Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, soğuk havanın sinüslerdeki mukusun kuruyup koyulaşmasına yol açtığını belirterek, bu durumun sinüs kanallarının tıkanmasına ve mikroorganizmaların çoğalmasına uygun bir ortam oluşturduğunu söyledi.

Sinüzitin en sık görülen belirtileri arasında burun tıkanıklığı, baş ağrısı, yüz bölgesinde dolgunluk ya da basınç hissi ve burun akıntısı yer alıyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, kış aylarında sinüzitin daha sık görülmesinin tek bir nedene bağlı olmadığını ifade ederek, hastalığı tetikleyen faktörleri ve korunma yollarını anlattı.

Dr. Güzeldağ, soğuk havanın yalnızca mukusu koyulaştırmakla kalmadığını, damarları daraltarak sinüslerin doğal temizlenme mekanizmasını da zayıflattığını vurguladı. Bu süreci şu sözlerle anlattı:
'Bu durum sinüs kanallarının tıkanmasına yol açarak mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Ayrıca soğuk havanın damarları daraltıcı etkisi, sinüslerin doğal temizlenme mekanizmasını zayıflatır. Tüm bu faktörler, kış döneminde sinüzit riskinin artmasına neden olur. Soğuk hava nedeniyle insanların kapalı ve kalabalık ortamlarda daha uzun süre bulunması, virüs ve bakterilerin kolayca yayılmasına neden olur. Bunun yanı sıra yetersiz havalandırılan ve kuru havaya sahip ortamlar, sinüs mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabilir. Bu durum sinüslerin enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelmesine neden olur'

İyilik Hareketi Biz De Varız, 2026’ya Hazır
İyilik Hareketi Biz De Varız, 2026’ya Hazır
İçeriği Görüntüle

Üst solunum yolu enfeksiyonları riski artırıyor

Kış aylarında soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının yaygınlaştığını belirten Dr. Güzeldağ, bu enfeksiyonların sinüzit gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi. Güzeldağ, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
'Bu enfeksiyonlar, sinüs kanallarında iltihaplanmayı tetikleyerek sinüzit gelişimine zemin hazırlar. Özellikle viral enfeksiyonlar sinüzitin en sık nedenleri arasında yer alır. Kış aylarında bu enfeksiyonların artması, sinüzit vakalarının da yükselmesine yol açar. Kışın sıklıkla kullanılan ısıtıcılar ve klimalar, ortam havasını kurutarak sinüs mukozasının tahriş olmasına neden olabilir. Ayrıca ani sıcaklık değişimleri sinüslerin dengesini bozarak enfeksiyon riskini artırır. Bu nedenle kış mevsimine özgü yaşam alışkanlıkları, farkında olunmadan sinüzit gelişimine zemin hazırlayabilir. Kış mevsiminde bağışıklık sistemi, yılın diğer dönemlerine kıyasla daha zayıf olabilir. Zayıflamasına daha az maruz kalınması, D vitamini seviyelerinin düşmesine ve bağışıklığın zayıflamasına yol açar. Bağışıklık sistemindeki bu zayıflama, sinüslerin enfeksiyonlara karşı direncini azaltarak sinüzit görülme sıklığını artırır'

Sinüzitten korunmak için alınabilecek önlemler

Sinüzit tedavisinde genellikle burun spreyleri, ağrı kesiciler ve bol sıvı tüketiminin önerildiğini belirten Dr. Güzeldağ, uzun süren veya kronikleşen vakalarda antibiyotik tedavisi ya da daha ileri yöntemlerin gündeme gelebileceğini ifade etti.

Dr. Güzeldağ, sinüzitten korunmak için alınabilecek önlemleri ise şu şekilde sıraladı:
'Grip veya soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlarda tedaviyi geciktirmemek. Burun temizliğine özen göstermek ve burun tıkanıklığını azaltmak. Alerjiye yol açabilecek etkenlerden mümkün olduğunca uzak durmak. Islak saçla soğuk havaya çıkmamak. Doğrudan rüzgâra maruz kalmamaya dikkat etmek. Yaşanılan ortamın nem dengesini korumak.'

Kaynak: İHA