Kahvehaneler, ayakkabıcılar, tatlıcılar başta olmak üzere birçok esnafın işyerini kapattığına dikkat çeken Şevkin, yaşanan tabloyu “ekonomik krizin yerel yüzü” olarak değerlendirdi.
‘’TÜM TÜRKİYE BENZER DURUMDA’’
Adana’da art arda yaşanan kepenk kapatmalarla ilgili bir soruyu yanıtlayan Şevkin,
“Adana'daki bu kepenk kapatmalar ekonomik krizin yerel yüzü. Binlerce işletme son yıllarda battı. Adana zaten yüksek işsizlik ve yoksullukla boğuşuyor; krizle daha da derinleşti. İflaslar, hacizler artıyor, vatandaşın alım gücü düştü. Bu tablo tüm Türkiye'de benzer durumda” dedi.
‘’ESNAF EZİLİYOR’’
Yanlış ekonomi politikalarının esnafı ezdiğini ve maliyetlerin her geçen gün arttığını ifade eden Şevkin,“Adana daha fazla yoksullaşıyor çünkü iktidar, destek yerine vergi ve kesinti getiriyor. Ayrıca Adana’da CHP’li belediyelere karşı iktidarın uyguladığı haksız tutum ve davranışlar, kesintiler belediye hizmetlerinin aksamasına da neden oluyor. Esnafı kurtarmak için acil paket lazım. Kira stopajı indirimi, enerji desteği, kredi erteleme mutlaka hayata geçirilmelidir. Adana'ya yatırımlar yapılmalı, esnaf desteklenmelidir” diye konuştu.
‘’ADANA’NIN YİĞİT İNSANLARI, UMUDUMUZ SİZSİNİZ...’’
Adanalılara dayanışma çağrısında bulunan Şevkin, zor günlerin birlikte aşılacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu yanlış yönetimden kaynaklanan sorunları direnerek, sesimizi yükselterek aşacağız. Esnaf kepenk indirmesin, belediyelerimizin eli kolu bağlanmasın, hizmetler aksamasın, vatandaş borç batağında boğulmasın diye mücadele edelim. İlk genel seçimlerde oyunuzla değişim yaratın, Türkiye’nin sigortası CHP’ye destek verin. Adana'nın yiğit insanları, umudumuz sizsiniz; birlikte bu krizi aşacağız, ülkemize ve Adana’mıza refahı geri getireceğiz. Dayanışma yaşatır! Daha aydınlık ve müreffeh günler için birlikte mücadele edelim.”
‘’ÇÖKÜŞÜN SOMUT GÖSTERGESİ’’
Çukurova Metropol yazarı Murat Yıldız’a konuşan CHP Adana Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, 2025 yılının iflas ve hacizlerle geçmesi ve toplamda bekleyen icra dosyası sayısının 24 milyonu aşmasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Evet, bu rakamlar ekonomik çöküşün en somut göstergesi. UYAP verilerine göre 2025'te icra dosyaları 24,5 milyona yaklaşmış durumda; yıl içinde yeni dosyalar 10 milyonu aşmış. Nüfusumuz 85 milyon civarında, çocuklar çıkarıldığında yetişkinlerin önemli bir kısmı borç batağında. Bu, vatandaşın geçim sıkıntısının hacze dönüştüğünü gösteriyor. Hükümetin yanlış ekonomi politikaları, yüksek enflasyon ve faizler yüzünden milyonlar borcunu ödeyemez hale geldi. Biz CHP olarak, borçların yapılandırılması, faiz affı ve dar gelirlilere destek paketleri talep ediyoruz. Bu tablo utanç verici; ülke iflasın eşiğinde. CHP iktidarında önceliğimiz elbette ki bu sorunların çözümüne yönelik olacak.”
‘’SİLKELEME KRTİTERLERİ UYGULANIYOR’’
Kayyım atanan bazı belediyelerde cemaat, tarikat ve iktidara yakın vakıf ve derneklere kaynak aktarılırken, muhalif belediyelere tasarruf tedbirleri uygulanmasına da değinen Şevkin, bunun açık bir çifte standart olduğunu vurguladı.
