Moderatörlüğünü Uzm. Dr. Semra Günaştı’nın yaptığı etkinlikte, Prof. Dr. Adnan Gümüş (Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi) ve Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı (Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi ve Bilişimi Anabilim Dalı) konuşmacı olarak katıldı.
Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Uzm. Dr. Özden Polatöz, iyi hekimin yalnızca bilgiyle değil, bilimsel düşünce, etik değerler ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetiştiğini belirterek, “‘Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?’ başlıklı bu söyleşi, yalnızca tıp fakültelerini ilgilendiren bir tartışma değildir. Aynı zamanda nasıl bir eğitim sistemi içinde hekim yetiştirdiğimizin ve nasıl bir toplum geleceği kurduğumuzun da tartışmasıdır. İyi bir gelecek istiyorsak, iyi bir eğitim sistemi kurulmalıdır.” dedi.
Uzm. Dr. Polatöz, günümüz eğitim sistemine yönelik eleştirilerini de dile getirerek, “Bugün ne yazık ki eğitim sistemimiz; eleştirel düşünceyi teşvik eden, bilimsel merakı besleyen, özgür bireyler yetiştiren bir yapıdan giderek uzaklaşmaktadır. Ezbere dayalı, sorgulamayı geri plana iten ve giderek daha fazla merkeziyetçi bir anlayışın hâkim olduğu bir eğitim ortamı, yalnızca öğrencilerin değil toplumun geleceğinin de önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bu tablo, tıp eğitimini de doğrudan etkilemektedir. Üniversitelerin ve eğitim hastanelerinin artan hizmet baskısı altında bırakılması, tıp fakültelerinin plansız biçimde çoğaltılması ve eğitimin niteliğinin geri plana itilmesi önemli sorunlar yaratmaktadır. Oysa tıp eğitimi piyasa mantığıyla ya da yalnızca hizmet üretme baskısıyla yürütülemez. İyi hekim; yalnızca bilgiyle değil, bilimsel düşünceyle, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetişir. Adana Tabip Odası olarak; bilimsel, laik, kamucu ve toplum sağlığını önceleyen bir eğitim anlayışının hem genel eğitim sistemi hem de tıp eğitimi için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Moderatör Uzm. Dr. Semra Günaştı ise eğitimin toplumsal etkisine dikkat çekerek, “Eğitim sistemleri yalnızca meslek insanları yetiştirmez; aynı zamanda bir toplumun düşünme biçimini, kültürünü ve ahlaki yönünü de şekillendirir. Asıl soru ‘Nasıl bir gelecek istiyoruz’dur. Bugün dünyada bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Ancak bilgi bolluğunun içinde bilgelik, eleştirel düşünme ve etik sorumluluk her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle çağımızın eğitim anlayışı; ezberleyen değil sorgulayan, itaat eden değil düşünen, yalnızca bireysel başarıyı değil toplumsal sorumluluğu da önemseyen bireyler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Tıp eğitimi, eğitim tartışmalarının en kritik alanlarından biridir. Çünkü tıp yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda insan hayatına doğrudan dokunan bir sorumluluk alanıdır.” dedi.
Konuşmaların ardından Prof. Dr. Adnan Gümüş ve Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı, tıp eğitimi ve genel eğitim sistemi üzerine slayt sunumlarıyla katılımcıları bilgilendirdi. Söyleşi sonunda Dr. Hakan Şen, Dr. Haluk Özkut ve Uzm. Dr. Sedat Yeniocak konuşmacılara günün anısına teşekkür ederek plaket takdim etti.





