Genç fenomenin babası Orhan Taktaş, kızını sık sık rüyasında gördüğünü söyleyerek yaşadığı acıyı anlattı.
Bir televizyon yarışmasıyla tanınan Yağmur Taktaş, 3 Nisan 2024 tarihinde ABD’de fenalaşarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. 28 yaşındaki Taktaş’ın cenazesi, 20 Nisan’da Adana’ya getirilerek Kabasakal Mezarlığı’nda toprağa verilmişti.
Ailesi, genç kadının daha önce şiddet gördüğünü ve dalağını kaybettiğini belirterek, ölümünden sevgilisi olan Türk asıllı ABD vatandaşı ressam A.C.F.’yi sorumlu tuttu. Taktaş ailesi, avukatları aracılığıyla şüpheli hakkında suç duyurusunda bulundu.
Uyuşturucu ve işkence iddiaları soruşturmada yer aldı
Aile, Yağmur Taktaş’ın sevgilisi tarafından uyuşturucuya alıştırıldığını, alıkonulduğunu, darbedildiğini ve aç bırakıldığını öne sürdü. İddiaların ardından cenazenin yeniden incelenmesi için başvuru yapıldı.
Başvurunun kabul edilmesiyle 6 Mayıs 2024’te fethi kabir işlemi gerçekleştirildi. Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürülen cenazeden alınan örnekler, detaylı inceleme için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
New York’taki Columbia Üniversitesi’nde hazırlanan otopsi raporunda, genç kadının vücudunda farklı türlerde uyuşturucu maddelere rastlandığı belirtildi. Ayrıca otopsi görüntülerinde darp izleri ve sigara söndürme izlerinin bulunduğu öne sürüldü.
Şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı
Geçtiğimiz yıl Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine 5’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından A.C.F. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ancak hakkında karar bulunan şüphelinin hâlen yakalanamadığı öğrenildi.
“Kızım rüyalarıma giriyor”
Gazetecilere açıklamalarda bulunan Yağmur’un babası Orhan Taktaş, kızını rüyalarında gördüğünü anlatarak, şunları söyledi:
“Evlat kaybetmenin acısını anlatamam. Yüreğimiz kan ağlıyor, bu cani halen bulunamadı. Kızımın katillerinin yakalanmasını talep ediyorum. Gerçekten de çok büyük bir acı yaşıyoruz. Kızım rüyalarıma geliyor. ‘Baba, o cani hala yakalanmadı mı’ diyor. Artık bu acıya dayanamıyorum. İrkilerek uyanıyorum.”
“Koklayacak bir şeyi bulamıyorum”
Yağmur’un annesi Ayhan Taktaş ise kızından geriye yalnızca bir tutam saç kaldığını belirterek yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
“Kızımın katilinin tez zamanda yakalanmasını istiyorum. Çocuğumun kaşlarını bile kazımış bu cani, düşünebiliyor musunuz? Kötü şeyler yaşadım bu süreçte. O kabir açıldı ya o kadar kötü oldum ki anlatamam duygularımı. Bu, bir annenin yaşayacağı en ağır şey. Benim çocuğum Amerika'dan geldi ama hiçbir kıyafeti bana verilmedi. Sadece bir tutam saçı verildi. Başka bir şeyini görmedim. Koklayacak bir şeyi bulamıyorum. Tek başımıza kaldık, bir tane evladım vardı onu da benden koparttı.”
“Otopsi raporları cinayet iddiasının doğru olduğunu gösteriyor”
Ailenin avukatı Fethi Öksüz de şüphelinin ABD’de serbest şekilde dolaştığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Yağmur'un katil zanlısı elini, kolunu sallayarak ABD'de geziyor. Annesi de onu finanse ediyor. Türkiye'de bir yakalama kararı çıkarılmış olsa da şahısla alakalı etki doğuran bir karar olmadı. Yağmur bir Türk vatandaşıydı. Ülkenin neresinde, dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun bu kişi adalete teslim edilmeli.”
Öksüz, Türkiye’de yapılan incelemelerin de dosyadaki şüpheleri güçlendirdiğini belirterek şunları kaydetti:
“ABD'den gelen raporun gecikmesinden dolayı Türk hekimler bu rapor üzerinde yeni bir çalışma yapıyor. Dosyada gizlilik kararı var ancak otopsi raporları cinayet iddiasının doğru olduğunu bizlere gösteriyor. Zaten Yağmur'un mesajlaşmalarında ‘Bu adam beni öldürecek. Pasaport ve çantama el koydu, gitmeme izin vermiyor’ şeklinde ifadeler de var. Raporda da Yağmur'un darp edildiği, hatta işkenceye varacak şekilde beden bütünlüğüne zarar verildiği ortaya konuldu.”
Şüphelinin bir an önce yakalanmasını talep eden Öksüz, “Bu konuda Türk ve ABD adli makamlarının iş birliği içerisinde bu sorunun çözümüne yoğunlaşmasını talep ediyoruz. Geldiğimiz nokta itibarıyla annenin de babanın da dayanacak gücü kalmadı” dedi.





