Demokrat Avukatlar Grubu, meslek hayatında Cumhuriyet Savcılığı, hakimlik ve ağır ceza mahkemesi başkanlığı görevlerinde bulunmuş Avukat Battal Özer’i başkan adayı olarak gösterdi.
Adaylık açıklaması, Adana Adliyesi Avukatlar Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya Adana Barosu’nun önceki dönem başkanları Ziya Yergök, Aziz Erbek, Mengücek Gazi Çıtırık ve Veli Küçük de katılarak Battal Özer’e destek verdi.
“Yerelde güçlü, ulusalda öncü bir çizgi”
Toplantıda konuşan Adana Barosu Başkan Adayı Battal Özer, destek veren isimlere teşekkür ederek sözlerine başladı:
“Yerelde güçlü, ulusalda öncü bir çizgide baromuzu cesaretle yönetmiş, meslektaşlarının yanında dimdik durmuş bu değerli isimlere destekleri için teşekkür ediyorum” dedi.
Özer, adaylık açıklamasının yalnızca kişisel bir adım olmadığını vurgulayarak, bunun meslek camiasının ortak sesi olduğunu ifade etti.
“Bu bir yön değiştirme çağrısıdır”
Battal Özer konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu sözler, bu salondaki her bir meslektaşımın, bu mesleği onuruyla taşıyan herkesin ortak sesidir. Burada bulunma nedenim açıktır. Bu bir yön değiştirme çağrısıdır. Hukukun üstünlüğünü gerçekten savunan, savunmayı gerçekten bağımsız kılan, meslektaş dayanışmasını lafta değil, fiilen büyüten bir baro için; ekim ayında yapılacak seçimlerde Adana Barosu Başkanlığı’na adayım.”
“Biz nasıl bir baro istiyoruz?”
Özer, konuşmasında baronun geleceğine ilişkin sorular yönelterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün kendimize şu soruyu sormak zorundayız: Biz nasıl bir baro istiyoruz? Sessiz kalan, görmezden gelen bir baro mu? Yoksa; haksızlık karşısında direnen, kürsüde de hayatta da meslektaşının yanında duran, hukuksuzluk karşısında bir adım geri atmayan bir baro mu? Hepimiz biliyoruz: Savunma sustuğunda adalet yara alır. Baronun sustuğu yerde hukuksuzluk büyür. Ve bugün o yara derindir”
“Şiddete uğruyor; öldürülüyoruz”
Meslektaşların karşı karşıya kaldığı sorunlara da dikkat çeken Özer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Hak ettiğimiz ücretleri alamıyoruz. Siyasi iktidarın mesleğimize yönelik sistematik saldırılarıyla ekonomik şiddete maruz kalıyoruz. Savunma sanatı, yapay zekânın kolayca yerine getirebileceği bir iş gibi gösterilerek değersizleştiriliyor. Gözaltına alınıyoruz. Hukuki gerekçe olmadan tutuklanıyoruz. Evlerimiz, ofislerimiz keyfi biçimde aranıyor. Görevimizi yaparken itibarımız zedeleniyor, mesleğimizi icra ederken baskı görüyor, itibarsızlaştırılıyoruz. Ve ne yazık ki şiddete uğruyor; öldürülüyoruz.”
“Baro özgürlüğün güvencesidir”
Baronun yalnızca bir meslek örgütü olmadığını vurgulayan Özer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün burada, mesleğini icra ederken saldırıya uğrayan, katledilen, yalnız bırakıldığı için umudunu yitirip yaşamına son veren tüm meslektaşlarımızı saygıyla anıyorum. Bu sessiz çığlığın duyulması için buradayız. Hiçbir avukatın kendini yalnız hissetmemesi için buradayız. Baro yalnızca bir meslek odası değildir. Baro; hakkın sesidir, özgürlüğün güvencesidir, adaletin vicdanıdır. Eğer bu ses kısılırsa, yalnızca biz değil, toplum susar” dedi.
“Cesur baro, özgür avukat”
Battal Özer konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Biz, sesi kısılan değil, ses yükselten bir baro istiyoruz! Biz; meslektaşını yalnız bırakmayan, hukuksuzluk karşısında beklemeyen, geri çekilmeyen, korkmayan bir baro istiyoruz! Biz; cesur baro, özgür avukat istiyoruz. Burada yalnızca bir adaylık açıklamıyorum. Burada, susmayan bir baronun ilk adımını birlikte atıyoruz. Çünkü mesele kişiler değildir. Mesele, baronun duruşudur”
“İlkelerimiz nettir: Güçlü bir duruş, net bir tavır, gecikmeyen bir refleks. Şeffaf, hesap veren, her meslektaşın söz sahibi olduğu bir yönetim. Bu baro bir grubun değil, bir siyasi anlayışın değil, hepimizin barosudur. Yeniden öncü bir baro olmak zorundayız. Ve bunu birlikte başaracağız. Değerli meslektaşlarım, Bu yol hepimizin yolu. Bugün sizden yalnızca destek değil, bir irade talep ediyorum. Gelin; ‘Cesur baro, özgür avukat’ demek için birlikte yürüyelim. Bu köhne düzeni birlikte değiştirelim” diye konuştu.




