Çapraz bulaş riskine karşı tezgahını yeniden dizayn eden Taş, özel olarak glutensiz lavaş ekmek yaptırıp, yüksek maliyetine rağmen daha fazla et kullanarak, hazırladığı glutensiz dönerleri müşterilerine sunuyor. Taş, “Burada amacımız kar elde etmek değil, insanların aileleriyle aynı sofrada buluşup, birlikte yemek yiyebilmesi” dedi. Sağlıklı Nesiller Kooperatifi Başkanı Süreyya Kılçık ise, Adana’da yaklaşık 15 bin çölyak hastası olduğuna dikkat çekip, “Bu hastaların en önemli sorunu glutensiz gıdaya erişim. Bu ürünler çok pahalı. Her şeyden önemlisiyse sosyalleşebilmek. Benim de gluten hassasiyetim var ve ilk kez arkadaşlarımla birlikte dışarıda tavuk döner yiyebildim. Bu güzel bir anıydı” dedi.
Çölyak hastası olan küçük bir çocuğun, ailesiyle birlikte yemek yiyebilmesi bir işletmeciyi derinden etkiledi; Türkiye’nin ilk ‘glutensiz döner’i, Adana’da satışa sunuldu. Çapraz bulaş riskine karşı tezgahlar yenilendi; özel olarak glutensiz lavaş ekmek pişirildi. Yüksek maliyetine rağmen, normalinden daha fazla et kullanılarak, çölyak hastalarına ‘glutensiz döner’ sunuldu.
KÜÇÜK BİR ÇOCUK ONU ETKİLEDİ
Adana’nın önde gelen işletmecilerinden biri olan Mehmet İkram Taş, yakın bir arkadaşının çölyak hastası olan oğlunun, ailesiyle birlikte dışarıya çıkıp, onlarla birlikte yemek yiyememesinden etkilendi; çölyak hastaları için Türkiye’de bir ilke imza attı. Çaprak bulaş riskine karşı, önce tezgahını yeniden dizayn eden Taş, sonra da özel olarak karabuğday unundan glutensiz lavaş ekmek yaptırdı.
ETİ ARTTIRDI; FİYATI DÜŞÜRDÜ
Hijyeni öne çıkartıp, çölyak hastaları için hazırladığı dönerde kullandığı malzemeleri, diğer üründen ayrı bir alanda muhafaza eden Mehmet İkram Taş, yüksek maliyetine rağmen, çölyak hastaları için hazırladığı glutensiz dönerde diğer ürünlere göre daha fazla et kullanıp, fiyatı da düşük tuttu. Türkiye’de ilk kez Adana’da satışa sunulan ‘glutensiz döner’e de yoğun ilgi gösteriliyor. Mersin, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Hatay’dan Adana’ya gelenler var.
KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN HAYALİYDİ
AKŞAM’a konuşan İşletme Sahibi Mehmet İkram Taş, “Küçük bir çocuğun hayalini gerçekleştirmek için yola çıkıp, Türkiye’de bir ilke imza attığımız için mutluyuz. Glutensiz dönerle çölyak hastalarına aileleriyle birlikte yemek yiyip, birlikte vakit geçirerek sosyalleşebilecekleri bir fırsat sunmak istedik. Tabi bu döneri hazırlamak çok önemli ve hassasiyet gerektiren bir durum. Biz de tezgahımızı yenileyip, çaprak bulaş riskine karşı glutensiz dönerde kullandığımız tüm ürünler için ayrı bir bölüm yaptık” diye konuştu.
HAYIR DUALARI BİZE YETİYOR
Glutensiz dönere yoğun bir ilgi olduğunu anlatan Taş, “Sadece Adana’da değil Mersin, Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş gibi çevre il ve ilçelerden de yoğun bir talep var. Buraya gelip, ailesiyle birlikte yemek yerken, duygulanıp gözyaşı döken insanlar bile var. Onların mutluluğunu görmek; bizlerin ne kadar doğru bir iş yaptığını gösteriyor. Bu üründen kar elde etmek gibi bir amacım yok. Maliyeti yüksek olsa da diğer ürünlere göre glutensiz dönere daha fazla et koyup, fiyatını düşük tutuyoruz. İnsanların bir hayır duasını almak bize yetiyor” dedi.
ADANA’DA 15 BİN ÇÖLYAK HASTASI VAR
Adana’da yaklaşık 15 bin çölyak hastası olduğuna dikkat çeken, Sağlıklı Nesiller Kooperatifi Başkanı Süreyya Kılçık ise, kendisinde de gluten hassasiyeti olduğuna belirterek, “Çölyak hastalarının en önemli sorunu; glutensiz gıdaya ulaşabilmek. Gluten duyarlılığı nedeniyle her ürünü tüketemedikleri gibi glutensiz ürünler çok pahalı olduğu için evde tek başlarına yemek yemek zorunda kalıyorlar. Bu da onları asosyal bir hayata mahkum ediyor” yorumunu yaptı.
BENİM İÇİN DE BİR İLK OLDU
Süreyya Kılçık, “Glutensiz döner yapan bir mekanla ilk kez karşılaştım ve ben de bu ürünü denemek istedim. İlk kez arkadaşlarımla birlikte dışarıda aynı menüyü yedik. Benim için de bir ilk oldu. Burada insanların aileleriyle birlikte gelip, aynı sofrada birlikte oturup yemek yemesi; bir sosyal etkileşim içinde olması çok önemli. Bu tür işletmelerin sayısı artmalı ama hijyen ve çapraz bulaş riskine dikkat edilmeli ve sıkı bir denetime tabi tutulmalı” dedi.
DIŞARIDA YEMEK YEMEK BİR LÜKS
Çölyak hastası olan, bir çocuk annesi Sevgi Cansağlam (51) ise, “Bir çölyak hastası olarak, dışarıda yemek yeme lüksümüz pek olmuyor. Ben de eşimle birlikte ilk kez aynı menüyü birlikte yedim. Döneri çok seviyorum ama ekmeği ve baharatlarından dolayı dürüm olarak yiyemiyordum. Artık endişeye kapılmadan, gönül rahatlığıyla glutensiz tavuk döner yiyebileceğimiz bir yer var. Ailemle birlikte yemek yemek paha biçilmez” diye konuştu.




