Kıvanç, sanayicinin rekabet gücünü artıracak politikaların kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurguladı.
ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. OVP’nin Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemde izleyeceği politikalara ilişkin öngörülebilirlik açısından önem taşıdığını belirten Kıvanç, enflasyonla mücadele, fiyat istikrarı ve mali disiplinin sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
“ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK GÜÇLENDİRİLMELİ”
Kıvanç, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın ülkemiz ve ekonomimiz açısından hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemde izleyeceği politikaların ortaya konulması, iş dünyamız açısından öngörülebilirliğin güçlendirilmesi bakımından önem taşıyor. Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve mali disiplinin korunması, sürdürülebilir büyümenin temel şartları arasında yer alıyor. Türkiye ekonomisinde fiyat istikrarının sağlanması, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve mali disiplinin korunmasını, sürdürülebilir büyümenin temel unsurları olarak görüyoruz. Bu hedeflerin kararlılıkla uygulanması, iş dünyamızın yatırım ve üretim kararlarında öngörülebilirliğin güçlenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Sanayimizin üretim kapasitesinin korunması ve rekabet gücünün artırılması öncelikli konularımız arasında yer almalıdır. Özellikle enerji, hammadde ve lojistik başta olmak üzere üretim maliyetlerini artıran unsurların azaltılması, sanayicimizin hem iç hem de dış pazarlardaki rekabetçiliği açısından büyük önem taşıyor”
“DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER ÜRETMELİYİZ”
Küresel ekonomide yaşanan gelişmelere de dikkat çeken Kıvanç, artan korumacılık, ticaret savaşları ve jeopolitik belirsizliklerin üretim ve ihracat politikalarının önemini daha da artırdığını belirtti.
Kıvanç, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Küresel ticarette korumacılığın arttığı, ticaret savaşlarının ve jeopolitik belirsizliklerin küresel ekonomiyi zorladığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir ortamda ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücünü koruyacak politikaların daha da güçlendirilmesini önemli buluyoruz. İhracatçılarımızın mevcut pazarlardaki gücünü koruması ve yeni pazarlara ulaşabilmesi için destek mekanizmalarının geliştirilmesi, yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretimin teşvik edilmesi gerekiyor. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artırmasının yolu, daha fazla üretmek kadar daha yüksek katma değer üretmekten geçiyor. Reel sektörümüzün önemli gündemlerinden biri olan finansmana erişimin kolaylaştırılması da büyük önem taşıyor. Sanayicimizin yatırım yapabilmesi, kapasitesini artırabilmesi ve işletme sermayesi ihtiyacını karşılayabilmesi için uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman imkanlarının güçlendirilmesini bekliyoruz”





