Düşük hava sıcaklıklarının kaslarda sertleşmeye yol açtığını ifade eden Dr. Arıca, bu durumun özellikle omurgayı çevreleyen kaslarda spazm, bel ve sırt ağrılarını tetiklediğini vurguladı. Soğuk havalarda vücudun ısısını korumak için daha fazla enerji harcadığını belirten Dr. Arıca, bunun kas esnekliğini azalttığını ve hareket kabiliyetini kısıtladığını söyledi.
Dr. Arıca konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Düşen sıcaklıklarla birlikte kaslar daha hızlı sertleşiyor ve esnekliğini kaybediyor. Özellikle omurgayı çevreleyen kaslarda görülen bu sertleşme, kas spazmlarına yol açabiliyor. Kaslardaki bu gerilim, sırt ve bel ağrılarını tetikleyebileceği gibi, bel fıtığı veya skolyoz gibi mevcut omurga sorunlarının da daha belirgin hale gelmesine neden olabiliyor. Düşük sıcaklıklarda vücut, ısısını koruyabilmek için daha fazla enerji harcıyor. Bu durum kasların daha az esnek hale gelmesine ve hareket kabiliyetinin azalmasına yol açıyor. Özellikle düzenli egzersiz yapmayan bireylerde artan hareketsizlik, omurga çevresindeki kasların zayıflamasına neden olabiliyor. Zamanla kas desteği azalan omurga, daha fazla yük taşımak zorunda kalıyor. Uzun süre hareketsiz kalmak, omurgadaki disklerin ve eklemlerin zorlanmasına ve ağrıların artmasına sebep olabiliyor.”
Kış Aylarında Duruş Bozuklukları Daha Sık Görülüyor
Kış mevsiminde ağır yük kaldırma, uzun süre oturma ve yanlış pozisyonda çalışmanın omurgaya fazladan yük bindirdiğini belirten Dr. Arıca, soğuktan korunmak amacıyla vücudun farkında olmadan öne doğru kapanmasının da duruş bozukluklarını artırdığını söyledi.
Dr. Arıca, kış aylarında omurgada görülen bu olumsuzlukları şu sözlerle anlattı:
“Bunun yanı sıra soğuktan korunmak için vücudun istemsiz olarak bükülmesi, omuzların öne doğru kapanması ve sırtın daha yuvarlak bir duruş alması da sık görülen duruş bozuklukları arasında yer alıyor. Bu yanlış duruş alışkanlıkları, omurgaya binen yükü artırarak uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Omurgadaki eklemler, kışın düşük ısının etkisiyle daha hassas hale geliyor. Soğuk, eklem sıvısının akışkanlığını azaltarak eklemlerin daha sert ve ağrılı olmasına yol açabiliyor. Özellikle omurgadaki faset eklemleri bu durumdan olumsuz etkilenebiliyor. Romatizmal hastalıkları olan kişilerde ise soğuk havalarda eklem ağrıları daha belirgin hale gelebiliyor. Soğuk hava, kan damarlarının daralmasına neden olarak kan dolaşımını yavaşlatıyor. Bu durum, omurgayı çevreleyen kas ve dokulara giden oksijen ve besin maddelerinin azalmasına yol açabiliyor. Uzun süreli yetersiz kan dolaşımı, dokuların beslenmesini bozarak omurga sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle ileri yaşlardaki bireylerde dolaşım problemleri, omurga ile ilgili şikayetlerin daha da artmasına neden olabiliyor.”
Omurga Sağlığı İçin Uyarılar
Dr. Arıca, kış aylarında omurga sağlığını korumak için yapılması gerekenleri de şu şekilde sıraladı:
“Bel ve sırt bölgesini sıcak tutan giysiler tercih edin. Soğuk havalarda uzun süre hareketsiz kalmayın. Düzenli şekilde hafif egzersizler yapın, sırt ve bel kaslarını güçlendiren esneme hareketlerini ihmal edilmeyin. Uzun süre oturacaksanız doğru duruş pozisyonuna dikkat edin. Oturma ve çalışma alanlarınızı ergonomik şekilde düzenleyin. Soğuk ortamda ani ve sert hareketler yapmayın. Ağır cisimler kaldırmaktan kaçının. Soğuk havalarda kasları zorlayacak hareketlerden önce vücudunuzu ısıtın.”





