Kısacık, yaşananların yalnızca bir doğa olayı olmadığını belirterek, felaketin yıllardır süren ihmal ve yanlış planlamaların sonucu olduğunu vurguladı.

Sel felaketinin siyasi tartışmalara konu edilmesine tepki gösteren Kısacık, “Olan su baskınına maruz kalan 1257 iş yeri ve haneye, araçları sular altında kalan, eşyaları kullanılamaz hale gelen vatandaşlarımıza oldu”, dedi.

Adana’da Kan Donduran Cinayet: Eşini Öldürdü, Başında Gözyaşı Döktü
Adana’da Kan Donduran Cinayet: Eşini Öldürdü, Başında Gözyaşı Döktü
İçeriği Görüntüle

“Sel Felaketi Siyasi Polemik Malzemesi Yapıldı”

Basın toplantısında, selin ardından iktidar ve yerel yönetim temsilcilerinin karşılıklı suçlamalarına dikkat çeken Kısacık, “Bu şehirde sel afeti ilk kez yaşanmıyor; ancak ders alındığına dair tek bir sorumluluk açıklaması da görmüyoruz” ifadelerini kullandı. Siyasi tartışmaların bedelini vatandaşların ödediğini dile getiren Kısacık, sel felaketinin çözüm üretmek yerine bir polemik aracına dönüştürüldüğünü belirterek tüm yetkilileri kalıcı çözümler için birlikte hareket etmeye çağırdı.

“Ciddi Bir Planlama Hatası ve Adaletsizlik Var”

Sadullah Kısacık, taşkınla mücadelede merkezi yönetimin uygulamalarını da eleştirerek, AFAD bünyesindeki 111 iş makinesinin tamamının Karadeniz Bölgesi’ndeki 14 ile yönlendirilmesini ciddi bir planlama hatası ve adaletsizlik olarak değerlendirdi. Sel ve taşkın riski yüksek olan Adana’ya tek bir iş makinesinin dahi gönderilmediğini belirten Kısacık, şunları söyledi:

“Böyle bir planlamanın yanlış olduğunu TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gündeme getirmiştik ayrıca Adana ve Mersin’de sel ve taşkın önleme çalışmalarına acil ihtiyaç olduğunu özellikle vurgulamıştık. Elimizdeki verilere göre Adana ve Akdeniz sahil kuşağındaki diğer illerimiz de sel ve taşkın afeti açısından riskli bölgedir. Veriler ortadayken, ilgili bakanlıklar hangi kriterlere dayanarak sadece tek bir bölgeye ıslah çalışmaları için iş makinelerinin tamamını göndermiştir? Nüfusu 4 milyonu geçen Adana ve Mersin’de dere ıslahı acil ihtiyaçken, her iki ilimize tek bir iş makinesinin gönderilmemesi adaletsizliktir.”

Kısacık, İçişleri ile Tarım ve Orman Bakanlıklarına çağrıda bulunarak, taşkınla mücadelenin bölgesel değil; risk ve nüfus esaslı, adil bir planlamayla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

“Adana Bu Sahipsizliği Hak Etmiyor”

Sel felaketinin Adana’daki etkilerini rakamlarla değerlendiren Kısacık, afet sürecinde kentin sahipsiz bırakıldığını savundu. “Sel felaketi sonrasında seçim bölgem Adana’da 1257 su baskını vakası gerçekleşti. 733 su baskını vakasıyla da Yüreğir ilçemiz en çok hasara maruz kalan yerleşim yeri oldu. Yüreğir ilçemizde, Sarıçam Deresi başta olmak üzere, ıslah çalışması yapılması gereken irili ufaklı birçok dere bulunuyor” diyen Kısacık, Yüreğir’in 425 bin nüfusuyla birçok Karadeniz ilinden daha kalabalık olduğunu hatırlattı.

Kısacık, “Her sel felaketinde en büyük bedel ödeyen Yüreğir’de 1 tane iş makinesi gönderilmiyor. Adana bu sahipsizliği hak etmiyor” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

Kaynak: BÜLTEN