Sendika, yönetmelikte yer alan düzenlemelerin eğitim kurumlarında eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek 8 ayrı başlıkta dava yoluna gitti.
Konuya ilişkin açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, dava dilekçesinin, yönetmeliğin 30 Ocak 2026 tarihli ve 33153 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan hükümleri esas alınarak hazırlandığını ifade etti. Sarıgeçili, yönetmelikte yer alan bazı düzenlemelerin eğitim camiasında ciddi hak kayıplarına neden olabileceğini vurguladı.
Açıklamada, dava konusu edilen başlıklar arasında rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM), BİLSEM ve özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlere yönelik düzenlemelerin yanı sıra anaokulları ve diğer yönetici görevlendirme süreçlerine ilişkin hükümler bulunduğu belirtildi. Sarıgeçili, “Dava konusu ettiğimiz başlıklar arasında, eğitim kurumlarına müdür görevlendirme süreçlerinde eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açabilecek düzenlemeler yer alıyor. Bu kapsamda, rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) için özel eğitim alan öğretmenlerine müdür olarak görevlendirmelerde hak tanınmaması, anaokullarına normu bulunmayan branşlardan okul yöneticisi atanabilmesi ile yeterli aday bulunamaması halinde diğer alan öğretmenleri arasından yapılacak görevlendirmelerde BİLSEM, RAM ve özel eğitim kurumlarının kapsam dışı bırakılması dava edilen hükümler arasında bulunuyor” dedi.
Yönetici yetiştirme süreçlerine ilişkin düzenlemelerin de dava kapsamına alındığını belirten Sarıgeçili, “Yönetici yetiştirme programının üçe ayrılması (temel eğitim, ortaöğretim ve özel eğitim) ile program türlerinden sadece birisine katılma hakkı verilmesine yönelik hükümler de hukuka aykırı” diye konuştu.
Sendika yöneticilerinin aylıksız izne ayrılmaları halinde yöneticilik görevlerinin sona ermesine yönelik düzenlemelerin de dava konusu yapıldığını aktaran Sarıgeçili, bu uygulamanın yöneticiler açısından ciddi hak kayıplarına yol açacağını dile getirdi. Sarıgeçili ayrıca, yöneticilik görevi sona eren, birleştirilen, kapatılan ya da norm kadro fazlası durumuna düşen okul yöneticilerinin ilçe grupları içinde öğretmen olarak atanmasına ilişkin düzenlemeler ile norm kadro fazlası yöneticilerin kalan yöneticilik sürelerini başka bir eğitim kurumunda tamamlama haklarının kaldırılmasının da dava edilen hususlar arasında yer aldığını ifade etti.
Dava dilekçesinin Danıştay’a sunulduğunu belirten Mustafa Sarıgeçili, “Eğitim kurumları yönetimine ilişkin düzenlemelerde adalet ve liyakat esas alınmalı; aksine düzenlemeler öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz açısından telafisi zor mağduriyetlere yol açar. Bu nedenle Danıştay’a başvurduk; süreci sonuna kadar takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.




