Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerinde yer alan yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanın “Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi” olarak ilan edilmesiyle birlikte, bölgenin planlanması, yönetimi ve yatırımlarının yürütülmesi amacıyla Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. kuruldu. Şirketin kuruluşu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi birlikteliğiyle tamamlanarak Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlandı.
Kamu ve özel sektörün birlikte yer aldığı bu yönetim yapısının, teknoloji ve inovasyon altyapısıyla stratejik bir nitelik taşıdığı ifade edilirken, Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü üstlendi. Şirket yönetiminde ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını temsilen kamu temsilcilerinin yer aldığı, bu sayede karar alma süreçlerinde kamu koordinasyonu, düzenleyici uyum ve yatırım güvenliğinin güçlü biçimde sağlanacağı kaydedildi. Bu yönetim modeliyle yatırım süreçlerinin hızlı, şeffaf ve öngörülebilir şekilde yürütülmesi hedefleniyor.
“Son derece stratejik bir adımdır”
AOSB Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcısı Bekir Sütcü, alınan kararın Adana’nın sanayi vizyonunu ileri bir aşamaya taşıyacağını vurguladı. Kimya endüstri bölgelerinin yüksek teknolojiye dayalı, entegre ve yüksek katma değerli üretimi hedeflediğine dikkat çeken Sütcü, kimya sanayinin savunmadan enerjiye, tarımdan sağlığa kadar birçok sektörü besleyen stratejik bir alan olduğunu belirterek,
“Ceyhan ve Yumurtalık hattında ilan edilen Kimya Endüstri Bölgesi, yüksek katma değerli üretimin önünü açacak son derece stratejik bir adımdır. Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. eliyle hayata geçirilecek bu yapı, Adana'nın sanayideki konumunu bir üst lige taşıyacak, üretim kapasitesini, ihracat gücünü ve rekabetçiliğini aynı anda artıracaktır” dedi.
Ceyhan-Yumurtalık hattının lojistik, enerji ve liman altyapısıyla kimya yatırımları açısından doğal bir merkez konumunda bulunduğunu ifade eden Sütcü, enerji kaynaklarına yakınlık, güçlü liman bağlantıları ve mevcut sanayi ekosisteminin büyük ölçekli yatırımlar için önemli avantajlar sunduğunu dile getirdi. Bölgenin Akdeniz havzasının kritik noktalarından birinde yer aldığını vurgulayan Sütcü, bu coğrafyanın ekonomiyi köklü biçimde dönüştürebilecek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Nitelikli istihdam ve gençler için fırsatlar
Kimya sanayinin yalnızca sayısal değil, nitelikli ve kalıcı istihdam oluşturduğuna işaret eden Sütcü, yüksek teknolojiye dayalı üretimin mühendislikten teknik ara elemanlara kadar geniş bir istihdam alanı yaratacağını ve bunun özellikle gençler için önemli fırsatlar sunacağını söyledi.
2025 yılı itibarıyla Adana’nın toplam ihracatının 3 milyar 44 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Sütcü, kimya sektörünün 607,4 milyon dolar ile kentin ihracatında lider konumda bulunduğunu vurguladı. Kimya sektörünün ihracattaki payının aylara göre yüzde 15-25 aralığında değiştiğine dikkat çeken Sütcü, ithalat yapısında ise yüzde 80,8 oranla orta-yüksek teknolojili sektörlerin ağırlıkta olduğunu, bu grubun yüzde 66,1’ini kimyasallar ve kimyasal ürünlerin imalatının oluşturduğunu aktardı.
Sütcü, Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nde yatırım yapacak firmalara 6. Bölge teşviklerinin uygulanmasının ve buna ek olarak kimya alanındaki ihracat açığını kapatmaya yönelik özel teşvik mekanizmalarının oluşturulmasının, yatırım iştahını önemli ölçüde artıracağını ifade etti. Vergi indirimleri, sigorta primi destekleri, yatırım yeri tahsisi, faiz destekleri ve uzun vadeli finansman avantajlarının, yüksek sermaye gerektiren kimya yatırımları açısından kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.
Bölgenin liman altyapısı, enerji erişimi, lojistik kapasitesi, güçlü teşvik yapısı ve teknoloji odaklı yönetim modeliyle yalnızca Türkiye için değil, Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Orta Asya için de önemli bir cazibe merkezi haline gelmesinin hedeflendiği bildirildi.





