ve elektrik
gibi temel hizmetlerde ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çekti.
“Kentlerin Hafızası Yok Ediliyor”
Dr. Tatar, Antakya başta olmak üzere birçok kentte doğal, tarihi ve kültürel mirasın korunmadığını,
planlama süreçlerinde meslek odaları, üniversiteler ve yerel yönetimlerin dışlandığını ifade etti. Dr.
Tatar, kapalı kapılar ardında alınan kararların kentlerin geleceğini tehdit ettiğini söyledi.
Kaçak Yapı ve Denetimsizlik Uyarısı
Deprem bölgesinde kaçak yapı sayısının on binleri aştığını belirten Dr. Mehmet Tatar, geçici ruhsat
uygulamalarının kaçak ticareti artırdığını, bu durumun esnaf ve sanatkârlar arasında ciddi gerilimlere
yol açtığını kaydetti.
“Yeni Bir Afet Yönetim Anlayışına Acil İhtiyaç Var”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, mevcut gidişata dur
demek için ekosistemle uyumlu, katılımcı ve erişilebilir bir afet yönetim sistemine acilen ihtiyaç
olduğunu vurguladı.
JMO’dan 7 Maddelik Acil Çağrı
Dr. Tatar, afet risklerinin azaltılması için şu önerileri sıraladı:
Kamu yararını esas alan, bilimsel ve sosyal adalet temelli bir afet risk azaltma yaklaşımı
benimsenmeli.
İmar, planlama, afet ve yapı denetimi mevzuatı bütüncül şekilde yeniden düzenlenmeli.
TBMM tarafından Afet Risk Azaltma Kanunu acilen çıkarılmalı.
Risk azaltma projelerini finanse edecek yeni bir Afet Fonu oluşturulmalı.
Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum afet yönetiminin her aşamasına dahil edilmeli.
Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulmalı.
Türk Ceza Kanunu’na “afet suçu” tanımı eklenerek cezasızlık anlayışına son verilmeli.
“İmar Affı Uygulamaları Terk Edilmeli”
Dr. Tatar, imar barışı ve yapı kayıt belgesi gibi düzenlemelerin afet risklerini artırdığını belirterek, bu
tür uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.
“Aynı Acıları Bir Daha Yaşamamak İçin”
Açıklamasının sonunda Dr. Mehmet Tatar, 6 Şubat depremlerinde yaşanan acı ve kayıpların bir daha
yaşanmaması temennisinde bulunarak, şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir afet risk yönetim
sisteminin hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.





