‘’İNADINA YAZIYORUM’’
Yazar Muhittin Çoban, günümüzde insanların bilgiye ulaşma biçimlerinin değiştiğini belirterek, kitap okuma alışkanlığındaki gerilemenin nedenleri arasında dijitalleşmenin yanı sıra görsel sanatların öne çıkmasını ve ekonomik sıkıntıları gösterdi. Çoban, tüm olumsuzluklara rağmen yazmaya ve kitap üretmeye devam ettiğini vurgulayarak, “İnadına yazıyorum” dedi.

Çoban, bu noktada edebiyatın yalnızca bireysel bir ifade biçimi olmadığını, aynı zamanda toplumların hafızasını taşıyan önemli bir araç olduğunu vurguluyor. Ona göre yazmak, unutulmaya ve yok sayılmaya karşı bir direnme biçimi de olabiliyor. Çoban'a göre sanatçının ve edebiyatçının toplumdaki konumu yalnızca kültürel bir mesele değil. Aynı zamanda toplumun düşünsel yapısıyla da doğrudan ilişkili. Bu nedenle edebiyatın geri plana itilmesinin toplumun sorgulama ve düşünme gücünü de etkilediğini düşünüyor. Çoban, yazmayı yalnızca bir meslek ya da üretim alanı olarak görmediğini, edebiyatın insanın düşünsel ve duygusal dünyasını geliştiren önemli bir alan olduğunu ifade ediyor.

Çoban, edebiyatın yalnızca sorunlar karşısında başvurulan bir sığınak olmadığını, insanın kendisini daha ileriye taşıması için de önemli olduğunu düşünüyor. Yazmanın kişiye sorgulama, düşünme ve kendisini yeniden kurma imkânı sunduğunu belirtiyor.

Çoban, edebiyat dünyasında görünür olmanın yalnızca kitap yazmakla mümkün olmadığını, tanıtım ve medya görünürlüğünün de büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Ona göre edebiyatçının topluma ulaşabilmesi için eserlerinin okura ulaştırılması kadar, tanıtımının yapılması da gerekiyor.

Edebiyatçıların hak ettiği değeri görmediği, kitap basım oranlarının düştüğü ve okuma alışkanlıklarının giderek değiştiği bir dönemde, yazar Muhittin Çoban ile edebiyatı, yazarlığı, kitaplarını ve sanat dünyasının bugününü konuştuk.
‘’GÖRSELLİK ÖNE ÇIKTI’’
Kitap basım oranlarında önemli bir düşüş var. Sizce bunun nedeni nedir?
Bunun çok nedeni var. Birincisi okumaya ilgi azaldı. İnsanlar okuyarak bilgilenmek yerine izleyerek bilgilenmeyi seçiyor. Görsel sanatlar öne geçti. Kendimizi yormadan öğreniyoruz.
Bir diğer nedeni ekonomi. 500 lira verip kitap alacağına ekmek alırım daha iyi, diyor. Sadece kitaplarda tiraj düşmedi, gazetelerin de tirajı düştü. Önceleri bayilerin rafları gazete doluydu. Mevcut sistem de okumanın azalmasını istiyor, bunun gayreti içinde.
Günümüzde bilgiye ulaşmanın çok daha kolay hale geldiği düşünülüyor. Ancak Çoban'a göre bu kolaylık, okuma alışkanlığının yerini tutmuyor. Özellikle edebi eserlerin insana yalnızca bilgi vermediğini, aynı zamanda düşünme, hayal kurma ve estetik bakış açısı kazandırdığını savunuyor.
“BİLE BİLE İNAT…”
Tüm bu olumsuzluklara rağmen neden hâlâ ısrarla yazıyor ve kitap çıkarıyorsunuz?
Bile bile... İnat bu işte. Yazım sanatı ölmedi, ölmemeli. Ben kulaktan dolma bilgilenmeyi sakat buluyorum. Kitaplar, yani şiirler, öyküler, romanlar insanı estetize ediyor, düş kurduruyor, bunun için bile yazmalı.
Her çağda ve bu çağda sistemli olarak değersizleştirme politikasıyla karşı karşıyayız. Ne kadar az edebiyatçı sanatçı varsa sistemlerin o kadar az başı ağrır, bunu bildikleri için değersizleştiriliyoruz, işte bunun için inadına yazmalı.
Enver Gökçe de yok sayıldı. Nihat Behram, “Gökçe yok edilmek istenen bir halk cevheri” demişti sanırım. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sadece inatçılar yok edilmek istenmiyor, inatla var olmak isteyen halklar da yok edilmek isteniyor. İşte bunun için inatla yazmalı.
Yazmak iyileştirir mi?
Tabii ki! Biz hastalanınca iyi olma telaşına gireriz. Ama doğru edebiyat, sanat, yani materyalist edebiyat bize der ki, iyiyken daha nasıl iyi olurum? Bu çok önemli bir soru, işte bunun için inadına yazıyorum.
Kaç kitabınız var?
10 kitap. 10 kitabı olan biri Avrupa’da çok para kazanır, halk tanır, TV'lerde görür. Bizde sistemi rahatsız etmeyenler ekrana gelir, ulusal (yandaş) basında yer bulur. Çok okunmak, tanınmak tanıtıma bağlı.
Kitaplarınızı sayar mısınız?
Ayıp olacak bana şimdi. Ben yine de birkaçını sayayım. Dört romanım var: Bir Gün, İşgal, Edepsiz, Kürt Kızı. Dört adet de deneme, bir biyografi, bir anı. Son yayımlanan, Savunma.
Neden layık olduğunuz yerde değilsiniz?
Dedim ya, sevilmiyoruz, materyalist bir yazar sevilmez. Halkın kendine ait bilinci dumura uğradığından sistemin sunduğu yazarları doğru yazarlardan sayıyor. Ne yapalım, tersini göstermek için inadına yazıyorum.
“İNADINA OKUMALIYIZ”
Son olarak okurlara ne söylemek istersiniz?
İnadına okumalıyız.
İnadına severek.




