Barut, İran’a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının mazot fiyatlarını yükselttiğine ve gübrede kriz oluşturduğuna dikkat çekerek, “Tarımsal üretimin en büyük girdilerinden mazot ve gübrede Türkiye’nin çok büyük ölçüde dışa bağımlı olması riski büyütüyor. İthalat odaklı politikalar yerine yerli üretimin desteklenmesi, üretimi ve üreticiyi gözeten bir modelle tarım ve ekonomi politikalarının düzenlenmesi şarttır. Aksi takdirde ulusal gıda egemenliğimiz de büyük riske girecektir” dedi.
Barut, savaş ortamı ve artan jeopolitik gerilimlerin enerji arzındaki belirsizlikleri ve uluslararası ticaret hatlarındaki riskleri artırdığını belirterek, “Enerji ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarında yaşanan kriz, tarımsal üretim açısından da mazot ve gübre maliyetlerini doğrudan etkileyerek küresel krizi büyütüyor. Türkiye’de tarımsal üretim ve çiftçilerimiz zaten uzun süredir ciddi sorunlarla mücadele ediyor” ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilir tarımsal üretim için iktidarı acil adım atmaya çağıran Barut, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çiftçilerin üretimde kalabilmesi için finansman ve piyasa düzenleyici mekanizmaların önemi büyük. Mazottan gübreye temel girdilerde yerli üretimin artırılması veya alternatif yolların planlanması şart. Çiftçi borç faizlerinin silinmesinden yeni yapılandırmaya kadar bir dizi önlem alınmalı. Tarımsal üretimin stratejik olarak ele alınması ve gıda egemenliği ekseninde değerlendirilmesi zorunludur. İktidarı bu gerçekleri görmeye, üretimi ve üreticiyi gözeterek hızlı adımlar atmaya çağırıyoruz.”
Barut, özellikle mazot ve gübredeki dışa bağımlılığın savaş ve küresel krizlerin etkisini daha da büyüttüğünü belirterek, tarım politikalarının planlı, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.




