Barut, riskin ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte daha da arttığını vurgulayarak, “Çiftçimizin yükünü hafifletecek acil destekler sağlanmalı, gıda fiyatlarını kontrol altına almak için temel ürünlerde vergiler düşürülmeli, halkımıza doğrudan destek verilmelidir. Gıda güvenliği, ulusal egemenliğin ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarımı ihmal eden ülkeler, kriz anlarında en büyük bedeli öder. Bu gerçek unutulmadan harekete geçilmelidir” dedi.

Karataş Sahilinde Kaçak Yapılara Gece Operasyonu: Tek Tek Yıkılıyor
Karataş Sahilinde Kaçak Yapılara Gece Operasyonu: Tek Tek Yıkılıyor
İçeriği Görüntüle

Kriz Büyüyor, İktidar Seyrediyor
Barut, İran’a yönelik savaşın yalnızca bölgesel güvenliği değil, Türkiye tarımını, çiftçisini ve vatandaşların sofralarını da tehdit ettiğini ifade etti. “Ülkemiz maalesef uzun süredir derin bir ekonomik ve siyasi kriz içinde. Tarım ve çiftçimiz ise bu ateşin içinde cayır cayır yanıyor. Halkımız da bunun etkilerini iliklerine kadar hissediyor. Ekmek fiyatı 17,5 liraya yükselmiş durumda. Mazot fiyatı 80 liraya dayanmıştır. Gübre fiyatları ton başına 35 bin lirayı aşmıştır. Bu durum çiftçimizin nasıl bir yük altında üretim yapmaya çalıştığını, halkımızın nelerle karşı karşıya olduğunu net olarak gösteriyor” dedi.

Artış Kaçınılmaz, Önlem Şart
Savaş ortamının tarımsal üretim maliyetlerini ve yaşam şartlarını daha da zorlaştırdığını belirten Barut, “Savaş ve gerilim krizi büyürse enerji, mazot ve gübre fiyatları daha da artacak. Zaten ayakta kalmakta zorlanan çiftçimizin üretimden tamamen çekilmesi riski var. Ticaret yollarında yaşanan her sorun, ihracatın daralmasından ürünlerin değerini kaybetmesine kadar birçok sorunu tetikleyecek. Bugün 17,5 liraya ulaşan ekmek fiyatının daha da yükselmesi kaçınılmazdır. Bunun bedelini yine çiftçimiz ve halkımız ödeyecek” ifadelerini kullandı.

Milli Güvenliğin Ayrılmaz Parçası
AKP iktidarının sorunları çözmek yerine yalnızca seyrettiğini söyleyen Barut, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

  • Mazot ve gübre üzerindeki vergi yükü kaldırılmalı,
  • Çiftçilere doğrudan ayni, nakdi ve finansal destek sağlanmalı,
  • Çiftçi borçları faizsiz ertelenmeli,
  • Üretici birlikleri ve kooperatifler güçlendirilmeli,
  • Temel gıda ürünlerinde kamu stokları oluşturulmalı,
  • Alternatif ticaret yolları ve yeni pazarlar geliştirilmeli.

Barut, “Çiftçimizin yükünü hafifletecek acil destekler sağlanmalı, gıda fiyatları kontrol altına alınmalı, dar gelirli vatandaşlara doğrudan destek verilmeli. Gıda güvenliği, ulusal egemenliğin ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarımı ihmal eden ülkeler, kriz anlarında en büyük bedeli öder” diyerek hükümete acil çağrıda bulundu.

Kaynak: BÜLTEN