TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi tarafından düzenlenen festivalin bu yılki teması “kurmaca”. Festival; konuşmaların yanı sıra
sergiler, atölyeler, enstalasyonlar, dijital deneyimler ve genç mimarlara yönelik çalışmalarla Adana’yı
üç gün boyunca çok disiplinli bir kültür ve tasarım buluşmasına dönüştürecek.
TMMOB Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Canan Aksu, Adana Mimarlık
Festivali’nin yalnızca mimarlık dünyasının kendi içindeki bir buluşma olmadığını belirterek, “Adana’nın
güçlü tarihsel, kültürel ve mekânsal birikimini mimarlık üzerinden yeniden düşünmek; farklı
disiplinleri aynı masada buluşturmak istiyoruz. ‘Kurmaca’ teması da tam olarak bu yaratıcı karşılaşma
alanını tarif ediyor” dedi.

MİMARLIK, “KURMACA” TEMASIYLA YENİDEN DÜŞÜNÜLECEK
Mimarlar Odası Adana Şubesi tarafından organize edilen 3. Adana Mimarlık Festivali, 15–17 Ekim
2026 tarihleri arasında Adana Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Celal Abdi Güzer’in öngörü ve
rehberliğinde şekillenen festivalin küratörlüğünü ise Nilüfer Kozikoğlu üstleniyor.
Festivalin ana teması olan “kurmaca”, mimarlığın yalnızca yapı üretme pratiği olmadığını; malzeme,
bağlam, hayal gücü, teknoloji, kent ve insan ilişkileri üzerinden sürekli yeniden kurulan bir düşünme
ve üretme alanı olduğunu tartışmaya açacak.

Küratoryal yaklaşımda, mimarlık tarihinin kopyalar ve tekrarlarla ilişkisine dikkat çekilirken, yapay
zekânın da bu tartışmayı yeni bir boyuta taşıdığına vurgu yapılıyor. Kopyanın bağlamını yitirmesi ile
yaratıcı üretimin adaptasyon, dönüşüm, yansıtma ve yeniden biçimlendirme olanakları arasındaki
ilişki festivalin temel tartışma başlıklarından birini oluşturacak.
Adana Valisi Mustafa Yavuz ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanvekili Güngör Geçer ile ilçe
belediye başkanları, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, kent protokolü, Adana basını ve tüm
odalara davetiyeleri sunan Canan Aksu, festivalin temasına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Kurmaca, bizim için gerçeğin karşıtı değil; gerçeği yeniden düşünmenin, farklı ihtimalleri denemenin
ve yeni bağlamlar kurmanın bir yolu. Mimarlık da zaten tam olarak böyle bir üretim alanı. Bir yapının
hikâyesi yalnızca taşında, betonunda ya da çeliğinde değil; bulunduğu kentte, coğrafyada, insanda ve
zamanda saklıdır. Festivalimiz bu hikâyeleri farklı disiplinlerin katkısıyla birlikte okumayı amaçlıyor.”

