Atağ, normal doğum ile sezaryen arasındaki kararın birçok tıbbi faktöre bağlı olarak verildiğini belirterek, sezaryenin bir tercih değil, zorunlu durumlarda başvurulan hayati bir müdahale olduğunu vurguladı.
Doğum yönteminin gebelik sürecinin tamamı dikkate alınarak belirlendiğini ifade eden Atağ, özellikle gebeliğin son aylarında yapılan çatı muayenesi ve ultrason ölçümlerinin karar aşamasında büyük önem taşıdığını söyledi.
Normal doğumun, uygun şartlar oluştuğunda her zaman öncelikli olduğunu belirten Op. Dr. Atağ, bu yöntemin anne ve bebek açısından birçok avantaj sunduğuna dikkat çekti.
“Önceliğimiz her zaman normal doğumdur”
Normal doğuma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atağ, şunları söyledi:
"Anne ve bebeğin sağlık durumu normal doğuma uygunsa, önceliğimiz her zaman normal doğumdur. Normal doğum anne açısından daha hızlı iyileşme sağlar, bebekle erken temas imkânını artırır ve enfeksiyon gibi bazı risklerin daha düşük olmasını sağlar" dedi.
“Sezaryen sadece gerekli durumlarda uygulanmalı”
Sezaryenin gereklilik halinde başvurulması gereken bir yöntem olduğunun altını çizen Atağ, şu ifadeleri kullandı:
"Anne ya da bebeğin hayati riski varsa sezaryen doğru ve güvenli bir adımdır. Bu durumda sezaryen hayat kurtarır"
Yurt dışı ile Türkiye’deki doğum oranlarını da değerlendiren Op. Dr. Atağ, sezaryen oranlarının yurt dışında yaklaşık yüzde 20 seviyelerinde olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 40-50 aralığında seyrettiğini belirtti. Atağ, amaçlarının sağlıklı koşullarda normal doğumu teşvik etmek olduğunu vurguladı.
Uzman doktor, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Günün sonunda en doğru karar, anne ve bebeğin sağlığı için en uygun olan doğum şeklidir"





