Olayda oğlunu kaybeden baba Bekir Yeşil, aileye tehdit mesajları gönderildiğini öne sürerek yaşananları “töre cinayeti” olarak nitelendirdi. Gelin Berivan Yeşil ise evliliğin zorla değil, karşılıklı rıza ile gerçekleştiğini belirterek yaşananlara tepki gösterdi.

Edinilen bilgilere göre, Bekir Yeşil (43), oğlu Sinan Yeşil (20) için sevdiği kızı ailesinden istemek amacıyla kızın evine gitti. Ancak kızın babası M.N.E. ile annesi H.E., yapılan istemeye olumlu yanıt vermedi. Ailenin birkaç kez girişimde bulunmasına rağmen evliliğe onay çıkmadı.

Bunun üzerine Sinan Yeşil ile Berivan Yeşil, 30 Kasım 2025 tarihinde kaçarak il dışında resmi nikâh kıydı. Bu durumu kabullenmeyen M.N.E. ve H.E.’nin, Bekir Yeşil’den “berdel” talep ederek kızlarını Yeşil ailesinden biriyle evlendirmek istedikleri öne sürüldü. İddiaya göre, bu talebin reddedilmesi üzerine saldırı planı devreye sokuldu.

12 Ocak’ta Yüreğir ilçesine bağlı Havut Mahallesi’nde Berivan Yeşil’in ağabeyi A.E. (21), baba ve oğul için pusu kurdu. Bekir Yeşil ile 16 yaşındaki oğlu Muhammet Yeşil, evden çıktıkları sırada sitenin girişinde silahlı saldırıya uğradı. A.E.’nin baba ve oğluna art arda ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtığı öğrenildi. Saldırı anı güvenlik kameralarına yansıdı.

Ağır yaralanan Muhammet Yeşil, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Baba Bekir Yeşil ise yaklaşık 20 gün süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Olayla ilgili olarak Berivan Yeşil’in babası M.N.E., annesi H.E., amcası E.E. ile kuzenleri M.E. ve F.E. gözaltına alındı. Şüphelilerden F.E. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer 4 kişi tutuklandı.

“Bunlar bizi töreye kurban etti”

Adana’da Madde Bağımlılığı Alarmı: Saadet Partisi’nden Net Mesaj
Adana’da Madde Bağımlılığı Alarmı: Saadet Partisi’nden Net Mesaj
İçeriği Görüntüle

Tedavisinin ardından evine dönen Bekir Yeşil, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Biz kızı gidip istedik. Vermediler, iki üç defa istedik. Büyüklerimizi de araya koyduk ama vermediler. Ne yaptıysak, ne ettiysek vermediler. Gençler birbirini seviyor, istiyordu. Gençler dinlemiyor bir şey. Gençler tutup bırakıp kaçıp gittiler. Resmi nikahlarını yaptılar. Bundan sonra aile bize baskı yapmaya başladı 'berdel' yapacaksınız diye. Berdel yapmazsanız hepinizi öldüreceğiz, sizi katledeceğiz diye bize mesajlar attılar. Bunlar bizi töreye kurban etti. Hayati tehlikemiz hâlâ devam ediyor. Çocuk daha yakalanmamış. Bunlar dron uçurarak bizi gözetliyorlar. Yarım kalan işlerini tamamlayacaklarını söylüyorlarmış.”

“Oğlum kucağımda can verdi”

Saldırı anını da anlatan Yeşil, yaşadığı dehşeti şu ifadelerle dile getirdi:
“Sabah evimden çıkarken birdenbire uzun namlulu tüfekle A.E. karşıma çıktı. İlk önce bana ateş etti, sonra oğluma ateş etti. Oğlum kucağımda vefat etti. Bu çocuk bu silaha nasıl ulaşabilir, nasıl temin etti? Aile fertleri bu işin içindedir, bu işi töreye döküp bizim infazımızı verdiler. Bizi infaz ettiler.”

Can güvenliklerinin bulunmadığını söyleyen Bekir Yeşil, saldırıyı gerçekleştiren kişinin hâlâ yakalanmadığını belirterek endişesini şu sözlerle dile getirdi:
“Pansuman olmaya bile gidemiyorum, korkuyorum. Bir şey mi olacak, bir suikast daha mı olacak onun derdindeyim, ondan korkuyorum. Bize silahlı saldırıyı düzenleyen kişi hâlâ dışarıda elini kolunu sallayarak geziyor. Buralarda geziyor, duyumlar alıyorum. Benim ve çocuklarımın can güvenliği hâlâ tehlikede. Bilmiyoruz, çaresiz bir durumdayız.”

“Zorla kaçırmadılar, severek kaçtım”

Ailesinin evliliğe karşı çıkması üzerine Sinan Yeşil ile kaçarak evlenen Berivan Yeşil ise yaşananlara ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Beni 5 defa istemeye geldiler, ailem 'sen kabul edersen biz bu aileyi yok edeceğiz' dedi. Ben de vazgeçmedim, birbirimizi seviyorduk. Sinan birkaç defa bizim oralardan geçti. Babam Sinan'ı görünce ağabeyime söyleyip bir daha görürsen git kafasına sık demiş. Görümcem ile berdel yapmak istediler. Kız da istemedi, istemeyince de olayı buraya getirdiler. Ailem Sinan'ı sevmiyordu, istemedikleri için de böyle oldu. Biz kaçtıktan bir gün sonra hepsi amcamlarda toplanıp bu aileyi yok etmeye karar vermişler. Beni zorla kaçırmadılar, ben severek kaçtım. Herkes birbirimizi sevdiğimizi biliyordu. Biz 8 aydır beraberdik, ailem de biliyordu, ilk başta bir şey demediler. Sonra iş ciddiye binince böyle yaptılar. Ailem, kayınbabanı ve sizi de yok edeceğiz diye konuşuyorlardı. Can güvenliğimiz yok, bir an önce yakalansın.”

Kaynak: İHA