ADANA MÜZESİ, ENDÜSTRİYEL MİRAS İLE MİMARLIĞIN BULUŞMA NOKTASI OLACAK
Festivalin Adana Müzesi’nde gerçekleştirilmesi de “kurmaca” temasının önemli bir parçasını
oluşturuyor. Kentin merkezinde yer alan endüstriyel miras kompleksi, bir yandan geçmişin üretim ve
yapı kültürünün izlerini taşırken, diğer yandan bölgenin binlerce yıllık arkeolojik birikimiyle yan yana
duruyor. Festival, bu çok katmanlı mekânsal hafızayı yalnızca bir etkinlik alanı olarak değil,
tartışmanın doğrudan parçası olarak ele alacak.
ENDÜSTRİYEL GEÇMİŞTEN ARKEOLOJİK BİRİKİME
Canan Aksu, Adana Müzesi’nin festival açısından taşıdığı anlamı şöyle anlattı:
“Adana Müzesi bizim için son derece özel bir buluşma zemini. Çünkü burada endüstriyel miras ile
binlerce yıllık arkeolojik geçmiş yan yana duruyor. Mimarlık da tam bu noktada geçmiş, bugün ve
gelecek arasında bağ kuruyor. Festivalin üç gün boyunca bu mekânsal hafızayla konuşmasını ve
Adana’nın kendi hikâyesinden güç almasını istiyoruz.”
Türkiye’den ve yurt dışından mimar, tasarımcı, sanatçı ve farklı disiplinlerden isimlerin katılımıyla
gerçekleştirilecek festivalde mimarlık, kendi sınırları içerisinde değil; edebiyat, sanat ve arkeolojiyle
kurduğu ilişkiler üzerinden ele alınacak.
Böylece Adana Mimarlık Festivali, yalnızca profesyonellerin ve öğrencilerin takip edeceği bir mimarlık
etkinliği olmanın ötesine geçerek, kentin kültür ve sanat yaşamına da açık bir buluşma alanı
oluşturmayı hedefliyor.
ÜÇ GÜN BOYUNCA SERGİ, ATÖLYE, ENSTALASYON VE YENİ KARŞILAŞMALAR
Festival programında konuşmaların yanı sıra farklı deneyimlere olanak sağlayacak atölyeler, sergiler
ve enstalasyonlar da yer alacak.
Davetli mimar ve sanatçıların hazırlayacağı “kurmaca kentler” imgeleri özel bir sergide bir araya
getirilecek. Festival kapsamında Kambeton ile gerçekleştirilecek çalışmada ise prefabrik beton yapı
elemanları kullanılarak oyuncu bir örüntü pavyon oluşturulacak ve bu alan çeşitli röportajlara ev
sahipliği yapacak.
Genç mimarların Adana ve Adana Müzesi üzerine gerçekleştireceği görsel üretimler, dijital deneyim
ve performans çalışmaları ile Adana’ya yönelik bir yarışma da festivalin “kurmaca” ruhunu farklı
üretim biçimleriyle görünür kılacak.
GENÇ MİMARLAR VE FARKLI DİSİPLİNLER AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK
Canan Aksu, festivalin özellikle genç mimarlar açısından da önemli bir karşılaşma alanı oluşturacağını
belirterek şöyle konuştu:
“Genç mimarların yalnızca dinleyen değil, üreten ve söz söyleyen aktörler olmasını önemsiyoruz.
Adana’yı, müzeyi, kenti ve mimarlığı kendi bakış açılarıyla yeniden yorumlayabilecekleri alanlar
oluşturuyoruz. Aynı zamanda edebiyat, sanat ve arkeoloji gibi alanlardan katılımcılarla mimarlık
arasındaki sınırları kaldırmak istiyoruz. Çünkü kent dediğimiz şey zaten tek bir disiplinin ürünü değil;
birlikte kurduğumuz çok katmanlı bir yaşam alanı.”
MİMARLIK FESTİVALİ ADANA’NIN KÜLTÜREL HAFIZASINA YENİ BİR KATMAN EKLEYECEK
Adana Mimarlık Festivali, üçüncü yılında da mimarlık dünyasının önemli isimlerini Adana’da
buluştururken, kentin kültürel hayatına yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyor.
15–17 Ekim 2026 tarihleri arasında Adana Müzesi’nde gerçekleşecek festival; mimarlığı konuşmanın
yanı sıra üretmeyi, deneyimlemeyi, karşılaşmayı ve yeniden düşünmeyi merkeze alacak.
TMMOB Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Canan Aksu, tüm Adanalıları festivale
davet ederek sözlerini şöyle tamamladı:
“Adana’nın geçmişi çok güçlü, bugünü çok canlı ve geleceği için söyleyecek çok sözü var. Biz 3. Adana
Mimarlık Festivali ile bu sözün bir parçası olmak istiyoruz. 15–17 Ekim tarihlerinde Adana Müzesi’nde
mimarlığın, sanatın, tasarımın, arkeolojinin ve kentin farklı hikâyelerinin buluşacağı üç gün
yaşayacağız. Tüm Adanalıları bu ortak kurmacanın, bu ortak üretimin parçası olmaya davet ediyoruz.”





