Adana'daki muhtar dernekleri ile Türkiye genelindeki binlerce muhtarın beklentilerini dile getiren Sümer, mevcut yasal düzenlemenin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediğini söyledi.
Muhtarların yerel demokrasinin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Sümer, Muhtarlık Kanunu'nun gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Yaklaşık 50 bin 513 muhtarın gözünün Meclis'te olduğunu ifade eden Sümer, muhtarlık kurumunun kaldırılması değil, daha güçlü bir yapıya kavuşturulması gerektiğine dikkat çekti.
"Eleştirilerin Hedefi Muhtarlar Değil, Yüz Yıllık Mevzuat"
Vatandaşlar tarafından zaman zaman dile getirilen "Muhtar ne işe yarar?" eleştirilerinin muhtarları değil, mevcut yasal düzenlemeyi hedef aldığını belirten Orhan Sümer, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Adana'da muhtar dernekleri ve üyeleri başta olmak üzere demokrasimizin temel taşı olan binlerce muhtarımız, uzun süredir ertelenen Muhtarlık Kanunu'nun bir an önce yasalaşmasını bekliyor. Yüz yıllık mevcut mevzuat; günümüz şehir, mahalle ve köy ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Vatandaşlarımızın eleştirileri muhtarlarımıza değil, güncelliğini yitirmiş bu yasal çerçeveyedir."
Muhtarların Yetkileri ve Özlük Hakları Gündemde
Sümer, yıllardır gündeme gelen ancak bir türlü yasalaşmayan Muhtarlık Kanunu'nun artık sonuçlandırılması gerektiğini belirterek, muhtarların özlük hakları ve görev tanımlarına ilişkin düzenlemelerin de netleştirilmesi çağrısında bulundu.
Konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Yıllardır 'Meclise geliyor' denilen kanun; yeşil pasaport gibi özlük hakları ne yazık ki hâlâ somutlaştırılamadı. Yaklaşık 50 bin 513 muhtarımızı ilgilendiren bu süreç, onların görüşü alınmadan yürütülemez. Mahalleyi ve sorunlarını en iyi bilen muhtarlarımızın yetkilerinin netleştirilmesi ve yerel yönetim sistemine etkin şekilde dâhil edilmeleri artık bir zorunluluktur. Muhtarlarımız artık açıklama değil, sonuç istiyorlar. Muhtarlık Kanunu, muhtarların da katılımıyla derhal yasalaştırılmalıdır."
Sümer, yapılacak düzenlemelerin hazırlanma sürecinde muhtarların görüşlerinin alınmasının önemine dikkat çekerek, yerel yönetim sisteminin daha etkin işlemesi için yasal düzenlemenin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.




