Bazı barolar, siyasi partiler ve insan hakları örgütlerinin söylemlerini eleştiren Kanlı, bu değerlendirmelerin hukuki dayanağı olmadığını ifade etti.
Kanlı, Türkiye’nin gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla Birleşmiş Milletler nezdinde tarafsız bir tarih komisyonu kurulması çağrısını birçok kez yinelediğini belirterek, Ermenistan ile birlikte ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın bu çağrıya olumlu yanıt vermediğini söyledi.
“Ermeniler en huzurlu dönemini Osmanlı’da yaşadı”
Türk milletinin tarih boyunca farklı etnik kimliklere karşı yaklaşımına değinen Kanlı, Osmanlı döneminde Ermenilere çeşitli haklar tanındığını ve devlet yönetiminde görev aldıklarını ifade etti. Kanlı, Ermeni toplumunun en güvenli ve huzurlu dönemlerinden birini Osmanlı idaresi altında yaşadığını belirtti.
“Asıl soykırımı Ermeni çeteleri yaptı”
Birinci Dünya Savaşı yıllarına işaret eden Kanlı, o dönemde yaşanan olaylara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Başbakanlık Arşivleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 1910-1922 yılları arasında Anadolu’da 523 bin 955 Türk ve Müslüman’ın Ermeni çetelerince katledildiğinin belgelerle sabit olduğunu ifade etti.”
Tehcir kararı vurgusu
Osmanlı Devleti’nin aldığı tehcir kararına da değinen Kanlı, bu kararın güvenlik gerekçesiyle alındığını belirterek, süreçte insani hassasiyetlerin gözetildiğini ve ilerleyen yıllarda geri dönüşlere izin verildiğini söyledi.
“Araştırma komisyonu çağrısı karşılık bulmadı”
Türkiye’nin uluslararası alanda yaptığı çağrılara değinen Kanlı, tarafsız bir tarih komisyonu kurulması önerisinin kabul edilmediğini ifade etti.
“Bu iftiranın bir bedeli olmalıdır”
Açıklamasının sonunda sert ifadeler kullanan Kanlı, şu sözleri kaydetti:
“Kesin olan şu ki Türk milletinin alnı ak, yüzü paktır! Türkiye'yi soykırım suçu ile anmak, Türk milletine soykırım iftirası atmak ahmaklıktır, rezalettir, melanettir, ihanettir. Türk devletini suçlayan hainlerin bu topraklarda aldıkları her nefes, yedikleri her lokma haramdır. Bu iftiraların mutlaka bir bedeli olmalı ve sorumlular hakkında cezai müeyyideler içeren bir yargı süreci işletilmelidir”




