Şevkin, çocukların daha ağır cezalarla değil, suça sürüklenmelerine neden olan koşulların ortadan kaldırılmasıyla korunabileceğini vurguladı.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin 5. maddesi üzerine konuşan CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, düzenlemenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Teklifin bütüncül bir çocuk politikası oluşturmaktan uzak olduğunu savunan Şevkin, düzenlemenin ağırlıklı olarak belirli yaş gruplarındaki çocuklara yönelik cezaların artırılmasına odaklandığını ifade etti.
"Çocuklar suç işledikten sonra daha ağır cezalandırılarak korunmaz"
Çocuk adalet sisteminin temel amacının cezalandırma değil, çocukların suça sürüklenmesini önlemek ve yeniden toplumsal yaşama güven içerisinde katılmalarını sağlamak olduğunu belirten Şevkin, şöyle konuştu:
“Çocuk adalet sisteminin asıl görevi; çocuğu suça sürükleyen yoksullukla, eğitimden kopuşla, ihmalle, istismarla, çocuk işçiliğiyle ve örgütlü suç ağlarıyla mücadele etmektir”
"15-18 yaş grubu da kapsam altına alınmalı"
Düzenlemenin yalnızca 15 yaş altındaki çocuklarla sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Şevkin, 15-18 yaş arasındaki çocukların da sosyal inceleme bakımından aynı koruyucu yaklaşım içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Anayasa'nın 41. maddesine dikkat çeken Şevkin, sosyal inceleme konusunda çocukların yaş gruplarına göre farklı değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Adli tıp ve pedagojik altyapı uyarısı
Kanun teklifinin uygulama aşamasında ortaya çıkabilecek sorunlara da değinen Şevkin, adli tıp, pedagog ve ilgili altyapıdaki yetersizliklerin süreçlerin uzamasına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Bu durumun çocukların uzun süre şüpheli konumunda kalmasına ve "lekelenmeme hakkı"nın zarar görmesine yol açabileceğini belirten Şevkin, çocuk adalet sisteminin yalnızca ceza hukuku çerçevesinde ele alınmaması gerektiğini söyledi.
"Önce bataklığı kurutmak zorundayız"
Çocuk adaletinin etkin şekilde uygulanabilmesi için kurumlar arası koordinasyonun sağlanması, sosyal hizmet uzmanlarının ailelere zamanında ulaşabilmesi ve koruyucu-önleyici tedbirlerin önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Şevkin, CHP'nin yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:
“Yasanın temel amacı cezalandırma değil; öncelikle çocuğun suça sürüklenmesini önlemek, suça karışmışsa bir daha aynı koşullara dönmesini engellemek, rehabilite etmek ve eğitim yoluyla yeniden toplumsal yaşama güven içinde katılımını sağlamaktır.”
Çocuk adalet sisteminin başarısının kaç çocuğun mahkûm edildiği veya verilen cezaların ağırlığıyla ölçülemeyeceğini dile getiren Şevkin, asıl ölçütün çocukların suça temasının ne kadar önlendiği ve suça sürüklenme oranının ne ölçüde azaltıldığı olması gerektiğini söyledi.
"Çocuk yoksulluğu azaltılmadan suça sürüklenmenin önüne geçilemez"
Çocukların suça sürüklenmesinde ekonomik ve sosyal şartların önemli rol oynadığına dikkat çeken Şevkin, çocuk yoksulluğuyla etkin mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Şevkin, “Derin yoksulluk altında çocukların suç örgütlerinin güdümüne girmesi çok daha kolaydır. Bu nedenle yoksulluğu azaltmadan çocukların suça bulaşmasının önüne geçmek olası değildir. Önce bataklığın kurutulması gerekir” dedi.
Çeteler, mafya yapılanmaları ve uyuşturucu örgütlerinin çocukları kullanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Şevkin, çocukların sosyal ve ekonomik açıdan güçlendirilmesinin suçla mücadelenin de temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
"Sosyal destek siyasi takdire bırakılmamalı"
Çocukların korunmasına yönelik politikaları da sıralayan Şevkin, şu başlıklara dikkat çekti:
- Çocuk yoksulluğuyla etkin biçimde mücadele edilmeli.
- Ailelere verilecek sosyal destekler siyasi takdire bırakılmamalı, hak temelli ve güvence altında olmalı.
- Okullarda çocuklara en az bir öğün yemek sağlanmalı.
- Barınma ve küçük ölçekli çocuk dostu bakım birimleri oluşturulmalı.
- Okul terkleri, aile içi şiddet ve madde bağımlılığı gibi risk faktörleri erken dönemde tespit edilmeli.
- Dezavantajlı mahallelere özel önem verilmeli.
- Mesleki eğitim, sanat ve spor faaliyetleri yaygınlaştırılmalı.
- Devlet, temel eğitimin terk edilmesine izin vermemeli; her çocuğun eğitim hakkına erişimi güvence altına alınmalı.
- Çocuk işçiliği ve çocuk istismarıyla etkin mücadele edilmeli.
- Aileden başlayan eğitim sürecinden medyaya, sivil toplumdan kullanılan dile ve televizyon programlarına kadar çocukların rol model aldığı tüm alanlarda çocuk haklarını koruyan bir yaklaşım benimsenmeli.
"Aceleci yasa yapımı yasama ciddiyetiyle bağdaşmıyor"
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olayların araştırılması amacıyla kurulan komisyonun bulguları beklenmeden ve elde edilen veriler bütüncül biçimde değerlendirilmeden teklifin Adalet Komisyonu'na getirilmesini de eleştiren Şevkin, kapsamlı bir çocuk politikası oluşturulmadan yapılan bu düzenlemenin yasama ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi.
Şevkin, yalnızca cezai sonuçlara odaklanan yaklaşımın sosyal sorunların varlığını kabul ettiğini ancak çözüm noktasında yine ceza hukukunun dar sınırlarına başvurduğunu belirtti.
"Çocuk adaleti, sadece ceza indiriminden ibaret değildir"
Çocuk adaletinin genel ceza adaletinin altında, yalnızca yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirimlerinin uygulandığı tali bir alan olmadığını vurgulayan Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM'nin koruyucu, önleyici, rehabilite edici ve eğitim temelli bir çocuk politikası oluşturması gerektiğini ifade etti.
Şevkin, kanun teklifindeki eksikliklerin giderilmesini talep ederek konuşmasını tamamladı.





