YIKIM 11 AY SÜRECEK

‘Mersin-Adana-Gaziantep-Osmaniye Yüksek Hızlı Tren Projesi’ kapsamında; Adana’nın önemli bir simgesi olmasının yanında kent içi trafik akışında da kritik bir noktada yer alan Kasım Gülek Köprüsü yıkılacak. 1 Şubat’ta başlayacak olan yıkım çalışmaları, yaklaşık 11 ay sürecek. Vatandaşlar, bölgede yaşanacak trafik yoğunluğu nedeniyle endişeli. İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak ise, önce sorun ve sıkıntılara dikkat çekti; sonra çözüm önerilerini ardı ardına sıraladı.

11 Aylık Çile Haberi2

HAYATİ BİR SİSTEM BU
Kasım Gülek Köprüsü’nün, Adana trafiğinin en önemli bağlantı noktalarından biri olduğuna dikkat çeken Çak, “Kent içi ulaşım altyapısı yalnızca araç ve yaya hareketliliğini sağlayan fiziksel unsurlardan ibaret olmayıp, bir kentin ekonomik, sosyal ve kamusal yaşamının sürekliliğini doğrudan etkileyen hayati bir sistemdir. Özellikle kentlerimizdeki ana arterler, köprüler ve geçiş noktaları; acil durum hizmetlerinden günlük iş akışına, eğitimden sağlığa kadar pek çok temel kamusal faaliyetin omurgasını oluşturmaktadır” dedi.

YÜKSEK RİSK İÇERİYOR

Hıdır Çak, “Bu tür yapıların yenilenmesi ya da yıkım ve yeniden yapım süreçleri sıradan bir inşaat faaliyeti olarak değil, çok yönlü etkileri olan kritik bir mühendislik ve kent yönetimi konusu olarak ele alınmalıdır. Adana kent içi ulaşımında hayati öneme sahip, Kasım Gülek Köprüsü’nün yıkımına yönelik çalışmalar, yalnızca bir yapı sökümü ve yıkımı olarak değil, can güvenliği, ulaşım sürekliliği ve kent yaşamının korunması açısından yüksek risk içeren bir mühendislik süreci olduğu bilinerek sürdürülmeli” ifadesini kullandı.

HANGİ YÖNTEM KULLANILACAK?

Gerekli teknik, idari ve kamusal önlemler alınmadan başlatılacak her türlü yıkım çalışması ve yeniden yapım süreci büyük riskleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Çak, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı; “Yıkım süreci; yöntemi, aşamaları, kullanılacak ekipmanları ve zaman planını içeren onaylı bir yıkım mühendisliği projesine dayanmalıdır. Proje; yapı statiği, kontrollü yıkım senaryoları, olası göçme mekanizmaları ve çevresel riskleri ve etkilerini kapsamalıdır. Parça parça yıkım, aşamalı söküm veya kontrollü patlatma gibi yöntemlerden hangisinin uygulanacağı bilimsel gerekçelerle kamuoyuna açıklanmalı.”

HASAR ANALİZİ YAPILMALI

Çak, “Köprüye bitişik yol platformları, alt geçişler, altyapı hatları ve çevre yapılar ayrıca köprüye yakın tüm binalar için ayrıntılı risk ve hasar analizleri yapılmalı. Titreşim, oturma ve deplasman etkilerinin çevredeki yapılara olası etkileri önceden hesaplanmalı; gerekli izleme sistemleri kurulmalı. Yıkım sürecinin, yeni yapılacak yapı veya geçici çözümlerle nasıl ilişkilendirileceği kamuoyuyla paylaşılmalı. Toz, gürültü ve hava kalitesi açısından çevresel etki önlemleri eksiksiz uygulanmalı” önerisini de gündeme taşıdı.

SİNYALİZASYON DÜZENLENMELİ

Köprünün devre dışı kalacağı süre boyunca oluşacak trafik yükü, ulaşım mühendisliği verileriyle ayrıntılı bir şekilde analiz edilmesi çağırısını yapan, İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, “Pik saatlerde çevre akslarda oluşacak yeni trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla yeni sinyalizasyon düzenlemeleri hızla hayata geçirilmeli. Alternatif güzergahlar önceden belirlenmeli, yönlendirme levhaları kent genelinde net ve anlaşılır biçimde yerleştirilmeli” ifadesini kullandı.

