Henüz 13 yaşındayken çırak olarak başladığı mesleğini, memuriyet yılları da dahil olmak üzere hayatının her döneminde bırakmayan Demirdöken, ilerleyen yaşına rağmen çalışma azmiyle gençlere örnek oluyor.

Çocuk yaşlarda ustasından öğrendiği terziliği yıllar içinde geliştirerek mesleğinde ilerleyen Demirdöken, bir dönem kendi iş yerini açtı. Aynı süreçte memurluk sınavlarına da hazırlanan Demirdöken, 1980 yılında kazandığı sınavın ardından Gaziantep İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nde memur olarak göreve başladı.

27 yıl boyunca memuriyet görevini sürdüren Demirdöken, mesai saatleri dışında terzi dükkânında çalışmaya devam etti. Emekli olduktan sonra da mesleğinden kopmayan Demirdöken, 13 yaşında eline aldığı iğne ve ipliği 71 yaşında da bırakmadı.

Çevresindekilerin ve çocuklarının “artık emekli ol” çağrılarına rağmen her sabah erkenden dükkânının kapısını açan Demirdöken, akşam saatlerine kadar atölyesinde çalışmayı sürdürüyor. Sağlığı el verdiği sürece mesleğini bırakmayı düşünmeyen Demirdöken, terzilikte 55’inci yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor.

İş hayatına çok erken yaşta başladığını anlatan Müslüm Demirdöken, mesleğe giriş sürecini şu sözlerle aktardı:

"İlkokul 5'e gidiyordum. O zaman bir ağabeyimin tanıdığıyla ilkokulu bitirmeden mesleğe başladım. Bana mesleği öğreten Remzi Zirek ustamla uzun yıllar çalıştım. Hemen hemen 11 sene birlikte çalıştık. 11 sene sonra askere gittim. Askerden geldikten sonra yanından ayrıldım. Remzi Başdurk diye biriyle tanıştım. Bir müddet onunla çalıştıktan sonra kendi iş yerimi kurmaya karar verdim. 1983 yılında Ahmet diye bir arkadaşım vardı, kendisiyle ortak olduk. Daha sonra dükkanı arkadaşıma bıraktım. Ben memurluk sınavları vardı ve o sınava girdim. Sınavı kazandım ve memurluğa başladım. Bir süre Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalıştım. Ondan sonra oradan yatay olarak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne geçtim. 25 senemi Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde geçirdim ve emekli oldum" dedi.

Katmer Çılgınlığı Adana’yı Sardı! Tescilli Lezzet Adeta Yeniden Doğdu
Katmer Çılgınlığı Adana’yı Sardı! Tescilli Lezzet Adeta Yeniden Doğdu
İçeriği Görüntüle

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde geçirdiği yılları da anlatan Demirdöken, kurumda severek çalıştığını belirterek şunları söyledi:

"O dönem Gençlik ve Spor İl Müdürümüz İsmail Kurt vardı. İsmail Kurt, bize çok yakınlık gösterdi, iyilik yaptı, yanına aldı. Onunla beraber çalıştık. bilet satardık, saha hazırlardık, temizlik yapardık. Çimlerin bakımını yapar ve biçerdik, saha çizerdik. Sahayı maçlara hazırlardık. Memur olarak çalışıyordum. Kadromuz memurdu" şeklinde konuştu.

Memuriyet yıllarında da terzilikten hiç kopmadığını vurgulayan Demirdöken, çalışma temposunu şu sözlerle anlattı:

"Ben terzilik mesleğini severdim. Ben memurluk yaptığım dönemde de çalışırdım. Saat 17.00'dan sonra gece 01.00'e kadar çalışırdım. Terzilik mesleğinden hiçbir zaman kopmadım. Terzilik mesleğini severdim. Ömrüm yettiği ve sağlığım el verdiği müddetçe de çalışmaya devam edeceğim. Allah ömür verirse hep çalışacağım. Ben mesleğimi sevdim" ifadelerini kullandı.

Terzilik mesleğinin giderek kaybolmasından yakınan Demirdöken, mesleğin geçmişteki saygın konumuna dikkat çekerek şunları dile getirdi:

"Eskiden terzi ustası, bir öğretmen, bir doktor ve bir savcı kadar değeri vardı. Terzi ustaları parmakla gösterilirdi. Zaten o zaman tek bir-iki meslek vardı. Bir terzilik ve birde berber vardı. O dönemlerde öğretmene ev bile vermezlerdi. Esnafa verirlerdi. Şimdi tam tersi oldu. Şimdi esnafa ev vermiyorlar, memur diye öğretmene veriyorlar. Çünkü öğretmenin arkasında devlet var ve öğretmenin belirli bir maaşı var. Esnaf ya çalışıyor ya hiç çalışmıyor. Ya kazanıyor ya kazanmıyor. Ya iş oluyor ya olmuyor. Eleman zaten yok, kalmadı. Bizim dönemimizde aileler okul tatil olmadan çocuğunu bir işe yerleştirir ve yerini yapardı. Çocuğunun meslek sahibi olmasını isterdi. Fakat şu an eleman yok. Terzilikte bitti. Hemen hemen tüm terzi ustaları tek başına elamansız çalışıyor" diye konuştu.

Kaynak: İHA