Ankara’da düzenlenen basın toplantısında Jeoloji Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hüseyin Alan, Yönetim Kurulu Üyesi Düzgün Esina ve Jeofizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Demirci ile birlikte kamuoyuna açıklamalarda bulunan Dr. Şevkin, teklifin 21, 22, 23 ve 24’üncü maddelerinin zemin etüdü hizmetlerini kökten ortadan kaldıracağını vurguladı.
“Bilimsel Zemin Etütleri Hiçe Sayılıyor”
Teklifin, 6 Şubat depremlerinin acı yıldönümüne yaklaşılan bir dönemde Meclis gündemine gelmesini eleştiren Dr. Şevkin, bilimsel zemin etütlerini yok sayan düzenlemelerin deprem güvenliğini de tehlikeye atacağını ifade etti.
“Yaklaşık 7 Bin Mühendis İşsiz Kalabilir”
CHP’li Dr. Şevkin, kanun teklifiyle getirilmek istenen düzenlemelerin doğuracağı sonuçları şu maddelerle aktardı:
“- Etüt ve proje müellifliği sisteminin tamamen ortadan kaldırılması Jeoloji mühendisliğinin bireysel bilgi üretimi, deney, test ve bilimsel gelişim temeli yok edilmektedir. Mühendislik hizmeti, yaratıcılığı ve gelişimi olmayan, birkaç bürokratın dar çerçevesinde robotik bir yapıya dönüştürülmek istenmektedir. Serbest mühendislik zapturapt altına alınmakta, yaklaşık 7 bin jeoloji mühendisi işsiz bırakılma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.
-
Zemin etüdü hizmetlerinde kota ve sınırlama getirilmesi Hangi ilde kaç firmanın çalışacağı, firmalarda kimlerin istihdam edileceği doğrudan Bakanlık tarafından belirlenecektir. Yaklaşık 2 bin tescilli firmanın büyük bölümü kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak, binlerce jeoloji ve jeofizik mühendisi işsiz kalacaktır.
-
Zemin laboratuvarlarına getirilen imkânsız zorunluluk Dünyada hiçbir örneği olmayan bir uygulama ile her sondajın başında sabahtan akşama kadar personel bulundurma zorunluluğu getirilmektedir. Bu düzenleme laboratuvarları fiilen çalışamaz hale getirecek, yüzlerce personel istihdamı gerektirecek ve paradoksal olarak sahteciliğin önünü açacaktır.”
“Depreme Karşı Bilimsel ve Katılımcı Yaklaşım Şart”
Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Deprem Komisyonu’nda jeoloji mühendislerinin yapı denetim süreçlerine dahil edilmesi yönünde öneriler sunulduğunu hatırlatarak, buna rağmen mesleği dışlayan bu teklifin Meclis gündemine gelmesini kabul edilemez bulduğunu söyledi.
Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çeken Dr. Şevkin, meslek odaları, üniversiteler ve ilgili tüm paydaşların sürece dahil edilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“- Şehirlerimizi rant kaygısından uzak, meslek odaları, üniversiteler, toplum ve karar vericilerin katılımcı modeliyle, bilimin ve mühendisliğin ışığında planlamalıyız.
-
İmar planları; afet risk haritaları, mikro bölgeleme çalışmaları ve altyapı planlarıyla bütüncül hazırlanmalı, şeffaf süreçlerle uygulanmalıdır.
-
Belediyelerde yeterli sayıda ve yetkinlikte jeoloji mühendisi istihdam edilmeden yapı ruhsatı verilmemeli; bu eksiklik giderilene kadar ruhsat işlemleri askıya alınmalıdır.
-
Afetlere hazırlık; keyfi müdahalelere kapalı, bilimsel temelli ve caydırıcı hukuki-cezai yaptırımları olan kalıcı yasal düzenlemelerle sağlanmalıdır.”
Kanun Teklifine Geri Çekme Çağrısı
Kanun teklifinin ilgili maddelerinin geri çekilmesi ya da bilimsel ve kamusal yarar gözetilerek yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Şevkin, şu çağrıyı yaptı:
“Bu yasaya karşı hep birlikte yüksek sesle itiraz etmeli, kamuoyunu bilgilendirmeli ve mesleğimizin, bilimin ve ülkemizin geleceğini korumalıyız.”
“Yer Bilimcilerine Şiddetle İhtiyaç Var”
Açıklamasının sonunda Dr. Şevkin, Türkiye’de yaşanan afetlere dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu kadar afetin yaşandığı, neredeyse yılda bir defa ölümlü depremlerin meydana geldiği, doğa olaylarının insan eliyle ne yazık ki afete dönüştüğü ülkemizde jeoloji, jeofizik mühendisleri ve yer bilimcilere şiddetle ihtiyaç vardır. Kamuda çalışan mühendislerin ücretlerinin iyileştirilmesi, yasal düzenlemeler yapılırken bilimin, sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin ve ilgili meslek odalarının görüşlerinin alınması büyük önem taşımaktadır.”