TRAFİK ZATEN ALRM VERİYOR

Adana trafiğinin bugünkü yapısıyla dahi alarm verdiği yorumunu yapan Çak, açıklamasını da şöyle sürdürdü; “Adana trafiği için alternatif güzergahların kapasite yeterliliği hesaplanmalı, planlı yönlendirmelerle kent trafiğinin felç edilmesinin önüne geçilmeli. Toplu taşıma ve acil ulaşım sürekliliği özel olarak güvence altına alınmalıdır. Söz konusu bölgenin hastaneler bölgesine geçiş aksında olması nedeni ile özellikle ambulans, itfaiye ve diğer acil durum araçları için öncelikli geçiş koridorlarına imkan verecek düzenlemeler yapılmalı.”

TOPLU TAŞIMA HATLARI DÜZENLENMELİ

Hıdır Çak, “Barajyolu ve hastaneler bölgesi ile Gazipaşa Bulvarı aksını kullanan, toplu taşıma hatları yeniden düzenlenmeli, otobüs ve minibüs sefer sayıları gözden geçirilmeli. Yıkım alanı, yalnızca sembolik bariyerlerle değil; standartlara uygun güvenlik zonlarıyla çevrilmeli. Şantiye organizasyonu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklere tam uyumlu olmalı. Yaya ve araç trafiği için oluşabilecek her risk senaryosu önceden tanımlanmalı ve önlenmeli” dedi.

ALTERNATİF GÜZERGAHLAR NERESİ?

Yıkım sürecine ilişkin tüm teknik rapor ve uygulama takviminin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurgulayan Çak, “Süreç boyunca ilgili kurumlar tarafından düzenli bilgilendirme yapılmalı, vatandaşların soru ve taleplerine açık bir iletişim hattı oluşturulmalı. Kent halkı, hangi yolların kapalı olacağını, hangi güzergâhların alternatif olarak kullanılacağını, toplu taşıma düzenlemelerinin nasıl olacağı konularında önceden, açık ve sürekli biçimde bilgilendirilmelidir. Bu bilgilendirme yalnızca tabelalarla değil, dijital mecralar ve yerel medya aracılığıyla da yapılmalı” diye konuştu.

AĞIR BİR EKONOMİK MALİYET

Çak, “Meslek odalarının sürece dahil edilmesi bir tercih değil, kamusal bir zorunluluk olmalı. Ayrıca önemle belirtmeliyiz ki, benzer ölçekli kent içi ulaşım projeleri incelendiğinde; uygun proje, inşaattaki ileri teknoloji, doğru ihale yöntemi ve eş zamanlı çalışma organizasyonlarıyla bu tür alt geçit uygulamalarının çok daha kısa sürelerde tamamlanabildiği biliniyor. Kent içi ulaşımı doğrudan etkileyen bir aksın yaklaşık bir yıl süreyle devre dışı bırakılması, teknik gerekçelerle açıklanamayacak kadar ağır bir sosyal ve ekonomik maliyet yaratıyor” dedi.

VALİLİK ALT GEÇİDİNİ HATIRLAYIN

ASKİ Sahada Güç Kazandı: Araç Filosunda Büyük Artış
ASKİ Sahada Güç Kazandı: Araç Filosunda Büyük Artış
İçeriği Görüntüle

Yıkım süresinin 11 ay olarak öngörülmesinin, teknik zorunluluklardan çok planlama, altyapı koordinasyonu ve ulaşım yönetimi eksikliklerini düşündürdüğünü dile getiren Çak, “11 ay boyunca oluşacak zaman kaybının, yakıt tüketiminin ve ekonomik maliyetin hesabı yapıldı mı? Daha geçtiğimiz günlerde Valilik altgeçidinin sadece dört gün boyunca kapatılmasının yarattığı keşmekeşi hatırlatmak isteriz” ifadesini kullandı.

KENT GÜVENLİĞİNİ RİSKE ATAR

İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, “Aksi halde yaşanabilecek olumsuzlukların sorumluluğu, süreci bilimsel ilkelerden uzak biçimde yürüten kurumlara ait olacak. İMO Adana Şubesi olarak uyarıyoruz; plansız, denetimsiz ve mühendislik ilkelerinden uzak her uygulama, kent güvenliğini riske atacaktır. Kasım Gülek Köprüsü yıkımı süreci; bilimsel, şeffaf ve kamu yararını esas alan bir anlayışla yürütülmelidir. Sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz” diyerek, konuşmasını tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi