CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın tutukluluk süreçlerinin adalet ve hukukla bağdaşmadığını savundu.

HAKSIZ VE HUKUKSUZ SÜREÇ...
Barut, Tekin ve Aydar’ın “siyasi tutsak” olarak cezaevinde tutulduğunu savundu ve yürütülen yargı sürecinin “haksız ve hukuksuz” olduğunu söyledi. Tutuklamanın istisnai bir tedbir olması gerektiğini vurgulayan Barut, yargılamaların esas olarak tutuksuz şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

HALK CEZALANDIRILIYOR
Tutuksuz yargılamanın hem bireysel hak ve özgürlüklerin korunması hem de hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu ifade eden Barut, seçilmişlerin tutuklanmasının yalnızca ilgili kişileri değil, temsil ettikleri halkı cezalandırmak olduğunu ileri sürdü. Barut, yargı sürecinin şeffaf, adil ve tarafsız biçimde yürütülmesi çağrısı yaptı.
KAÇMA ŞÜPHESİ YOK...
Barut, ‘ ‘ Sandıkta tescillenen halk iradesi, hukuksuzlukla gasp edilemez. Yargı sürecinin şeffaf, adil ve tarafsız şekilde yürütülmesi gerektiğine inanıyor; kaçma şüphesi bulunmayan, delillerin büyük ölçüde toplandığı bu tür durumlarda tutuksuz yargılama yolunun tercih edilmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu dile getiriyoruz!’’ dedi.
FİKİR BEYAN EDEN CEZAEVİNE...
Son günlerde gazetecilere yönelik baskılara da tepki gösteren Barut, ‘‘Açık gerçek şu ki; ülkemiz demokrasiden temel hak ve özgürlüklere kadar her alanda AKP karanlığı ile yaşanmaz hale gelmektedir. Bunun en net göstergelerinden biri yaşanan ekonomik ve siyasi kriz, haksız ve hukuksuz operasyonlar, gazeteciler ve fikir beyan eden herkesin cezaevine atılmasıdır’’ diye konuştu.
GAZETECİLERE YAPILANLAR ENDİŞE VERİCİDİR
Gazetecilere yönelik artan gözaltı ve tutuklama uygulamalarının demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri açısından derin bir endişe kaynağı olduğunu söyleyen CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, ‘’Basın özgürlüğü, demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurlarından biridir. Gazetecilerin görevleri; kamuoyunu bilgilendirmek, gerçeği ortaya çıkarmak ve halk adına denetim görevini yerine getirmektir. Bu görevlerin baskı, tehdit ve yargı yoluyla engellenmeye çalışılması kabul edilemez’’ ifadesine yer verdi.
Gazetecilerin yaptıkları haberler, yazdıkları yazılar ya da ifade ettikleri görüşler nedeniyle gözaltına alınmaları ve tutuklanmalarının yalnızca basın mensuplarına değil, doğrudan doğruya halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahale olduğuna dikkat çeken Barut, şöyle devam etti:
GERİ ADIM ATMAYIZ
‘’ Halkın haber alma hakkının engellenmesine, bu baskı ve tehditlere boyun eğmeyiz, milim geri adım atmayız. Özgür basın susturulamaz. Basın ve ifade özgürlüğü, hiçbir koşulda askıya alınamaz. Gazetecilerin işlerini özgürce yapabildiği, eleştirel düşüncenin suç sayılmadığı bir Türkiye mümkündür ve bu, demokrasinin gereğidir. Bunu biz sağlayacağız! Şimdi iktidara düşen görev bellidir. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama uygulamalarına son verilmeli, ifade ve basın özgürlüğü üzerindeki tüm baskılar kaldırılmalıdır. ‘’
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın göreve iade edilmemesine de tepki gösteren Barut şu ifadelere yer verdi:
‘’Sandıkları adeta patlatarak rekor oylarla seçilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’ın haksız ve hukuksuz tutukluluğunun ardından 8 ay sonra tahliye edilmiş olmasına rağmen halen görevine iade edilmemesi kabul edilemez. Halk iradesi ve demokrasi açısından Adanalılar'ın oylarıyla seçilmiş, halkın gönlünde taht kurmuş bir belediye başkanı olan Zeydan Karalar üzerinden baskı, sindirme ve yok etme anlayışının son bulmasını istiyoruz. Seçilmiş bir başkanın siyasi tutsak olarak zindanlara atılması zaten başlı başına büyük bir sorun iken hala görevden uzak tutulması akıl alır gibi değildir. Uzun süre siyasi tutsak olarak zindanda kalmış ve sonunda tahliye edilmiş bir belediye başkanının görevine iade edilmemesi, hukuki, idari ve demokratik açıdan kabul edilemez. Zaten ortada bir suç yokken, üstüne siyasallaşan yargı eliyle halk iradesine darbe vurulurken, Başkanımız Zeydan Karalar'ın göreve dönüşünü engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı da yoktur. Tüm bu nedenlerle Başkanımız Zeydan Karalar’ın görevine derhal iade edilmesi gerekmektedir. Bilinmelidir ki, bu sadece bir kişi meselesi değil, doğrudan doğruya Adana halkının iradesine, demokrasimize, hukuka ve adalete olan saygı konusudur. Defalarca sandıkta tecelli eden halk iradesine darbe vurulmasına ve hakkın teslim edilmemesine kayıtsız kalamayız. Buradan açık çağrımızı yineliyoruz; Adana halkının seçtiği belediye başkanının görevine iadesi gecikmeksizin sağlanmalıdır. İstanbul'dan Bursa'ya haksızlık ve hukuksuzluklara karşı, demokrasi ve Cumhuriyetimize sahip çıkmaya, halk iradesini savunmaya ve bu sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğimizi tekrarlıyoruz. ‘’





