Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Ali
Taşdemir, 15 ili kapsayan 20 milyonluk bir nüfusa hitap ettiklerini hatırlatarak, 2011-2025
yılları arasında 25’i yatılı olmak üzere toplam 276 kişinin kumar nedeniyle tedavi gördüğünü
açıkladı. Taşdemir, “2011-2015 yılları arasındaki yaş dağılımına baktığımızda; küçük yaştaki
başvuruların neredeyse hiç olmadığını görürken, özellikle son 5 yılda 25 yaş altı başvuruların
arttığı, hatta 18 yaş altı başvuruların olduğunu görüyoruz” dedi. Taşdemir, Türkiye’yi sarsan
bahis skandalıyla ilgili olarak da; “Onları cezalandırmak yetmiyor. Bu davranışın altında
yatan bir patolojik kumar bağımlılığı varsa bu tedavi edilmeli” çağrısını yaptı.
Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Ali Taşdemir,
Türkiye’de bahis bağımlılığının 14 yaşa kadar düştüğünü, özellikle her 100 gençten 6’sının
bağımlılığa meyilli olduğunu söyledi. Taşdemir, 20 milyonluk bir nüfusa hitap eden hastanede
yatılı tedavi gören bahis bağımlısı sayısının, son yıllarda 3 kat arttığını vurguladı.

BAHİS BAĞIMLILIĞI ARTIYOR
Bahsin, özellikle son dönemde psikiyatrinin de en çok ilgilendiği davranışsal bağımlılık
konularından biri olduğunu vurgulayan Uzman Doktor Ali Taşdemir, “Biz, bu duruma;
‘patolojik kumar bağımlılığı’ diyoruz. Özellikle erişkin yaşlarda görülen bu bağımlılık, çok
dikkat çekici bir hale geldiği gibi Türkiye’de ciddi oranda giderek artıyor. Buradaki en önemli
sorun, kolay ulaşılabilir olması. Türkiye’de bahsin yasal zemini de var” yorumunu yaptı.
AİLEVİ YIKIMLAR YAŞANIYOR
Bağımlılığa yatkın olan bireylerin, bu oyunlarla tanıştıktan sonra özellikle ödül mekanizması
ile bundan ciddi bir haz aldığını vurgulayan Taşdemir, “Sosyal, alevi ve maddi olarak çok
ciddi yıkımlara neden olan bir durum bu. Patolojik kumar bağımlısı olan hastalarımızın ailevi
sorunları ortaya çıktığı gibi bu süreç sıklıkla boşanmayla sonuçlanıyor. Hasta, bağımlılığını
sürdürmek için kaynak yani para ararken, adli suçlara meyilli de artıyor” ifadesini kullandı.
BAĞIMLILIK GENETİK OLABİLİR
Patolojik kumar bağımlılarının işini kaybettiği gibi toplumda giderek yalnızlaştığını kaydeden
Taşdemir, “Hastalarımızın çoğu, bağımlılığın ilk evresinden ziyade bize milyonlarca lira borç
yapmış, boşanmış, ailesi tarafından reddedilmiş ve çıkmaz halde başvuruyor. Bağımlılığın bir
genetik geçiş olduğu da hipotez olarak söyleniyor. Ailede bir başka patolojik kumar veya
madde bağımlısı olan insanların çocuklarında da bağımlılık potansiyeli artıyor” diye konuştu.
İNTERNET KUMARA ULAŞIMI KOLAYLAŞTIRDI
Taşdemir, “Eskiden kumar oynamak kolay bir iş değildi. Kumar oynamak için kumarhanelere
gitmek gerekiyordu. Kumarhaneler denetimli; herkesin girip çıkamadığı, belirli yasal
mevzuatlara bağlanan kontrol altında tutulan yerlerdi. Bunlar, insanların kumara ulaşımını
zorlaştıran etmenlerdi ama internetle birlikte ne yazık ki, bu etmenlerin hiçbir önemi kalmadı.
Türkiye’de yaşayan herhangi biri, bir bahis sitesi üzerinden yurtdışındaki bir internet
sunucusuna bağlanarak, oradaki kumar dünyasına dalıp, istediği kadar oynayabiliyor” dedi.
HER 100 GENÇTEN 6’SI BAĞIMLI ADAYI
Ali Taşdemir, “Türkiye’de yapılan bazı epidemiyolojik çalışmalar, yüzde 0.4 ile yüzde 0.5
arasında bir bağımlılık potansiyeli olduğunu ortaya koyuyor. Yani ortalama bin kişide 4-
5’inin kumar bağımlısı olma riski var. Üniversite öğrencileri arasında bu oranın yüzde bir ile
yüzde 6 arasında değişiyor. Türkiye nüfusuna vurduğunuzda bu çok ciddi bir rakam. Patolojik
kumar bağımlılığı, genç nüfusta daha fazla. Bunun da sorgulanması gerek” uyarısını yaptı.
