Yazık Bu Çocuklara!
Yazık Bu Çocuklara!
İçeriği Görüntüle

Başkan Aksu, 1999 yılında yaşanan 17 Ağustos Gölcük Depremi ile 2023’te büyük yıkıma yol açan 6 Şubat Depremleri sonrasında yeterli derslerin çıkarılmadığını belirterek, “Depremi engelleyemeyiz ancak doğru planlama, doğru tasarım ve etkin denetimle yıkımı önleyebiliriz” dedi.

“Mimari Tasarımda Deprem Gerçeği Öncelik Olmalıdır”

Canan Aksu, depreme dayanıklı yapı üretiminin yalnızca mühendislik hesabına indirgenemeyeceğini, mimari tasarım kararlarının da güvenlik açısından belirleyici olduğunu vurguladı:
“Yapıların tasarımında taşıyıcı sistem kurgusu ile mimari planlama birlikte ele alınmalıdır. Estetik kaygılar ya da metrekare artırma hedefi, taşıyıcı sistemi zayıflatacak çözümlere dönüşmemelidir. Düzensiz plan şemaları, yumuşak kat oluşumuna neden olan ticari zemin kat uygulamaları ve taşıyıcı sistem sürekliliğini bozan müdahaleler deprem riskini artırmaktadır. Yapılar tasarlanırken bulunduğu bölgenin zemin özellikleri, çevresel koşulları ve deprem tehlikesi bütüncül biçimde değerlendirilmelidir. Mimari proje, yalnızca bir ruhsat evrakı değil, insan hayatını doğrudan etkileyen teknik ve kamusal bir belgedir. Bu nedenle projelendirme sürecinde meslek odalarının ve uzmanlık disiplinlerinin etkin katılımı hayati önem taşımaktadır.”

Kentsel Planlama, Denetim ve Kamusal Sorumluluk

Depreme karşı güvenli kentlerin yalnızca tekil bina ölçeğinde değil, planlama ölçeğinde ele alınması gerektiğini belirten Aksu, “Yerleşime uygun olmayan alanlar yapılaşmaya açılmamalı, afet toplanma alanları korunmalı, mevcut yapı stokunun envanteri çıkarılarak riskli yapılar hızla dönüştürülmelidir” dedi.

Başkan Aksu, sık aralıklarla gündeme gelen imar aflarının mühendislik ve mimarlık hizmeti almamış yapıların yasallaşmasına yol açtığını ve bunun afet riskini artırdığını ifade etti. Denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Aksu, teknik kadroların yetersiz olduğu kurumlarda sağlıklı kontrol sisteminin işletilemeyeceğini söyledi.

“Mücadelemizi Sürdüreceğiz”

Canan Aksu açıklamasını şöyle tamamladı:
“Depremler doğa olayıdır; ancak afet, yanlış planlama ve denetimsiz yapılaşmanın sonucudur. Güvenli kentler; bilimsel verilere dayalı planlama, nitelikli mimarlık hizmeti, disiplinler arası iş birliği ve güçlü kamusal denetimle mümkündür. Deprem Haftası’nı yalnızca anma değil, sorumluluk alma haftası olarak değerlendirmeliyiz. TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak, yaşam hakkını esas alan, güvenli ve sağlıklı kentler için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Kaynak: BÜLTEN