Açıklamada, son dönemde görülen deprem davalarında kamuda görev yapan, denetim
mekanizmalarında yer alan veya serbest çalışan mimarların, mesleki görev ve yetki sınırları
dışında kalan teknik konular nedeniyle cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakıldığının
endişeyle gözlemlendiği belirtilerek, bu yaklaşımın teknik hukuk ilkeleri bakımından kabul
edilemez olduğu ifade edildi.
Mimarlar Odası Adana Şubesi, yargılamalarda öncelikle kanunların geriye yürümezliği
ilkesinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, 1992-1997 yıllarında ruhsatlandırılan
iş ve işlemlerin, daha sonra yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin 2018 tarihli hükümlerine göre değerlendirilmesinin
(örneğin beton ve demir numunelerinin alınması ve testlerinin yaptırılması gibi) hukuka aykırı
olacağı belirtilerek, her olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre
incelenmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, cezai sorumluluğun şahsiliği ve kusur ilkesi üzerinde de duruldu.
Mimarlık hizmetinin mimari proje ve mekânsal tasarım ile sınırlı olduğu, taşıyıcı sistem
hesapları, beton ve donatı detayları gibi statik güvenliğe ilişkin teknik konuların ise ilgili
mühendislik disiplinlerinin görev ve sorumluluk alanına girdiği hatırlatılılan açıklamada bu
nedenle mimarların yetki ve sorumluluk alanları dışında kalan teknik eksiklikler nedeniyle
cezai sorumluluk altına sokulmasının, kusur ilkesi ve illiyet bağı kurallarıyla bağdaşmadığı
vurgulandı.
Şube yönetimi, masumiyet karinesinin de yargılama sürecinin temel güvencelerinden biri
olduğuna işaret ederek, kamuoyu baskısı veya emsal oluşturma amacıyla teknik uzmanlık
alanı dışında kalan meslek mensuplarına yöneltilen dayanaksız suçlamaların hukuk devleti
ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti.
Açıklamanın sonunda, deprem yargılamalarında adaletin sağlanabilmesi için fail ile meydana
gelen sonuç arasında hukuken geçerli bir illiyet bağının kurulmasının zorunlu olduğu ifade
edilirken, her meslek grubunun yalnızca kendi görev, yetki ve yürürlükteki mevzuat
çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Bu bağlamda bilirkişi heyetlerinde mimar
üyelerin eksikliğinin raporlarda hatalı değerlendirmelere neden olabildiği vurgulandı.
TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi, deprem davalarının hukukun genel ilkelerine,
geçmişe yürümezlik ilkesine, masumiyet karinesine ve bilimsel verilere uygun şekilde
yürütülmesinin takipçisi olacaklarını, üyelerinin mesleki haklarını ve hukuki güvenliğini
savunmayı sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.
Genel
Adana
Adana
Mimarlar Odası Adana Şubesi: “Deprem Yargılamaları Dönemin Mevzuatına Ve Bilimsel Esaslara Göre Yapılmalıdır”
TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi, deprem davalarına ilişkin yaptığı basın açıklamasında, gerçek sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin toplumsal adaletin gereği olduğunu vurgularken, yargılamaların evrensel hukuk ilkeleri, yürürlükteki mevzuat ve bilimsel esaslar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
Trend Haberler
CHP'de Adana'da Peş Peşe İstifalar
Çukurova, Ceyhan Yeni Parti’de Seyhan Ve Yüreğir CHP’de Kaldı
Adana'da Kan Donduran Cinayet! 7 Yaşındaki Kızının Yanında Uykusunda Öldürüldü
İŞKAD’dan Kadın Girişimcilere Ödül Çağrısı
Adana Kararını Verdi
Adana'da Kapya Biber Hasadı Başladı!
Adana’da Dondurmacıya Kurşun Yağdı: 29 Yaşındaki Yusuf Erdem Yaşamını Yitirdi
Adana'da 12 Katlı Binada Korkutan Yangın!
Yüreğir'de Silahlar Konuştu!
Adana'da Kan Donduran Cinayet!





