Uzmanlar, televizyon, gazete ve özellikle sosyal medyada sıkça karşılaşılan savaş içeriklerinin çocuklarda korku ve kaygı duygularını artırabileceği konusunda aileleri uyarıyor.

Psikolog Fulda Karaçiçek, çocukların bu tür görüntülerden mümkün olduğunca uzak tutulması ve ebeveynlerin bilinçli davranması gerektiğini belirterek önemli tavsiyelerde bulundu.

Adana’da Kahraman İşçi! Yangından Kurtardığı Bebekle Günler Sonra Buluştu
Adana’da Kahraman İşçi! Yangından Kurtardığı Bebekle Günler Sonra Buluştu
İçeriği Görüntüle

Çocuklar Olayları Yetişkinler Gibi Değerlendiremiyor

Psikolog Fulda Karaçiçek, çocukların izledikleri haberleri yetişkinler gibi analiz edemediğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bir haberi izlediklerinde bunun nerede olduğu, kendileri için gerçek bir tehlike oluşturup oluşturmadığı gibi ayrımları yapmakta zorlanabilirler. Özellikle küçük yaş gruplarında 'savaş her yerde olabilir' gibi bir algı gelişebilir. Bu da korku, güvensizlik ve kaygı duygularını artırabilir. Bu nedenle çocukların sürekli olarak savaş görüntülerine maruz kalması onların psikolojik dünyasında kalıcı izler bırakabilir. Savaş görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesi çocuklarda yoğun kaygıya neden olabilir. Patlama sesleri, yaralı insanlar veya ağlayan çocuk görüntüleri oldukça sarsıcıdır. Bu durum bazı çocuklarda uyku problemleri, kabus görme, huzursuzluk, içe kapanma ya da sürekli soru sorma gibi davranış değişikliklerine yol açabilir. Bu nedenle ebeveynlerin, çocukların haber içeriklerine erişimini sınırlaması ve özellikle görüntü ağırlıklı içeriklerden uzak tutması önemlidir.”

Çocukların Soruları Geçiştirilmemeli

Çocukların gördükleri veya duydukları olaylar hakkında merak ettikleri soruları genellikle ailelerine yönelttiğini belirten Karaçiçek, ebeveynlerin bu noktada doğru bir iletişim kurmasının önemli olduğunu vurguladı.

“Bu noktada çocukların sorularını görmezden gelmek ya da 'sen anlamazsın' gibi ifadeler kullanmak doğru değildir. Bunun yerine çocuğun yaşına uygun, sade ve sakin bir dille açıklama yapmak gerekir. Gereğinden fazla ayrıntıya girmeden, güven verici bir yaklaşım sergilemek çocuğun kaygısını azaltır. Çocuğun duygularını ifade etmesine izin vermek ve onu dikkatle dinlemek de bu süreçte oldukça önemlidir. Çocuklar çoğu zaman anne-babalarının duygusal tepkilerini gözlemleyerek kendi duygularını şekillendirirler. Eğer ebeveynler sürekli kaygılı, panik halinde veya umutsuz bir dil kullanıyorsa çocuklar da benzer şekilde kaygı yaşayabilir. Aile içindeki sohbetlerin tamamen savaş ve olumsuz haberler etrafında dönmemesi önemlidir. Çocukların en büyük güvencesi aileleridir. Bu nedenle ebeveynlerin mümkün olduğunca sakin, dengeli ve güven verici bir tutum sergilemesi önemlidir. Belirsizlik dönemlerinde çocuklar için en güven verici unsurlardan biri günlük rutinlerin devam etmesidir. Okula gitmek, oyun oynamak, aileyle birlikte vakit geçirmek gibi alışılmış düzenin korunması çocukların kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olur. Çocukların yaşlarına uygun etkinliklerle meşgul olmaları, oyun oynamaları ve sosyal ilişkilerini sürdürmeleri psikolojik açıdan koruyucu bir etki oluşturur.”

Kaynak: İHA