Olay, 25 Nisan gecesi Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu’nun Osmaniye-Adana istikametinde meydana geldi. İddiaya göre Oğulcan G. yönetimindeki 01 F 3875 plakalı minibüs, seyir halindeki Adil Ç. idaresindeki 42 APT 32 plakalı otomobile arkadan çarptı.
Kazanın ardından minibüs sürücüsü Oğulcan G.’nin, araçta bulunan arkadaşları Efehan B., Berke A. ve Muzaffer Yanıkollu ile birlikte durmadan Adana yönüne devam ettiği öne sürüldü. Bir dinlenme tesisinde jandarma ekipleriyle karşılaşan sürücü, kaza yaptıklarını ve araçtaki Muzaffer Yanıkollu’nun yaralandığını söyledi.
Jandarma eşliğinde Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen Yanıkollu tedavi altına alınırken, sürücü Oğulcan G.’nin 2,72 promil alkollü olduğu belirlendi. Gözaltına alınan şüpheli, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Araçta bulunan Efehan B. ile Berke A.’nın ise herhangi bir tedavi görmeden hastaneden ayrıldığı öğrenildi.
Yoğun bakımda tedavi gören Muzaffer Yanıkollu, 28 Nisan’da yaşamını yitirdi.
Otopside darp izleri ortaya çıktı
Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopside Yanıkollu’nun vücudunda darp izlerine rastlandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayla ilgili yürüttüğü soruşturmada, kazanın oluş şekli ve araçtaki hasar durumu incelendi. Yapılan değerlendirmelerde, kazanın tek başına ölümle sonuçlanma ihtimalinin düşük olduğu kanaatine varıldı.
Araçta bulunan diğer yolcuların yara almaması da şüpheleri artırırken, minibüsteki kamera kayıt cihazının kablosunun kesilerek söküldüğü tespit edildi.
Husumet detayı soruşturmada ortaya çıktı
Jandarma ekiplerinin derinleştirdiği soruşturmada, yaklaşık bir ay önce Ayas Minibüsçüler ve Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’nin taşıma ihalesi nedeniyle Muzaffer Yanıkollu ile Oğulcan G. arasında kavga yaşandığı belirlendi. Tarafların birbirinden şikayetçi olmadığı, ancak aralarındaki husumetin devam ettiği öne sürüldü.
Şüphelilerin yeniden yakalanmasına yönelik kararın ardından çalışma başlatan ekipler, Berke A.’nın Çukurova Uluslararası Havalimanı üzerinden İstanbul’a gittiğini ve Gürcistan’a kaçmak için uçak bileti aldığını tespit etti. Berke A., İstanbul Havalimanı’nda yakalanırken, Oğulcan G. Adana’da, Efehan B. ise Kayseri’de gözaltına alındı.
Şüpheliden dikkat çeken ifade
Jandarmadaki ilk ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Oğulcan G., şu ifadeleri kullandı:
“Efe'yi arayıp, içki içmek için eve çağırdım. Daha sonra araçla Berke'yi almaya gittik. Ceyhan'da bir süre gezdikten sonra tekel bayisinden içki alıp, eve döndük. 3 şişe içki içtikten sonra dolaşmak için tekrar dışarı çıktık. O sırada Muzaffer'i arayıp önce halini hatırını sordum, daha sonra buluşmayı teklif ettim. Bir kebapçının önünden Muzaffer'i aldıktan sonra Adana'ya doğru yola çıktık. Muzaffer araç içindeki koridorda çifte telli oynuyordu. Kazada savrularak uçup, ön cama başını çarptı. Berke, Muzaffer'i koridora yatırdı, ben de direkt hastaneye gittim.”
Soruşturma kapsamında yapılan ev aramasında kan izlerine rastlanması ve şüphelinin vücudundaki yara izlerinin sorulması üzerine Oğulcan G.’nin olayı itiraf ettiği öğrenildi.
Şüpheli ifadesinde şunları söyledi:
“Olaydan iki gün önce telefonda tartıştığım İ.A., bana ve aileme küfür etti. Arkadaşlarım Berke ve Efe'yle buluştuğumuzda bu olaya Muzaffer'in sebep olduğunu söyledim. Alkol alırken onlara, 'Bunu alıp, dövelim mi?' dedim. Onlar da kabul edince Muzaffer ile buluştuk. Araçta alkol alırken tartıştık, Efehan Muzaffer'e yumrukla vurmaya başladı. Daha sonra Berke de arkaya geçip, Muzaffer'e vurmaya başladı. Ben aracı kullanıyordum. Daha sonra aracı sağa çektim ve direksiyona Efehan geçti. Berke ile birlikte Muzaffer'i dövmeye devam ettik. Hareket halindeyken 42 plakalı bir araca çarpınca hareket halindeyken direksiyona ben geçtim ve hastaneye gittik.”
Oğulcan G.’nin ayrıca, minibüsteki kamera kayıt cihazını yediemin otoparkındayken yakınlarıyla birlikte söküp aldıklarını anlattığı belirtildi.
Adliyeye sevk edilen Oğulcan G., Berke A. ve Efehan B., “kasten öldürme” suçlamasıyla çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.




