Panele; Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülazim Yıldız, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Binici, İnşaat Mühendisleri Odası Geoteknik Kurul Üyesi Prof. Dr. Mustafa Laman, Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal ve Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç konuşmacı olarak katıldı.

Geçer: “Depreme dayanıklı, dirençli, güvenli şehirler oluşturmalıyız”

Panel öncesinde konuşan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yol açtığı büyük yıkımlara dikkat çekerek, depremin ardından yürütülen çalışmaları hatırlattı.

Güngör Geçer konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Adana’da Firarilere Darbe! 23 Yıla Kadar Hapis Cezası Olan Hükümlüler Yakalandı
Adana’da Firarilere Darbe! 23 Yıla Kadar Hapis Cezası Olan Hükümlüler Yakalandı
İçeriği Görüntüle

“Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremi burada bulunan herkes yaşadı. 11 ilde hissedilen depremde maalesef on binlerce vatandaşımızı yitirdik. O günlerde ben de Adana Büyükşehir Belediyesi’nde meclis üyesiydim. Zeydan Başkan’la birlikte çalışma yaptık. Depremin ilk anlarından itibaren Adana yaşanan yıkımlarla ilgili çalışmaları gerçekleştirdik, koordinasyon merkezini kurduk, hızlı şekilde aksiyon aldık. Kahramanmaraş’ta, Hatay’da, Adıyaman’da yaşananları gördüğümüzde ise oralarda yıkımın çok daha fazla olduğunu, hasarın ve kayıpların derecesinin büyüklüğünü gördük. Bir yandan Adana’daki yaraların sarılması için çalışırken, bir yandan da çevre illere nasıl destek olabileceğimizi konuştuk ve hayata geçirdik. O zaman açık olan Şakirpaşa Havalimanı’na gelen kurtarma ve yardım ekiplerinin koordinasyonu için gereken çalışmaları yaptık.”

“Yaşananlardan büyük dersler çıkarmalıyız”

Depremlerden çıkarılması gereken derslere vurgu yapan Geçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“6 Şubat’ta yaşanan depremlerden büyük ders almamız gerekiyor. Türkiye’nin deprem bölgesinde olduğunu her an hatırlamamız ve çalışmalarımızı bu yönde yapmamız gerekiyor. Adana Büyükşehir Belediyesi o günden bu yana bütün birimleriyle ve diğer kurum ve kuruluşlarla koordineli şekilde çalışıyor. Bunu sürdürmeye devam edeceğiz. Bundan sonra, yeni imar alanları oluşturulurken nelere dikkat edilmesi gerektiğinin farkındayız. Daha hassas çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz ve bu bilinci bütün topluma, kurumlara yaymamız gerek. Japonya’da 9 şiddetinde deprem olduğunda bir kişinin burnu kanamıyorsa, Türkiye’de de bunu yapmamız lazım. Çağımız bilim ve teknoloji çağı. Hocalarımız burada ve depreme dirençli kentler oluşturmanın yöntemleri belli. Dolayısıyla bugün burada yaptığımız çalışma çok kıymetli. Kozan ilçemizde olması çok daha önemli. Bu tür çalışmaların sadece belirli noktalarda değil, toplumun bütün katmanlarında gerçekleştirmek zorundayız. Bu nedenle panelimizi bugün Kozan’da gerçekleştiriyoruz.”

“Deprem bölgesinde yaşadığımızı unutmamalıyız”

Toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemine değinen Geçer, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Biz toplum olarak yaşananları kısa sürede unutuyoruz. Ben 30 yıldır inşaat sektöründe faaliyet gösteriyorum. Türkiye’nin bir noktasında bir deprem olur ve o hafta ev almak için gelenler evin sağlam olup olmadığını, depreme dayanıklı olup olmadığını sorar. Bir hafta sonra alacağı binanın sağlam olup olmadığını soran kalmaz. Oysa her an deprem riskini unutmadan yaşamak zorundayız bu coğrafyada. Bu noktada bilim ve teknolojiyi kullanacağız, bilim insanlarına kulak vereceğiz, üniversitelerimizin çalışmalarını baz alacağız. Ben bugünkü paneli önemli ve değerli buluyorum.”

“İnsan hayatından daha önemli bir şey yok”

Konuşmasının sonunda iş birliğinin önemine dikkat çeken Güngör Geçer şunları söyledi:

“Osmaniye’de hala konteynırda kalan vatandaşlarımız var. 5 Şubat’ta Adıyaman’da olacağım ve orada da aynı sıkıntıların olduğunu biliyorum. Hatay’da zaten büyük sorunlar var. Depremlerde bu denli yıkım oluşması hem vatandaşlarımızın büyük acılar yaşamasına, kayıplar verilmesine neden oluyor ve sonrasında toparlanılması manevi ve maddi açıdan çok zor hale geliyor. İnsan hayatından daha önemli bir şey yok. Bunun için de daha nitelikli, sağlam, dirençli kentler inşa etmemiz gerekiyor. Bunu da kamu, özel sektör, devletimiz, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşları, halkımız ve üniversitelerimizle birlikte oluşturabiliriz. Çocuklarımız, gençlerimiz için daha güzel, yaşanabilir ve güvenli bir ülkeyi hep birlikte oluşturmak zorundayız. Bu hepimizin sorumluluğu. Çocuklarımıza güzel ve güvenilir şekilde yaşayabilecekleri bir Türkiye oluşturmak için bugün bu çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Bu panele ve bu sürece destek veren bütün bilim insanlarımıza ve arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından panelde yer alan bilim insanları, deprem riski, yapı güvenliği ve dirençli kentler üzerine sunumlarını gerçekleştirdi.

Kaynak: BÜLTEN