BAĞIMLILIK YAŞI 14’E KADAR DÜŞTÜ
Taşdemir, açıklamasını da şöyle sürdürdü; “Tüm yaş gruplarını daraltırsak; bu durumun
yüzde bir ile yüzde 6 arasında değişen bir rakama doğru gittiğini görürüz. Yani her 100
gençten 6’sı bu risk altında yani yeni nesilde bağımlılık oranı çok yüksek. Bizim hastanemize
bu konuda başvuran hastalarımızın yaş oranı 14’e kadar düşüyor. Genellikle bunlar, küçük
miktarlarda oynanıyor. Arkadaş gruplarında bir etkinlik; özenti olarak başlıyor.”
HARÇLIKLAR BAĞIMLILIĞA DÖNÜŞÜYOR
Ergenlik döneminde heyecan arama arayışının da bu bağımlılığı tetiklediği yorumunu yapan
Taşdemir, “O maç sonucunu tahmin etmenin verdiği heyecan ve kolay yoldan para kazanıp,
bunun keyfini sürmek de bağımlılığı tetikliyor. Ergenlik dönemlerinde harçlıklar oynanamaya
başlandığını görüyoruz. Hiçbir patolojik kumar bağımlısı, milyonlar basmıyor hemen. İlk
önce küçük miktarlarla oynuyor. Küçük ya da büyük kazanımlar elde etmeniz sağlanarak,
sizin oynama dürtünüz canlı tutulmaya çalışılıyor” yorumunu yaptı.
12-14 YAŞ GRUBU BAĞIMLILIĞA MEYİLLİ
12-14 yaş grubundaki gençlerin, bağımlılığa daha çok meyilli olduğunu belirten Taşdemir,
“Bazı hastalarımız yatılı tedavi görüyor. Bunu neden yapıyoruz? Diğer madde bağımlılığında
olduğu gibi hastalar, kumar oynamayı bıraktıktan sonra psikolojik yoksunluğa giriyor. Çok
uzun zaman hayatlarında haz aldıkları, sürekli kovaladıkları bir durum olduğu için onu
hayatlarından aldığınızda bir boşluk hissi, keyifsizlik, mutsuzluk, yoksunluk hali, para bulma
ve aileyi sıkıştırma gibi arayış içine giriyorlar. Bu yoksunluğu dışarıda atlatmalarındansa;
erişimi kısıtlanmış bir alanda atmaları konusunda onlara yardımcı oluyoruz” dedi.
YATILI TEDAVİ GÖRENLER SAYISI 2 KAT ARTTI
Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin, Adana dahil 15 ilde yaklaşık 20
milyon nüfusa hizmet verdiğini hatırlatan Taşdemir, yatılı tedavi gören hasta sayısının,
özellikle son yıllarda 3 kat arttığını vurguladı. 2011-2014 yılları arasında kumar oynama yaş
aralığı 30-44 arasında değişirken, özellikle 2015’den sonra yaş aralığının 19’a kadar
düştüğüne işaret eden Taşdemir, “2011-2015 yılları arasındaki yaş dağılımına baktığımızda;
küçük yaştaki başvuruların neredeyse hiç olmadığını görürken, özellikle son 5 yılda 25 yaş
altı başvuruların arttığı, hatta 18 yaş altı başvuruların olduğunu görüyoruz” ifadesini kullandı.
15 YILDA 276 KİŞİ TEDAVİ ALTINA ALINDI
Taşdemir, “Yatılı tedavi görenler, özellikle 2022 yılından sonra ortaya çıkıyor. Genellikle
ayakta tedavi programlarıyla tedavi edilen insanların, 2022’den sonra yataklı tedavi ihtiyacı
olduğu ortaya çıkıyor. Bağımlılık kontrolü giderek zorlaştığı gibi evde baş etmeleri, neredeyse
imkansız hale gelmiş. ortada giderek kötüleşen bir tablo söz konusu. 2011’de tedavi gören
sayısı sadece birken, 2014’de 18, 2015’de 21, 2020’de 22, 2021’de 28, 2022’de 31, 2023’de
41, 2024’de 32 ve 2025’de de 39’da ulaştı. Yani 15 yılda 276 kişi tedavi gördü” diye konuştu.
SADECE CEZA DEĞİL, TEDAVİ DE ŞART
Bahiste insanların maddi kazanç değil, bir haz peşinde olduğu yorumunu yapan Taşdemir,
“Kaybetmiş oldukları mutluluğu, boşluğu ya da o hazzı yeniden tatmin etmeye çalışıyorlar.
Kovaladıkları şeyin aslında para olmadığını keyif, haz ya da bunun getirdiği ruhsal ödülün
peşindeler. Türkiye’yi sarsan bahis skandalında sadece tutuklama yeterli değil. Aralarında
gerçekten patolojik kumar bağımlısı olan insanlar olabilir. Onları cezalandırmak yetmiyor. Bu
davranışın altında yatan bir patolojik kumar bağımlılığı varsa bu tedavi edilmeli” dedi.




