Karslıoğlu, düzenlemenin kamuoyuna yanlış aktarılmaması gerektiğini belirterek, yapılan açıklamaların hukuki zeminden koparılmaması çağrısında bulundu.
Kamuda personel çalıştıran taşeron firmalara yönelik işçilerin kıdem tazminatlarının kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödenmesini de içeren torba yasa, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi.
“İşçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte”
Konuyla ilgili açıklama yapan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, mevcut sistemde yaşanan hukuki çelişkilere dikkat çekti. Karslıoğlu, şunları söyledi:
“Kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde, isteklilerin tekliflerini EKAP İşçilik Hesaplama Modülü üzerinden hazırlaması mevzuat gereği zorunludur. Ancak söz konusu modülde kıdem tazminatı maliyet kalemi yer almamakta, bu nedenle yüklenici firmaların bu gideri teklif bedeline dahil etmesi fiilen ve hukuken mümkün olmamaktadır. Buna mukabil, 6552 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca, işçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte, sonrasında ise bu tutarlar yüklenici firmalara rücu edilerek tahsil edilmeye çalışılmaktadır. Bu uygulama; teklif aşamasında öngörülmesi ve fiyatlandırılması mümkün olmayan bir maliyetin, sonradan yüklenicilere yüklenmesi sonucunu doğurmakta ve hukuki güvenlik, belirlilik ve hakkaniyet ilkeleriyle açıkça çelişmektedir.”
“Torba yasa bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adımdır”
DAİMFED olarak bu yapısal soruna uzun yıllardır dikkat çektiklerini belirten Karslıoğlu, torba yasanın önemli bir eşik olduğunu vurguladı. Karslıoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Kamu ihale sistemi içerisinde hukuka uygun ve sürdürülebilir bir mali yapı oluşturulması, yüklenicilerin öngöremedikleri maliyetler nedeniyle mağdur edilmemesi, idare-yüklenici ilişkisinde adil risk paylaşımının sağlanması amacıyla yoğun bir mücadele yürütülmüştür. Bu süreçte yalnızca iktidar değil, muhalefet partileri nezdinde de girişimlerde bulunulmuş; meselenin siyasi polemiklerden uzak, tamamen hukuki bir adalet sorunu olduğu özellikle vurgulanmıştır. Türk hukuk sisteminin itibarını zedeleyen bu çelişkinin giderilmesinin, ülkemizde hukuk devleti ilkesine katkı sağlayacağı her platformda ifade edilmiştir. Nitekim bu adaletsizliğin giderilmesine yönelik olarak, mevcut hükümet tarafından hazırlanan ve 21.01.2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen torba yasa, uzun yıllardır dile getirilen bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adım niteliğindedir.”
“Konu siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir”
Torba yasaya ilişkin yapılan bazı değerlendirmelerin siyasi tartışmaya dönüştürüldüğünü savunan Karslıoğlu, kamuoyunda yayımlanan bazı haberlerin konuyu amacından uzaklaştırdığını dile getirdi. Karslıoğlu açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Geçtiğimiz gün bir haber kanalında yayımlanan haberde, söz konusu düzenleme amacı dışına çıkarılmış, konu hukuki içeriğinden koparılarak siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir. Bu haberde kamuoyunda adalet arayışının temsilcisi olması beklenen ve önemli siyasi sorumluluklar üstlenen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta'nın, konuya ilişkin teknik ve hukuki altyapı yeterince yansıtılmadan yapılan değerlendirmelerle, farkında olunmadan kara propaganda niteliği taşıyan bir tartışmanın parçası haline getirildiği görülmüştür. Oysa bu mesele bir parti meselesi değil, bir iktidar-muhalefet tartışması değil, doğrudan hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ve hukuki güvenlik meselesidir. DAİMFED olarak çağrımız nettir. Bu konuda tüm siyasi aktörlerin, medyanın ve karar vericilerin bilgiye dayalı, hukuki temelli ve sorumlu bir dil kullanması, adaletin tesisi açısından hayati önemdedir. Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir.”