Tasarruf genelgelerinin herkese eşit uygulanması gerektiğini belirten Şevkin,
“Silkeleme kriterleri uygulanıyor. Bir taraftan ekonomik olarak muhalif belediyelerin elini kolunu bağlarken, öte yandan kredi olanakları daraltılıyor, projeleri kasıtlı olarak onaylanmıyor. Böylece halka, muhalif belediyelerin beceriksiz olduğu anlatılıyor. Sanki bu belediyede yaşayan ve hizmet alamayan vatandaş bu ülkenin vatandaşı değil. Bu, demokrasiye tırpan ve kaynakların peşkeş çekilmesi demektir. Kayyımlar halk iradesini gasp ediyor, belediye bütçelerini keyfi harcıyor. Tasarruf adı altında muhalif belediyeleri iş yapamaz hale getirmek kabul edilemez. Kayyım rejimine son verilmeli, belediye kaynakları şeffaf denetimle halka hizmet için kullanılmalıdır” dedi.
‘’BASİT USULDEN GERÇEK USULE GEÇİŞ ESNAFA DARBEDİR’’
Basit usulde vergilendirilen esnaf ve sanatkarların 2026 yılından itibaren gerçek usule geçirilmesine ilişkin düzenlemeye de tepki gösteren Şevkin, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu düzenleme küçük esnafı bitirecek bir darbe. 2026'dan itibaren büyükşehirlerde birçok esnaf gerçek usule geçecek; defter tutma, KDV beyanı, fatura zorunluluğu gibi yükler gelecek. Enflasyon ve maliyet artışı altında ezilen esnaf, bürokratik yükle baş edemez hale gelecek. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) bile erteleme istiyor. Hükümet esnafı korumak yerine vergiyi artırıyor. Esnaf kepenk kapatıyor, iflas ediyor. Bu geçiş ertelenmeli, basit usul genişletilmeli, esnafa düşük faizli kredi ve vergi indirimi sağlanmalı. Esnaf Türkiye ekonomisinin omurgasıdır, esnafı batırmak demek ülkeyi batırmak demektir. Vergide adalet sağlanmadığı sürece küçük esnafın, ücretlinin sırtına yüklenildikçe ekonominin düzelmesi mümkün değildir. Çarkın dişlilerinden birini dahi bozmak bütün sistemi etkiler. Geçici tedbirlerle yapılmaya çalışılan bu değişiklik, daha büyük ekonomik sorunlara yol açacaktır.”
TÜİK verilerine göre her beş kişiden birinin sosyal harcamalardan yararlanmasıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Şevkin, bu durumun yoksulluğun kurumsallaştığını gösterdiğini söyledi.
“Milyonlar düzenli yardım olmadan geçinemiyor. Bu, hükümetin ekonomi politikalarının başarısızlığını ifade ediyor. Enflasyon, işsizlik ve düşük ücretler vatandaşları yardıma mahkum etti. Sosyal yardım bağımlılığı arttı ama harcamaların GSYH payı düşük kaldı. İnsanlar onurlu ücret ve iş istiyor, sadaka değil. Yeni asgari ücret açlık sınırının bile altında kaldı. Bu kabul edilemez. Sosyal devlet güçlendirilmeli. Bu tablo, saray lüksüyle halk yoksulluğunun kontrastı aslında…” ifadelerini kullandı.
‘’ÇOCUK İŞÇİLER ÖLÜYOR’’
Çocuk işçiliği ve MESEM’lerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Şevkin,
“2024 Eylül – 2025 Ağustos döneminde en az 72 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. İSİG raporuna göre çocuk işçiliği yüzde 10 arttı. Bu rakamlar geleceğimizin karardığını gösteriyor” dedi.
‘’YOKSULLUK OKULDAN KOPARIYOR’’
Lise çağında 1 milyondan fazla çocuğun okul dışında olduğunu belirten Şevkin,
“Bunun anlamı şu; yoksulluk çocukları okuldan koparıp ucuz emek haline getiriyor. MESEM'ler çocuk işçiliğini meşrulaştırıyor. MESEM’lerde çocuk işçiler hayatını kaybetmeye başladı. Eğitim sistemi çöktü, parasız eğitim vaatleri boş kaldı. Bu çocuklar yarınımızın işçileri, ama güvencesiz ve eğitimsiz. Acil olarak çocuk işçiliği yasaklanmalı, zorunlu eğitim etkinleştirilmeli, ailelere destek verilmeli. Ne yazık ki bir nesli iktidarın yanlış politikaları nedeniyle kaybedebiliriz…” diye konuştu.





