OYA TEKİN DE TUTUKSUZ YARGILANMALI
Özsoy, başkanların baştan itibaren tutuksuz yargılanmaları gerektiğini ifade ederek, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in de tutuksuz yargılanması ve görevine iade edilmesi gerektiğini söyledi. Özsoy, ‘‘Zeydan Karalar ve Kadir Aydar’ın görevlerine iade edilmelerinde hiçbir hukuksal engel bulunmamaktadır. Her iki belediye başkanımızın da bir an önce göreve iade edilmeleri gerekmektedir’’ diye konuştu.

DEMİRÇALI OLAYI YASAYA AYKIRI
İçişleri Bakanlığınca Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özsoy, ‘‘Yüreğir Belediye Başkanımız Ali Demirçalı’nın belediye başkanlığı döneminden yaklaşık sekiz yıl önce isnat edilen bir suçlama nedeniyle, yerel mahkeme kararıyla, henüz dosya kesinleşmeden görevinden uzaklaştırılması açıkça yasaya aykırıdır’’ ifadesine yer verdi.

KESNİLEŞMEMİŞ BİR KARAR
CHP Çukurova ilçe Başkanı Avukat Ümit arif Özsoy, Çukurova Metropol Yazarı Murat yıldız’a konuştu. Demirçalı’ya isnat edilen suçlamanın belediye başkanlığı görevi ile ilgili olmadığına dikkat çeken Özsoy, ‘‘Görevden alma gerekçesi, Demirçalı’nın görevi esnasında işlenen bir suç da değildir. Dolayısıyla kesinleşmeyen bir yerel mahkeme kararına istinaden görevinden uzaklaştırılması tamamen siyasi bir karardır, hukuka aykırıdır’’ dedi.

SAHADAYIZ
CHP lideri Özgür Özel’in talimatıyla 81 ilde 973 ilçede aynı anda saha çalışmalarına başlandığını hatırlatan Başkan Özsoy, Çukurova’da da sahaya indiklerini belirterek, ‘‘Örgütümüzün ana kademesi, gençlik kollarımız, kadın kollarımız, mahalle temsilcilerimiz, komisyon yöneticilerimizle birlikte esnaf ve kahvehane ziyaretleri yaptık, emekli dinlenme evinde vatandaşlarımızla toplantı gerçekleştirdik. Çukurova ilçe örgütü olarak zaten bir süredir sahada mahalle toplantıları gerçekleştiriyor, her fırsatta da esnaf ve sivil toplum örgütü ziyaretleri yapıyorduk; bu kez de genel başkanımızın talimatıyla ülke çapında eş zamanlı olarak sahaya indik’’ diye konuştu.
Saha ziyaretlerinde vatandaşlarımızın iki büyük sorunu öncelikle dile getirdiğini kaydeden Başkan Özsoy, şu ifadelere yer verdi:
‘‘Bu sorunlardan birincisi işsizlik, hayat pahalılığı gibi ekonomik sorunlar; diğeri de yaşanan baskı ortamından şikâyet. Vatandaşlarımız artık görüşlerini bile dile getirmekten çekindiklerini belirtiyorlar. Ücretle geçinenler ücretlerinin yetmediğinden, emekliler emekli maaşının açlık sınırı altında kaldığından, gençler ülkede artık bir gelecek görmediklerinden, esnaf da siftah yapamamaktan şikâyetçi. Diğer yandan yaşanan hukuksuzluklar, sansür ve baskı nedeniyle insanlar kendilerini ifade etmekten bile çekinir hâle gelmişler.’’
BİZ HAZIRIZ
Çukurova ilçe örgütü olarak olası bir erken seçime yöneticileri, mahalle sorumluları, sandık kurulu görevlileri ve gönüllülerle hazır olduklarını söyleyen Özsoy, ‘‘Çukurova ilçemiz, üye sayımızın ve örgütlülüğümüzün en yüksek olduğu illerden biridir. Vatandaşlarımız da Çukurova’da Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve onun temsil ettiği değerlere hep sahip çıkmıştır, çıkmaktadır’’ diye konuştu.
TABLO KARANLIK
Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde 31 Mart seçimlerini kazanıp birinci parti olduktan sonra siyasal iktidarın hedefi hâline geldiğini belirten Özsoy, şunları kaydetti:
‘‘Özgür bir seçim ortamında sandıkta çoğunluğu kazanamayacağını anlayan siyasal iktidar, hukuku araçsallaştırarak yargı operasyonlarıyla gerek belediye başkanlarımıza gerekse Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğine yönelik, hukuksal dayanağı olmayan davalarla siyasi dizayn yapmaya çalışmaktadır. Kurultay davalarıyla yapılan budur. Ne yazık ki tarihte hiç olmadığı kadar yargı siyasallaştırılarak siyasi dizayn aracı hâline getirilmeye çalışılmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi’ni seçmenler seçer, iktidara getirir; Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanını delegeler seçer. Bunun dışında atanmış bir kişinin meşruiyeti olamaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik butlan davaları, doğrudan halkın seçme ve seçilme özgürlüğüne yapılmış; ülkede var olan demokrasi ve hukuksal güvenliğin son dayanaklarını da bitirmeye yöneliktir. Bu davaların hukuksal hiçbir meşruiyeti yoktur.
Ülkenin genel manzarasına baktığımızda gerçekten tablo karanlıktır. Bir yandan ağır ekonomik zorluklar altında yaşayan ücretli çalışanlar, emekliler, esnaf; diğer yandan ülkenin geleceğinden umudunu kesmeye başlayan gençler… Çöken bir eğitim sistemi, işsizlik, gittikçe düşen alım gücü, geleceksizlik toplumsal çöküş yaratmaktadır. Ülkenin artık yeni bir dile, yeni bir bakış açısına, özgürlüklere ve kamu kaynaklarını emeklilere, öğrencilere, gençlere, ücretli çalışanlara ayıracak politikalara ihtiyacı şiddetle vardır. Toplumumuz bu değişimi istemektedir, talep etmektedir. Bunun önüne hiçbir siyasi operasyonla engel olmak mümkün değildir. Bir an önce toplumun talep ettiği bu değişim doğrultusunda erken seçim yapılması, yepyeni bir kadroyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesi yakındır. Daha fazla özgürlük, daha insanca yaşam ve bu topraklarda geleceğini kazanmak isteyen milyonlarız. Umudumuzu kesmeden, dayanışmayla mücadeleye devam edeceğiz.’’





