‘’ÇOK YÖNLÜ ELE ALINMALI’’
YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, okullarda yaşanan şiddet olayları ve akran zorbalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Okullarda şiddetin yalnızca okul güvenliği meselesi olarak görülmesinin büyük bir eksiklik olduğunu vurgulayan Barut, sorunun çok yönlü bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade etti.
‘’ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 89,4’Ü AKRAN ZORBALIĞINA TANIK OLDU’’
Çocukların okulda şiddetle karşılaşmasının eğitim politikaları, aile yapısı, ekonomik sorunlar, psikolojik destek, akran ilişkileri ve sosyal medya gibi birçok konuyla bağlantılı olduğunu belirten Barut, öğretmenler arasında yapılan bir araştırmaya da dikkat çekti. Barut, “Nitekim yapılan bir öğretmen araştırmasında öğretmenlerin yüzde 89,4'ünün okullarında akran zorbalığına tanık olduğunu belirtmesi, meselenin ne kadar yaygın bir sorun olarak algılandığını gösteriyor” dedi.
‘’GÜVENLİK ÖNLEMİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL’’
Devletin son dönemde okullarda güvenliğin artırılması amacıyla farklı bakanlıkların katılımıyla yeni tedbirler açıklamasını önemli bulduğunu belirten Barut, ancak güvenlik uygulamalarının tek başına yeterli olmayacağını dile getirdi. Okullarda şiddetin önlenebilmesi için koruyucu ve önleyici çalışmaların da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
‘’MÜCADELE SİSİTEMATİK HALE GETİRİLMELİ’’
Her okulda yeterli rehberlik ve psikolojik danışmanlık desteğinin bulunmasının önemine işaret eden Barut, risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Öğretmenlerin bu süreçte yalnız bırakılmaması ve ailelerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Barut, akran zorbalığı ve siber zorbalıkla mücadelenin de sistematik hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Çocukların okullarda korkuyla değil, güven içinde eğitim görmesini sağlamanın devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirten Barut, “Eğitim ortamında şiddeti önlemek, şiddet ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekten çok daha değerlidir. Bu anlamda güvenli okul, güvenli eğitim talebimizi yineliyoruz. Öte yandan parasız, bilimsel, demokratik, laik ve çağdaş eğitim için mücadelemizi büyütüyoruz” diye konuştu.
Çukurova Metropol muhabirinin gazete ve televizyonlar ile gazetecilere ve bazı platformlara ait onlarca X hesabına erişim engeli getirilmesine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Barut, basın ve ifade özgürlüğünün demokrasinin temel güvenceleri arasında yer aldığını söyledi.
Hukuka aykırı içeriklerin bulunması halinde yasal mekanizmaların işletilebileceğini belirten Barut, gazetecilerin, haber kuruluşlarının, akademisyenlerin ve yurttaşların sosyal medya hesaplarına art arda erişim engelleri getirilmesi durumunda, bu kararların gerekçelerinin kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde sunulması gerektiğini ifade etti.
Özellikle ekonomik ve siyasi gelişmelerin yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde, kamuoyunun haber alma kanallarının daraltılmasının güven sorununu büyüteceğini savunan Barut, yanlış bilgiyle mücadele edilirken eleştiri hakkının da korunması gerektiğini dile getirdi.
Barut, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Biz ‘her paylaşım doğru kabul edilsin’ demiyoruz. Yanlış bilgi varsa hukuk çerçevesinde müdahale edilsin. Fakat eleştiri ile suç arasındaki sınır da hukuk içinde korunmalıdır.
Demokraside çözüm, hoşumuza gitmeyen sesleri susturmak değil; doğru bilgiye daha fazla ulaşılmasını sağlamaktır.
Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla şeffaflık, daha güçlü hukuk güvencesi ve daha özgür bir kamuoyu tartışmasıdır. İktidar darbe vurduğu adaletin ve hukukun üstündeki vesayeti kaldırmalı, baskıcı zihniyet terk edilmeli, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, itiraz edenlerin susturulması çabası artık son bulmalıdır.”




